CPT: İmralı’da düzenli görüşme olmalı

5 Ağustos 2020 Çarşamba - 21:42

  • Avrupa Konseyi’ne bağlı İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), 2019’da İmralı Adası’na yaptığı ziyaretle ilgili hazırladığı raporu paylaştı. İmralı’daki tecride dikkat çekip düzenli bir görüşme sisteminin gerekliliğini vurguladı, ağır müebbet hapis cezası rejiminin de revize edilmesini istedi.

CPT, 2019’da İmralı Cezaevi’ne yaptığı ziyarete ilişkin açıkladığı raporda, İmralı sisteminin tamamen gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Avrupa Konseyi’ne bağlı İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), 2019’da İmralı Adası’na yaptığı sonrası hazırladığı raporu paylaştı. CPT, yaptıkları ziyarette İmralı Cezaevi’nde bulunan tüm isimlerle görüştüklerini belirtti. 

Raporun, İmralı Cezaevi ile ilgili bölümü şöyle: ”Önceki ziyaretlerde olduğu gibi, tutsaklara cezaevi görevlileri tarafından kötü muamele yapıldığına dair heyete hiçbir iddia gelmedi. Ayrıca, sağlık hizmetleri ve maddi gözaltı koşulları genel olarak tatmin edici, ancak CPT’nin 2016 ziyaretinden bu yana mahkumların tabi tutulduğu rejim ile ilgili durum hiç iyileşmemişti.

Çoğu zaman hücre hapsi

Hala haftada 6 saat toplu ve haftada üç saat daha çift olarak bir araya gelmelerine izin veriliyor ve günlük açık hava egzersizi sırasında bir araya gelmeleri yasak kalmaya devam ediyordu. Sonuç olarak, tüm mahkumlar çoğu zaman hücre hapsinde tutulmaya devam ediyordu (Yani hafta sonları günde 24 saat olmak üzere 168 saatten 159’u).  Komite’nin görüşüne göre, böyle bir durum kabul edilemez. CPT, Türk makamlarını, İmralı Cezaevi’ndeki tüm tutsakların günlük açık hava egzersizlerinde ve diğer hücre dışı faaliyetler sırasında bir araya gelmelerine izin verilmesini güvenceye alan tedbirleri gecikmeden almaya çağırıyor. 

Ağır müebbet, tamamen kusurlu

Komite, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan kişilerin tutukluluk rejiminin temelde kusurlu olduğunu yineler. Türk makamlarından, Türk cezaevlerinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan tutsaklara uygulanan tutukluluk rejiminin tamamen revize edilmesini bir kez daha talep eder.

Dış dünya ile temas konusu

Buradaki tutsakların dış dünya ile temas konusu, Temmuz 2011’den bu yana hiçbir avukat izni verilmediği ve pratikte Ekim 2014’ten beri hiçbir aile ziyaretine izin verilmediği göz önüne alındığında, CPT ile Türk makamları arasında uzun süredir devam eden yoğun bir diyalog konusu olmuştu. Bu durum, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından, dış dünyayla temaslarda (yazışma dahil) tüm mahkumlara tam bir yasak getirilmesi gerçeğiyle daha da kötüleşti. Bu da gizli bir tutukluluk biçimi ile sonuçlandı. CPT tarafından Türk makamlarıyla diyalogunda defalarca vurgulandığı gibi, böyle bir durum kabul edilemez ve çeşitli ilgili uluslararası insan hakları enstrümanları ve normlarına açıkça aykırıdır.

Ziyaretler için sürdürülebilir sistem

CPT, OHAL’in kaldırılmasının ardından (Temmuz 2018’de) tüm mahkumların avukatları ve aile üyeleri tarafından ziyaret edilmesinin reddedilmeye devam etmesinden büyük endişe duyuyor. Bununla birlikte Komite, 2019 ziyaretinden kısa bir süre önce avukatların ziyaretlerine ilişkin adli yasağın kaldırılması ve Abdullah Öcalan’ın Temmuz 2011’den bu yana avukatları ile ilk görüşmesini gerçekleştirmesini memnuniyetle karşıladı. Ancak, o zamandan beri avukatlar tarafından gönderilen tüm ziyaret talepleri geri çevrildi. Aile ziyaretleri ile ilgili olarak, durum Mayıs 2019 ziyaretinden bu yana hafifçe iyileşti; aile ziyaretlerini yasaklayan disiplin cezalarının varlığına rağmen Haziran ve Ağustos 2019’da tüm mahkumlar aile üyelerinden ziyaret alabildi.

Komite, mahpusların dış dünyayla temas kurma haklarının kullanılmasına bazı kısıtlamalar getirilmesinin geçerli güvenlik gerekçeleri olabileceğini kabul ediyor. Ancak, bu tür güvenlik hususları ile ilgili mahkumların temel insan hakları arasında bir denge kurulmalıdır. Mayıs 2019 ziyaretinden bu yana Türk makamlarınca alınan önlemler doğru yönde atılmış önemli bir adımdır. Bununla birlikte, durumu kabul edilebilir kılmak için çok daha fazlasının yapılması gerekiyor. Daha spesifik olarak, aile üyeleri ve avukatların ziyaretlerine ilişkin sürdürülebilir bir sistem İmralı Cezaevi’ndeki tüm tutsaklar için geliştirilmeli.”

Kaygı verici şikayetler

 CPT raporunda, Ankara, İstanbul, Diyarbakır ve Urfa cezaevlerine yapılan ziyaretlerdeki tespitlere de yer verildi. Cezaevlerinin kalabalık olduğu, tutsakların yatacak yerinin olmadığı, havalandırma kısıtlılığı ve doktor muayenelerinin jandarma eşliğinde yapıldığı belirtilen raporda, cezaevlerinin CPT standartlarına uygun olmadığı kaydedildi. 

CPT, cezaevlerinde darp ve kötü muameleye de dikkat çekti. Raporda, 2017’de yapılan teftişte tespit edilen, jandarma ve gardiyanların tutsakları darp etmesi, ters kelepçe uygulaması ve hastane sevklerinde araç içerisinde işkence uygulamalarında bir değişiklik olmadığı vurgulandı.

CPT, “İşkenceye sıfır tolerans” sloganıyla hareket eden bir hükümet için kaygı verici düzeyde şikayet aldıklarını kaydetti.  STRASBOURG

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.