- ABD'de ara seçimlerde Demokratlar, Cumhuriyetçiler karşısında hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da kazandı. Michigan, Teksas, Iowa, Kansas, Kuzey Carolina, Güney Carolina ve Ohio artık Demokratlarda.
-
Trump, yenilgide İran Savaşı’nın da rol oynadığını kabul etti ve ekledi: “Pusulada olsaydım kazanırdık.” Uzmanlar ise Demokratların Trump’a karşı birleştiğine dikkat çekiyor.
ABD’de 3 Kasım ara seçimleri, Başkan Donald Trump ve Cumhuriyetçiler için ağır bir darbeye dönüştü, Trump Kongre'yi kaybetti. Demokratlar, Teksas, Iowa, Kansas ve Güney Carolina’daki tarihi zaferlerle Senato’da 54 sandalyeye ulaşarak çoğunluğu ele geçirdi.
Demokratlar, Senato’da çoğunluk için gereken 54 sandalyeye ulaştı. Böylece Trump’ın ikinci başkanlık döneminin kalan iki yılında Kongre’deki siyasi dengeleri değiştirecek önemli bir sonuç ortaya çıktı. Demokratların zaferinde özellikle Cumhuriyetçilerin uzun yıllardır kontrol ettiği eyaletlerde elde edilen sonuçlar belirleyici oldu. Teksas, Iowa, Delaware, Kansas, Güney Carolina, Kuzey Carolina ve Ohio’da Demokrat adaylar Senato yarışlarını kazanırken partinin Temsilciler Meclisi’ndeki sandalye sayısı da arttı.
Seçimlerden önce Cumhuriyetçilerin Senato’da 53, Demokratların ve onlarla birlikte hareket eden bağımsızların ise 47 sandalyesi bulunuyordu. Demokratlar, Cumhuriyetçilerin elindeki sandalyeleri kazanarak bu üstünlüğü tersine çevirdi. Ayrıca Trump’ın 2024 başkanlık seçimlerinde kazandığı eyaletlerde Demokrat adayların başarılı olması, seçim gecesinin en dikkat çekici gelişmelerinden biri oldu.
Teksas’ta valilik de Demokratlara geçti
Seçimlerin en önemli sonuçlarından biri Teksas’tan geldi. Demokrat James Talarico, Cumhuriyetçi Ken Paxton’ı yenerek 1988’den bu yana eyalette Senato seçimi kazanan ilk Demokrat oldu. Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu Teksas’ta yaklaşık 40 yıl sonra gelen bu sonuç, Demokratların seçim gecesindeki en büyük başarılarından biri. Talarico, kampanyasında Trump’ın gümrük vergilerine, hayat pahalılığına ve İran savaşının ekonomik sonuçlarına odaklanmıştı.
Demokratların seçim gecesindeki başarısı yalnızca Kongre yarışlarıyla sınırlı kalmadı. Eyalet valiliği seçimlerinde de Cumhuriyetçilerin uzun süredir kontrol ettiği bölgelerde önemli değişiklikler yaşandı. Teksas’ta Demokrat Gina Hinojosa, üçüncü dönemi için yarışan Cumhuriyetçi Vali Greg Abbott’ı yenerek eyaletin yeni valisi seçildi. Hinojosa, 1990’dan bu yana Teksas Valiliği’ni kazanan ilk Demokrat olurken eyaletin ilk Latin kökenli kadın valisi olarak da tarihe geçti.
Iowa ve Kansas’ta ilkler
Iowa’da Demokrat Josh Turek, Cumhuriyetçi Ashley Hinson’ı yenerek Senato’ya seçildi. Eyalet milletvekili ve paralimpik sporcu olan Turek, 2008’den bu yana Iowa’da Senato seçimi kazanan ilk Demokrat oldu. Iowa’da ayrıca Demokrat Amy Acton, Trump’ın desteklediği Cumhuriyetçi Vivek Ramaswamy’yi yenerek valilik yarışını kazandı.
Kansas’ta Metodist din adamı Adam Hamilton, Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall’ı mağlup ederek yaklaşık 100 yıl sonra eyalette Senato seçimi kazanan ilk Demokrat olarak tarihe geçti. Güney Carolina’da ise çocuk doktoru Demokrat Annie Andrews, eyaletin 1998’den bu yana seçtiği ilk Demokrat senatör oldu.
Temmuz ayında Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın hayatını kaybetmesinin ardından yerine atanan kız kardeşi Darline Graham, Trump’ın desteğiyle seçime girmişti. Andrews, Graham’ı yenerek 1998’den bu yana eyaletten Senato’ya seçilen ilk Demokrat oldu.
Kuzey Carolina’da eski Demokrat Vali Roy Cooper, Cumhuriyetçi Michael Whatley’i mağlup etti. Ohio’da ise 2024 seçimlerinde koltuğunu kaybeden Demokrat Sherrod Brown, Cumhuriyetçi Jon Husted’ı yenerek yeniden Senato’ya döndü.
Öte yandan seçimlerin dikkat çeken sonuçlarından biri Michigan'dan geldi. Demokrat Parti'nin ilerici kanadından Abdul El-Sayed, Cumhuriyetçi rakibi, eski FBI ajanı ve eski Kongre üyesi Mike Rogers'ı mağlup ederek eyaletin yeni senatörü oldu. 41 yaşındaki El-Sayed, ABD'de Senato’ya seçilen ilk Müslüman oldu.
Temsilciler Meclisi’nde zaferler
Demokratlar, 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi’nde de Cumhuriyetçilerin elindeki bazı seçim bölgelerini kazandı. Pennsylvania’nın 10. seçim bölgesinde Demokrat Janelle Stelson, dört dönemdir görev yapan Cumhuriyetçi Scott Perry’yi mağlup etti. Aynı eyaletin 8. seçim bölgesinde ise Demokrat Paige Cognetti, görevdeki Cumhuriyetçi Rob Bresnahan’ı yenerek sandalyeyi Demokratlara kazandırdı. Bresnahan, söz konusu bölgeyi 2024 seçimlerinde Cumhuriyetçilere kazandırmıştı. Demokratlar, haberi yayına hazırladığımız sırada Temsilciler Meclisi’nde en az beş Cumhuriyetçi sandalyeyi kazanırken bunların üçü Pennsylvania’da bulunuyordu.
Sosyalistlerin başarısı
ABD ara seçimlerinde sosyalist hareket, özellikle Demokratik Sosyalistler (DSA), önemli bir seçim başarısı elde etti. En dikkat çekici gelişme sosyalist adayların Demokrat Parti içindeki etkilerini artırarak Kongre'de daha geniş bir temsil alanı kazanması oldu. 4 Kasım itibarıyla açıklanan sonuçlara göre en az beş Demokratik Sosyalist aday Temsilciler Meclisi'ne seçildi.
Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA), sanal medya hesabından, "İşçiler daha fazlasını hak ediyor ve hepimizin onur ve umut içinde yaşadığı bir gerçeklik sandığımızdan daha yakın. Ancak iş henüz bitmedi. Yarın, işçi sınıfı için örgütlenmeye, mücadele etmeye ve kazanmaya devam edeceğiz!” paylaşımını yaptı.
Resmi olmayan sonuçlar
Mevcut durumda ortaya çıkan tablo şöyle: Temsilciler Meclisi: Demokratlar 228 sandalye, Cumhuriyetçiler ise 139 sandalye kazandı. Senato: Demokratlar 54, Cumhuriyetçiler 44 sandalye kazandı. Eyalet valileri: Şu ana kadar 25 Demokrat ve 20 Cumhuriyetçi vali seçildi.
Trump: Ben aday olsam kazanırdık
Ara seçimlerde darbe alan ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhuriyetçilerin kayıplarını kendisinin aday olmamasına bağladı, “Oy pusulasında ben yoktum, olsaydım ezici bir zafer kazanırdık” dedi.
New York Times gazetesine verdiği röportajda ise partisinin yaşadığı kayıpları işaret ederek, "Bu sonuçları kesinlikle kabul etmeye hazırım" diyerek karşı partiyle çalışmaya hazır olduğunu belirtti. "Onlarla birlikte çalışmayı bekliyoruz. Muhtemelen bir uzlaşma yolu buluruz" dedi.
Trump, İran savaşının seçim sonuçlarında etkili olduğunu kabul etti. The Wall Street Journal'a (WSJ) telefonla konuşan Trump, savaşın Cumhuriyetçilerin performansına etkisi sorulduğunda, “İran bunun bir parçasıydı” dedi. Ancak savaştan pişmanlık duymadığını söyledi ve ekledi: “Doğru olanı yaptım. Yine yapardım.” Trump, seçimlerdeki en büyük siyasi sorunun savaşın kendisinden çok yükselen petrol fiyatları olduğunu savundu
Demokratlar Trump’a karşı birleşti
Washington’daki Dış İlişkiler Konseyi’nde araştırmacı olan Michael Werz, Tagesschau’ya seçimlere ilişkin yaptığı değerlendirmelerde özellikle Demokrat Parti’nin heterojen yapısına dikkat çekti. Demokratların Trump’a karşı birleştiğini vurgulayan Werz, “Demokratları bundan sonra ne bekliyor?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Hükümete, aşırı yolsuzluğa ve adalet, ordu, İç Güvenlik Bakanlığı ile yönetimin diğer alanlarında yasa dışı eylem olarak algılanan durumlara karşı sert bir tutum sergilenecek. Öte yandan, Demokratlar, Temsilciler Meclisi ve Senato’daki çoğunluklarıyla sembolik olarak yasalar kabul edebilirler ama ABD’de başkanın veto hakkı vardır. Yüksek kamu borcu nedeniyle bir kez daha borç tavanına yaklaşıyoruz. Anayasa ile belirlenen bu borç tavanını yükseltmek için Temsilciler Meclisi’nin onayı gerekiyor. Bu durum 2027’nin Nisan veya Mayıs aylarında Temsilciler Meclisi için çok önemli bir güç aracı haline gelebilir.”
Cumhuriyetçiler otoriterleşti
Cumhuriyetçilerin, Trump'tan uzaklaşıp uzaklaşmayacağı en çok merak edilen konulardan biri. Michael Werz, bu konuyu şu sözlerle ele aldı: “Parti, demokratik standartları, geleneksel muhafazakârlığı ve anayasal olarak güvence altına alınmış denetim işlevlerini yerine getirmek yerine, daha çok otoriter bir kült haline dönüştü. Adaylar, 2028 başkanlık seçimleri için beklenenden çok daha erken bir aşamada hazırlıklara başlayıp pozisyonlarını belirlemeye başlayacaklar. Ayrıca, Donald Trump’a sadakat yemini edilmesi ya da bu yükle daha fazla uğraşmak istenmezse, onu görevden alma hareketi de ortaya çıkacaktır.” HABER MERKEZİ
****
Seçimleri kim satın alıyor?
ABD’de Kongre ara seçimleri öncesinde seçim kampanyalarına aktarılan para rekor düzeye ulaştı. Sadece en büyük 20 bağışçının yaptığı katkı iki milyar doları buldu. New York Times’a göre bu miktar, en az 2018'den bu yana düzenlenen en pahalı ara seçimlere işaret ediyor. Junge Welt’te yayımlanan yoruma göre, en büyük bağışçıların başında, Cumhuriyetçilere tek başına 445,6 milyon dolar veren Elon Musk geliyor. Demokratların en büyük destekçileri arasında ise George Soros ve oğlu toplam 103,4 milyon dolarla, Michael Bloomberg de 84,8 milyon dolarla yer alıyor.
Ekonomi alanında Nobel Ödülü sahibi Paul Krugman, bu tabloyu şöyle değerlendiriyor: “Oligarşi seçimlere giriyor. Bir avuç milyarder seçimleri satın alabilir mi?” Krugman'ın yanıtı dolaylı olarak evet. Ona göre aşırı zenginlerin siyasetteki muazzam gücü, servetin giderek daha az sayıda insanın elinde toplanmasından kaynaklanıyor.