Dengbêjlik ruhuma işledi

Kadın Haberleri —

8 Ekim 2020 Perşembe - 20:00

      • Dengbêj Xalîde: “Dengbêjlik, öyle söylendiği gibi ölüme doğru gitmiyor. Belki eskisi gibi değil ama kadim ve ölümsüz bir kültürdür. Yaşatmak da bizim sorumluluğumuzdadır. Kürt kadınlar kadim kültürlerine, dengbêjliğe, stranlara yönünü versin. Dengbêjliğe sahip çıkmak, Kürt ulusunun özgünlüğüne sahip çıkmaktır.”

SEMRA TURAN
MA/İSTANBUL

Dengbêjlik, Kürtlerde sözlü tarih aktarımının geçmişten bugüne sürdürülmesinde önemli bir yere sahip. Kürt kadınlar, çocuklarına anlattıkları masallar, destanlar ve ninnilerle bir tarihi aktardı ancak hep erkekler ön planda oldu. Meryem Xan, Eyşe Şan, Sûsika Simo ve Aslîqa Qadir gibi sayısız kadının hayatı mücadeleyle başladı. Adeta sesli tarih taşıyıcıları olan kadın dengbêjler, toplum baskısı nedeniyle uzunca yıllar aşklarını da, sevinçlerini de, öfkelerini de, hüzün ve yaslarını da bu yazılmayan notalarda yaşadı. Her şeylerinin ellerinden alındığı süreçlerde, yasak dinlemeyen kilamlarıyla var oldular. 
Toplumun tabu gördüğü kuralları yıkarak, asi duruşlarıyla büyüleyen kadın dengbêjlerden devralınan miras, günümüzde popüler kültüre rağmen hala sürdürülüyor. Serhed’e ait stranları seslendiren Dengbêj Xalîde de, bu mirasın sürdürücülerinden. 45 yaşındaki Xalîde, yaşamından yola çıkarak bu kültürde kadının yeri ve önemine dair konuştu.
 
Aileden geliyor

Serhat’ta koçer bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Xalide, kadınların özellikle iş yaparken ya da erkeklerin olmadığı ortamlarda kısık sesle söylenen stranlarla büyür. Dengbêjliğe ilgisi de buradan gelir. Ailesindeki kadınları kendisine referans aldığını belirten Xalîde, “Halay stranları çok ilgimi çekiyordu. Kadınlar halaya girdiklerinde beni de yanlarına alır, onların söylediklerine ben de eşlik ederdim. Dengbêjlik bizde aile geleneğinden geliyor” dedi. 
Çocuk yaşlarda toplum içerisinde stran söylemeye korktuğunu ifade eden Xalîde,  “Şöyle ki; ben bir kadınım ve dengbêjlerin çoğu erkekti. Çocuktum, bundan dolayı korkularım, kaygılarım vardı. Kadınlar çalışıyor, üretiyor ama erkekler o stranları söylüyor. Neden kadınlar arka planda kalıyor diye hep düşünürdüm. Bunun üzerine gidip aşmak istiyordum” diyerek, örf ve adetlerle kadınların etrafının nasıl sarıldığına dikkat çekti. 
 
MKM ile başladı

1993’te babasının iş hayatı ve Kürdistan’daki baskılardan dolayı İstanbul’a göç etmek zorunda kaldıklarını dile getiren Xalîde, evde ailesiyle seslendirdiği stranları topluma taşımak için Mezopotamya Kültür Merkezi’nde (MKM) müzik çalışmalarına katıldığını söyledi. Buradaki başarılı çalışmasından dolayı 2000’li yıllarda MKM bünyesindeki Pirdeng Korosu’na katılarak çalışmalarını sürdüren Xalîde, 2003’te albüm yapmak isteyen bir müzik şirketinin teklifi ve talebi üzerine “Qêrina Sipanê” isimli bir albüm çıkardıklarını aktardı. Koroda 4 kişi bulunduklarını kaydeden Xalîde, bu albümde Dewrêşê Evdî, Werî Yemam ve Keleş Gibar stranlarını seslendirdiğini kaydederek, “Dengbêjlik üzerine yoğunlaştıkça daha fazla ilgimi çekti. Topluma yansıttıkça ruhuma işliyordu” diye belirtti. 
 
Mirasın sürdürücüsü olmak istedim

Xalîde, seslendirdiği stranlarla topluma nasıl bir mesaj vermek istediğini ise şu sözlerle anlattı: “Bir kadın olarak dengbêjlik kültürü içerisinde var olmak istedim. Kürtlerin kahramanlıkları, yaşadıkları acılar, sevinçler, onlar tarafından bugüne taşındı. Kadınlara yönelik algıları kırmak için bu çalışmalarda yer aldım. Meyrem Xan, Ayşe Şan gibi birçok kadın büyük çalışmalar yürüttü, bedeller ödedi ve büyük baskılara maruz kaldı. Halklarına sanatları ile katkı sunmaya çalıştılar ama halk tarafından sürekli baskılandılar, saldırılara maruz kaldılar. Ben de bize bırakılan mirasın sürdürücüsü olmak istedim.” 
Aidiyeti ifade ediyor
 Dengbêjlik kültürünün Kürt halkının hafızası olduğunu vurgulayan Xalîde, “40-500 yıl önce Serhat bölgesinde yaşananlar, Geliyê Zîlan ve Dersim Katliamı gibi birçok olayı dengbêjlerin sesinden duyduk. Söylerlerken o anları yaşıyormuş gibi olduk. Nasıl ki Luciano Pavarotti kendi ülkesinde kültürün bir değeridir, Picasso resimleriyle vatanına bir aidiyet oluşturdu, dengbêjler de Kürt halkının aidiyetidir. Bu aidiyet iyi anlaşılmalı” diye konuştu. 
 
Yaratıcısı kadın

Kadınların dengbêjlik kültürünü yaşatma ve yaygınlaştırması konusunda zayıf kaldıkları eleştirisi de yapan Xalîde, “İnsanlık tarihine baktığımızda kadınların çocuklarını loriklerle (ninni) büyüttüğünü görüyoruz. Stranların, dengbêjliğin sahipleri kadınlardır. Diyebiliriz ki 1600’lü yıllara kadar da kadınlar saraylarda lir, erbane, def, udlarla şahbanular için çalıp söylemiş. Bu konuda yoğunlaştıkça gördüm ki her şeyin yaratıcısı kadındır. Yaşamın yaratıcısı kadındır ve erkekler kadınların emeklerini sömürüyor. Bunun hala sürmesi beni çok üzüyor. Kadınlar bildiklerini toplumsallaştırmalı, bunun için mücadele etmeli” dedi.
 
Yaşatılmasından sorumluyuz

Dengbêjliğin Kürt kültürünün en yüksek düzeyde temsili olduğunu kaydeden Xalîde, “Bana göre, öyle söylendiği gibi ölüme doğru gitmiyor. Dengbêjler dinleniliyor. Belki eskisi gibi değil ama bu kültür kadim ve ölümsüz bir kültürdür. Bunu yaşatmak da bizim sorumluluğumuzda, bizim omuzlarımızdadır” ifadelerini kullandı. Bu nedenle kadın dengbêjlerin rolünün çok büyük olduğuna işaret eden Xalide, “Kürt kadınları kadim kültürlerine, stranlara yönünü versin. Bu kültür lirik ve özgün bir kültürdür. Dengbêjliğe sahip çıkmak, Kürt ulusunun özgünlüğüne sahip çıkmaktır” dedi. 

Hayali ses atölyesi

Xalide, “İstanbul’da yoldayken, arabadayken, yürürken, dara düştüğüm zaman bir stran söylediğimde ruhum huzur buluyor. Moral alıyorum. Dengbêj topluma moral verir. Bu kültürü gelecek kuşaklara taşımak için kadınların daha fazla ilgilenmesi ve yoğunlaşması gerekiyor” sözleriyle stranların kendisinde yarattığı duyguya değindi. 
Bu kültürün yaşatılması için dengbêj evlerinin açılması ve divanların kurulması gerektiğini söyleyen Xalîde, en büyük hayalinin dengbêjlik üzerine kadınlardan oluşan ses atölyesi oluşturmak ve buralarda orijinal kadın sesleri yetiştirip, ardıllarını oluşturmak olduğunu aktardı. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.