Devlet de vahşetin içindeydi

24 Nisan 2022 Pazar - 17:00

  •  Suruç ilçesinden dört yıl önce saldırıp ağır yaraladıkları Celal ve Adil Şenyaşar ile hastaneye çocuklarını ziyarete giden baba Hacı Esvet Şenyaşar'ı vahşice katledenlerden AKP’li İbrahim Halil Yıldız’ın ağabeyi Celal Yıldız, dört yıl sonra Suruç Emniyet Müdürü ile birlikte hareket ettiğini belirterek, dönemin Urfa Valisi'ni de tanık gösterdi. 

Şenyaşar Ailesi'nden üç kişinin katledilmesiyle ilgili dört yıl sonra tutuklanan AKP’li İbrahim Halil Yıldız’ın ağabeyi Celal Yıldız ve avukatlarının mahkemedeki ifade ve savunmalarında dört yıldır korunduğu anlaşıldı. Tutuklanırsa çocuklarının mağdur olacağını söyleyen avukatlar serbest kalmasına tarlalara yaptığı 2 milyonluk yatırımı da gerekçe olarak gösterdi. 

Urfa'nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018'de AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız'ın korumaları ve yakınları, seçim çalışmaları sırasında işyerlerini ziyaret ettiği Şenyaşar Ailesi'ne saldırmış, başlayan olaylarda Celal, Adil, Mehmet, Fadıl ve Ferit Şenyaşar kardeşler çeşitli yerlerinden yaralanmıştı. AKP'li Yıldız'ın yakınları Suruç Devlet Hastanesi’nde de saldırılarını sürdürmüş, ağır yaralı Celal ve Adil Şenyaşar ile hastaneye çocuklarını ziyarete giden baba Hacı Esvet Şenyaşar, eşi Emine Şenyaşar’ın gözleri önünde linç edilerek katledilmişti. Yaşanan olaylarda AKP milletvekilinin ağabeyi Mehmet Şah Yıldız da bulunamayan bir silahtan çıkan mermi ile yaşamını yitirmişti. Olaya dair yürütülen soruşturma, aynı gün olmasına rağmen işyeri ve hastane olarak iki ayrı dosyaya ayrıldı. İşyeri dosyası ile ilgili açılan davada, Fadıl Şenyaşar'a 37 yıl 9 ay, Enver Yıldız'a ise 18 yıl ile hapis cezası verildi. Hastanede yaşanan katliama dair yürütülen soruşturma dosyasında ise gizlilik kararı devam ediyor. Yaklaşık 4 yıldır yürütülen soruşturmada bir gelişme yaşanıp yaşanmadığı konusunda aile ve avukatları bilgilendirilmezken, 22 Nisan’da olay ile ilgili AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın babası Osman Yıldız, ağabeyi Celal Yıldız, yeğeni Osman Şah Yıldız, Hüseyin Yıldız (AKP’li Yıldız’ın yeğeni ve belediye e çalışanı), Mustafa Amaç (AKP’li Yıldız’ın danışmanı), İbrahim Şimşek (AKP’li Yıldız’ın akrabası), Mikail Şimşek ve Osman Yıldız'ın aralarında olduğu 10 kişi, Urfa Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılık sorgusu yapılan 10 kişiden Osman Şah Yıldız ve Osman Yıldız serbest bırakıldı, iki kişi ise "Kasten öldürmek", “Kasten yaralama” ve "Delil karartmak" iddiasıyla tutuklanma talebiyle Urfa 4. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Önceki gün akşam saatlerinde başlayan duruşmaya, sanıkların müdafileri de katıldı. 

Dört yıldır korunuyor 

AKP’li İbrahim Halil Yıldız’ın ağabeyi Celal Yıldız, mahkeme ifadesinde “suçsuz” olduğunu ileri sürdü. Olayın yaşandığı esnada hastanede olmadığını iddia eden Yıldız, hastanede dönemin Suruç İlçe Emniyet Müdürü ile birlikte hareket ettiğini söyledi. Daha sonra Urfa Valisi Abdullah Erin ile birlikte kaldığını belirten Yıldız, valiyi “suçsuz olduğuna” dair tanık olarak gösterdi. İş yeriyle ilgili görülen ve sonuca bağlanan davada Mehmet Şenyaşar, Yıldız’ın hastanede saldıran grup içerisinde olduğunu teşhis etmişti. Yıldız’ın avukatı S.G., yaptığı savunmada müvekkilinin evli olduğunu belirterek, tutuklanması durumunda çocuklarının mağdur olacağını, serbest bırakılması talebinde bulundu. Avukatlar, Yıldız’ın kiraladığı bir tarlaya 2 milyon TL yatırım yaptığını öne sürerek, bunu serbest bırakılmasına gerekçe olarak sundu. Savunmada, Yıldız hakkında yaklaşık dört yıldır “yakın koruma kararı” olduğu 2 koruma polisi tarafından korunduğu öğrenildi. 

Vekilin yönlendirmesiyle 

Suruç Belediyesi’ne kayyum atandıktan sonra Fen İşleri Müdürü olarak işe giren AKP’li Yıldız’ın yeğeni Hüseyin Yıldız da suçlamaları reddederek tahliyesini talep etti. AKP’li Yıldız’ın danışmanı Mustafa Amaç da suçsuz olduğunu iler sürdü. Amaç’ın avukatı T.Ö.H., müvekkilinin vekil danışmanı olduğunu söyleyerek, “Olay günü milletvekilinin yönlendirmesi ile hareket etmiştir” dedi. 

Diğer sanıklar İbrahim Halil Şimşek, Mehmet Yıldız, Mekail Şimşek, Mustafa Durmaz ve Müslüm Yıldız savunmalarında, “olay ile ilgili bağlantımız yok” diyerek, serbest kalma talebinde bulundu.Mehmet Şenyaşar, işyeri davasıyla ilgili yaptığı teşhislerde, söz konusu kişilerin de adının olduğu, saldırıda yer aldıklarını belirtmişti. 

Dördü yine serbest

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Celal Yıldız ve Mekail Yıldız hakkında müşteki beyanları, bilirkişi raporları, tanık beyanları, ATK raporları ve kamera kayıtlarını göz önünde bulundurarak, adli kontrol şartının yetersiz kalacağını, bu nedenle ayrı ayrı tutuklanmasına karar verdi. Mahkeme İbrahim Halil Şimşek ve Müslüm Yıldız hakkında ise, “Suç delillerini karartma, gizleme, yok etme”, “Muhafaza altına alınmış eşyaları çalma” nedeniyle, somut deliller olduğu için ayrı ayrı tutuklanmasına karar verdi. Mahkeme tutuklanmaya sevk edilen Hüseyin Yıldız, Mehmet Yıldız, Mustafa Durmaz ve Mustafa Amaç hakkında ise talebi reddederek, “Haftada iki gün imza atma şartı ile adli kontrolle serbest bırakılması” ve “Yurt dışı yasağı” kararı verdi. 

Organize bir katliamdı

Annesi Emine Şenyaşar ile birlikte Adalet Nöbeti’ni 413 gündür kesintisiz sürdüren Ferit Şenyaşar, MA'dan Emrullah Acar'a yaptığı açıklamada, yaklaşık dört yıl sonra tutuklamaların gerçekleştiğine dikkat çekti. Devlet hastanesinin içinde organize bir katliam yapıldığını; organize eden ve ortak olan herkesın yargılanıp gereken cezayı alması gerektiğini söyleyen Şenyaşar, Urfa Adliyesi önünde kesintisiz sürdürdükleri Adalet Nöbeti boyunca iki talepleri olduğunu hatırlattı;

* Hastane davasında devam eden gizlilik kararının kaldırılması ve davanın açılması. 

* Haksız bir şekilde dört yıldır tek kişilik bir hücrede tutuklu bulunan kardeşimin (Fadıl Şenyaşar) serbest bırakılmasıdır. 

Hala taziye kurulmadı

Bu talepleri karşılanana kadar daleti aramaya devam edeceklerini; dört yıl geçmesine rağmen adalet sağlanmadığı için hala taziye kuramadıklarını vurgulayan Şenyaşar, şunları ekledi: “Tutuklu bulunan kardeşim bir an önce serbest kalırsa biz de evimize geleceğiz ve taziyemizi kuracağız. ‘Geç gelen adalet zulümdür’ diye bir söz var. Dört yıldır zulüm altında yaşıyoruz. Bir yıldan fazladır adliye binası önündeyiz. Davamız ile ilgili nihayet somut bir adım atıldı.”   URFA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.