Enflasyon beklentileri aştı geçti

Enflasyon
- Resmi enflasyon, beklentilerin üzerinde yüzde 4,18 artarak yıllık bazda yüzde 32,37 olarak gerçekleşti. ENAG'a göre ise aylık yüzde 5,07 artarken, yıllık enflasyon yüzde 55,38 olarak gerçekleşti.
- Asgari ücret, yılın üçüncü ayında 4 bin 110 TL, en düşük emekli aylığı 2 bin 928 TL kayıp yaşadı. Kira, konut ve ulaştırma harcamaları artıyor. Düşük gelirliler, gıdadan kısıp kira ve ulaşıma harcıyor.
Yıllık enflasyonda 6 ayın zirvesine ulaşıldı. Aylık enflasyon yüzde 4,18; yıllık enflasyon yüzde 32,37 oranında arttı. Aralık'a göre enflasyon yüzde 14,64 oranında artış gösterdi. Böylece hedeflenen yıllık enflasyona ulaşılmasına henüz Nisan sonunda sadece 1,36 puan kaldı.
TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Nisan 2026 sonuçlarını dün açıkladı. TÜİK’in şaibeli enflasyon verilerine göre bile Türkiye’de enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor. TÜİK’e göre; TÜFE yıllık yüzde 32,37. TÜFE'deki (2025:100) değişim Nisan'da 12 aylık ortalamalara göre yüzde 32,43 olarak gerçekleşti. TÜFE’deki aylık değişim oranı ise yüzde 4,18 oranında açıklandı. Aylık fiyat artışı Nisan 2025’te yüzde 3 ve Nisan 2024’te ise yüzde 3,18 olarak açıklanmıştı.
Yıllık enflasyonun en yüksek görüldüğü harcama grubu, yüzde 50,60 ile eğitim oldu. Aylık en yüksek artışın görüldüğü harcama grubu yüzde 8,64 ile giyim ve ayakkabı olarak gerçekleşti. Aylık yüksek artışın görüldüğü ikinci grup ise yüzde 7,66 ile konut oldu.
Yıllık ÜFE yüzde 28,59
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) (2003=100) 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,17 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,99 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,59 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 26,48 artış gösterdi.
ENAG’a göre yüzde 5'i aştı
Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından açıklanan verilere göre ise Nisan 2026 döneminde Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) aylık bazda yüzde 5,07 arttı. Açıklamada, E-TÜFE’nin son 12 aylık artış oranının ise yüzde 55,38 olarak gerçekleştiği bildirildi. Veriler, tüketici fiyatlarındaki yükselişin hem aylık hem de yıllık bazda yüksek seyrini sürdürdüğüne işaret etti.
İTO verilerine göre; İstanbul’da perakende fiyatları, Nisan'da aylık yüzde 3,74 artarken; yıllık artış yüzde 36,83 olarak gerçekleşti.
Asgari ücretin kaybı
DİSK-AR'a göre; yüksek enflasyon, dar gelirlilerin ve işçilerin alım güçlerinin düşmesine yol açıyor. Büyük ölçüde baz etkisi nedeniyle enflasyonun artış hızı yavaşlamış olsa da fiyatlar artmaya devam ediyor. Asgari ücret enflasyon karşısında eriyor. Asgari ücretin Nisan’da enflasyon karşısındaki kaybı 4 bin 110 TL oldu. En düşük emekli aylığı ise Nisan itibarıyla 2 bin 628 TL’sini kaybetti.
Gıda fiyatları fırlıyor
TÜFE ile gıda fiyatları endeksi arasındaki fark açılmaya devam ediyor. 2025:100 bazlı TÜFE, Nisan 2005’te 3,6 iken Nisan 2026’da 126,6’ya yükseldi. 2025:100 bazlı olan TÜFE’ye göre ortalama madde fiyatları 2005’ten bu yana 34,8 kat artış gösterdi. 2025:100 bazlı gıda fiyatları endeksi ise Nisan 2005’te 2,5 iken Nisan 2026’da 132,3’e yükseldi. 2025:100 bazlı olan endekse göre gıda fiyatları 2005’ten bu yana 52,6 kat artış gösterdi.
Düşük gelirlileri vuruyor
Gıda fiyatlarının ortalama madde fiyatlarından daha hızlı artması sebebiyle son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki makas açılmaya devam ediyor. Uzun dönemde gıda fiyatlarının genel ortalamadan çok artması gıda harcaması yüksek olan düşük gelir gruplarının geçim sıkıntısının artmasına yol açıyor. Gelir düzeyi ve harcama kalıplarının farklı olması nedeniyle toplumsal sınıf ve kesimler enflasyon sonucu ortaya çıkan pahalılığı çok farklı hissediyor. TÜİK Hanehalkı Tüketim Harcaması Araştırması 2023 ve 2024 verilerine bakıldığında en düşük yüzde 20’lik gelir grubunda hanehalkının ortalama gıda harcamasının payının (en fazla bütçe ayrılan kategori olmakla birlikte) yüzde 36,6’dan yüzde 30,4’e gerilediği görülüyor. Bu gelir grubunun bütçesinden ayırdığı paydaki belirgin artışlar ise konut, kira ve ulaştırmadadır. Ulaştırma, konut ve kiradaki fiyat artışları ile buralardan bütçelerinde kesintiye gidemeyen en düşük gelir grubu hanelerinin, temel ihtiyaç olan gıdaya ayırdıkları payda yaklaşık 6 puanlık bir gerileme yaşandı. Bu, yüzde 20’lik en yoksul grubun var olan gelirle haneyi geçindirmekteki zorluğunu gösteriyor.
TÜİK, DİSK tarafından açılan davada kesinleşen yargı kararına rağmen madde fiyat listesini açıklamıyor.
Kira ve ücretlere etkisi
Enflasyon verilerinin ardından konut ve işyerlerine uygulanacak kira artış oranı da netleşti. Buna göre; Mayıs ayında kira sözleşmelerinde uygulanabilecek tavan zam oranı 12 aylık ortalamalara göre yüzde 32,43 olarak hesaplandı.
SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Temmuz'da alacağı zam da ilk dört aylık enflasyon rakamlarıyla şekillenmeye başladı. Bu durumda emekliler; şimdiden toplam yüzde 14.64’lük zammı hak etmiş durumda. Kesin oranın belirlenmesi için Mayıs ve Haziran verileri bekleniyor.
Memur ve memur emeklileri ise toplu sözleşme zammına ek olarak enflasyon farkı alıyor. Dört aylık verilere göre enflasyon farkı yüzde 3.28 olarak hesaplandı. Bu orana, 8. dönem toplu sözleşme kapsamında belirlenen yüzde 7’lik artış eklendiğinde, Temmuz için toplam zam oranı yüzde 10.51 seviyesine denk geliyor.
Yıllık beklentiyi revize eder
Ekonomistler, beklentilerin üzerinde gerçekleşen enflasyonu yorumladı. İktisatçı Mahfi Eğilmez, “Enflasyonda sert yükseliş... Türkiye de Arjantin gibi yüzde 30'u gördükten sonra yeniden artış yaşıyor” dedi. Prof. Dr. Serap Durusoy, bu ayki enflasyon rakamının yıl sonu beklentilerinin daha da yükselmesine neden olacağını belirterek, "Bu ayki enflasyon rakamında savaşın fiyatlamasının etkisi olması enflasyonun kronik bir ekonomik sorunumuz olduğu gerçekliğini değiştirmiyor. Resmi rakamlarda enflasyonun ana eğiliminde yükseliş devam ederse sıkılaşma konusunda atılacak adımlar güçlenecek gibi görünüyor” değerlendirmesini yaptı.
İktisatçı Emre Alkin ise kişisel internet sayfasından yayımladığı açık mektupta, 2023'te göreve başlayan ekonomi yönetiminin uyguladığı düşük kur, yüksek faiz politikasından tez zamanda vazgeçilmesi çağrısında bulundu: "Milyarlarca dolar para harcandı, milyarlarca dolar faiz ödendi, milyarlarca dolar zarar edildi. 'Buraya kadar geldik, buradan dönülmez' diyenlere aldırmasın kimse, 'zararın neresinden dönülse kârdır' diyerek gereği yapılsın artık." dedi.
Finans yorumcusu Tunç Şatıroğlu ise verilerin bu anlayışla enflasyonun kalıcı olarak düşmeyeceğini gösterdiğini savundu.
Ara zam çağrısı
Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü'nden Prof. Aziz Çelik, düşük gelirler için ara zam çağrısı yaptı. Çelik, "Memurların yılbaşında aldığı yüzde 11 zam eridi bitti. Temmuz ayı beklenmeden asgari ücrete, emekli aylığına ve memur maaşına ara zam yapılmalı!" dedi.
Ekonomi yazarı Uğur Gürses de, Merkez Bankası'nın yıllık enflasyon hedefini yükseltmesi gerektiğini şu sözlerle ifade etti: "Yıl sonu en iyi olasılıkla yüzde 30'larda olacak. Merkez Bankası'nın yıl sonu hedefi yüzde 16. Banka hedef revizyonu için zaten geç kaldı. PPK toplantısında da taktik fırsatı (fiili faizi politika faizi ilan etmemekle) kaçırdı. 10 gün Enflasyon Raporu'nu beklememeli. Şimdi hemen 'tutmayacak, hedefi yukarı çektim' demeli."
Ücretleri hemen güncellemeli
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, enflasyon verilerini değerlendirdiği sosyal medya hesabında şunları paylaştı: “Hayat pahalılığı öyle bir noktaya ulaştı ki, Saray’ın hokkabazı TÜİK bile gerçeği saklayamadı. TÜİK verilerine göre Nisan'da enflasyon yüzde 4,18 arttı, ancak vatandaşın hissettiği gerçek enflasyon; pazarda, markette, kirada ve faturada çok daha ağır. Bu asgari ücretle, bu emekli maaşıyla milyonlarca insan için yaşam artık sürdürülemez hale gelmiştir. İktidar vakit kaybetmeden asgari ücreti ve emekli maaşlarını güncellemeli, vatandaşın alım gücünü koruyacak adımları atmalıdır.” ANKARA
* * *
İmalatta en hızlı daralma
İSO İmalat PMI, Nisan'da 47,9’dan 45,7’ye gerileyerek imalat sanayinde belirgin yavaşlamaya işaret etti. Üretim, pandemiden bu yana en hızlı daralmayı kaydederken, yavaşlama 25. aya ulaştı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) anketinin Nisan sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50'nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre; Mart'ta 47,9 olan manşet PMI, Nisan'da 45,7'ye gerileyerek ikinci çeyreğin imalat sanayi faaliyet koşullarında kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret etti. İmalat sanayi üretimindeki düşüş, Eylül 2024'te görülen oranla aynı olacak şekilde Kovid-19 salgınından bu yana en yüksek hızda daraldı. Böylece yavaşlama eğilimi 25. aya ulaştı. Anket kapsamında izlenen 10 sektörün 9'unda üretim yavaşladı.
* * *
Euro/TL 53'ün üstünde
TL'nin değer kaybı devam ediyor. Dolar/TL dün sabah itibarıyla 45,1752 (alış) 45,2062'den (satış) işlem görürken euro ise aynı saat itibarıyla 53,1040 TL seviyelerinde seyrediyordu.
Gram altın 6.695 TL seviyesinden, ons altın ise 4.610 dolar düzeyinden haftaya giriş yaptı. Çeyrek altın satış fiyatı, 11 bin 005,00 TL; yarım altın satış fiyatı, 22.010,00 TL ve tam altın satış fiyatı ise 43.477,02 TL idi.
* * *
100 bin kişinin elektriği kesildi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın, CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen'in 2025'te borcu nedeniyle doğalgaz ve elektriği kesilen abone sayısına ilişkin yazılı soru önergesini verdiği yanıt, başka bir tabloyu gözler önüne serdi. Buna göre; 2025'te 43 milyon 352 bin 231 abone sayısı bulunan elektrikte borcundan dolayı elektriği kesilen abone sayısı 99 bin 710’u, elektrik faturasını ödeyemediği için icra takibine düşen abone sayısı ise 60 bin 693’ü buldu. Doğalgazda da kesintiler içler acısı halde. 2025'te 21 milyon 950 bin 2 abonesi bulunan doğalgazda, faturasını ödeyemeyen 138 bin 285 abonenin doğalgazı kesildi. Doğalgaz borcu nedeniyle yasal takibe alınan abone sayısı ise 61 bin 460’ı buldu.
* * *
Çalışma süresinde OECD birincisi
Yılın ilk üç ayında en az 432 işçinin hayatını kaybettiği Türkiye'deki çalışma süreleri haftalık ortalama 45,7 saat. Böylece OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor.
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu tarafından yayımlanan 2025 Küresel Haklar Endeksi’ne göre; Türkiye, işçiler açısından en kötü 10 ülke arasında yer alıyor.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre; 2026'nın ilk üç ayında en az 432 işçi hayatını kaybetti. Sadece Mart'ta 8'i çocuk 148 işçi, iş cinayetlerine kurban verildi.
Uluslararası standartlara göre; her yıl yaklaşık 10 bin işçi, meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor.
Çalışma sürelerinde Türkiye, haftalık ortalama 45,7 saat ile OECD ülkeleri arasında ilk sırada. Haftada 60 saatten fazla çalışanların oranı, yüzde 15’i aştı. OECD ortalaması 37 saat, Avrupa Birliği ülkelerinde ise 30-35 saat aralığında. Haftada 60 saatten fazla çalışanların oranı, yüzde 15’i aştı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, işsizlikten iş güvenliğine kadar birçok alanda gerçek tablonun gizlendiğini belirterek, mevcut tabloyu “politik tercih” olarak nitelendirdi. Karabat, iş kazaları ve meslek hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir olduğunu, ancak denetim eksikliği, güvencesiz çalışma ve sendikasızlaşmanın emekçileri risk altında bıraktığını söyledi. Karabat, mevcut çalışma koşullarını “modern kölelik” olarak nitelendirerek, emekçilerin yaşam ve çalışma haklarının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.















