Erdoğan inişte de Kürtler ne yapabilir?

Fehim IŞIK yazdı —

3 Ocak 2021 Pazar - 23:00

  • Kürtler, Türk devletinin krizini büyük bir avantaja dönüştürebilir. Bunun için Kürtlerin, iman gücü yüksek özgücün yanı sıra iç sorunları diyalogla çözme konusunda vakit geçirmeden adım atmalıdır.

Türk devleti açısından yeni yılın en belirgin krizlerinin ABD ve Avrupa devletleri ile yaşayacağı sorunlar olacağını şimdiden söylemek kehanet olmasa gerek. ABD, geçtiğimiz yılın son çeyreğinde yeni yönetimi beklemeden Türk devletini S-400 füze sistemi nedeniyle bazı başlıklarda yaptırım listesine aldı. Geçtiğimiz yılın son günlerine doğru bir araya gelen AB Dışişleri Bakanları da Erdoğan’a ağırlıkla Doğu Akdeniz üzerinden yüklendi. Hemen ardından AİHM’in Demirtaş kararı geldi.

Tüm bunlar, Batılıların Türk devletine dönük geçmişten bu yana sürdürdüğü ‘ihtiyat’ siyasetinin devamıdır elbet.

Bunların anlaşılır yanları var. Batılılar Türk devletini kaybetmek istemiyorlar. Bu nedenle Erdoğan’ın sadece kendilerine dokunan yanlarına törpü atmakla meşgul oldular. Eğer biraz zorlarsak, o da Demirtaş kararında çıkar halelerinin dışında bir alanda farklı bir tutum sergilediler denebilir.
Hatırlamakta yarar var. 2015’te bitişi gören Erdoğan, Batılıların çelişkilerinden yararlanma siyaseti izledi. Bunu yaparken, Rusya’yı da koz olarak kullandı.

Ancak bu siyasetin sonuna gelindi.

Tablo, Türk devletinin 2021’de çözülmeye başlayacağını, Erdoğan’ın inişe geçeceğini gösteriyor.

Doğrudur, çelişkilerden nemalanan Erdoğan bu durumdan sahte bir kahramanlık üretti ve kısmen başardı. En azından şu son birkaç yılda hükümranlığını konsolide etti. Bir diğer yaptığı ise bu siyasetin sunduğu olanaklarla Kürt kazanımlarına dönük saldırıları pervasızca sürdürmek oldu.

Kürt kazanımlarına dönük saldırıların başka nedenleri de var ama en önemli nedenin ABD ile AB devletlerinin Erdoğan’a sınırsız çek vermesi olduğunu söylemek abartı olmaz. ABD’li siyasetçiler de, Avrupalı siyasetçiler de Türk devletinin Kürtlere saldırısından, katliamlarından zerre rahatsız olmadılar. İşgal politikalarından ise bırakın rahatsızlık aksine memnuniyet duydular. Böylece Ortadoğulu milyonlarca göçmenin Avrupa’ya yönelmesini de engellediler.

Erdoğan’a sınırsız prim veren ABD ve Batılılar, şimdi karşılığını isteyecekler. Erdoğan’ın fazla şansı yok, en zayıf dönemini yaşıyor. Hem ABD ve Batılıların cenderesi, hem iç muhalefetin yükseliş trendine girmesi, daha da önemlisi ortaklarının onda yarattığı korku, Erdoğan’ı yeni arayışlara da itecektir.

Erdoğan Türkiye’sinin 2021’e girerken tablosu bu ama bölgenin en dinamik gücü olan Kürtler de –ne yazık ki– arzulanan noktada değiller. Evet, iman gücü yüksek, örgütlü bir Kürt toplumu var ve bu özgüç, ciddi bir kazanımdır. Ancak Kürtler iç sorunları diyalogla çözme konusunda henüz bir ilerleme sağlamış değiller. ABD ve Batılılar ile ilişkileri hala inişli çıkışlı. Rojava’da bile ilişkiler askeri olmayı aşabilmiş değil. Güney Kürdistan yönetiminin Batılılarla iyi ilişkileri var ancak onlar da ne yazık ki bu ilişkiyi sığ biçimde, sadece bir parçanın, hatta parçanın yönetimini üstlenen belli bir zümrenin çıkarına kullanıyorlar.

Kürtler bu aşamadan sonra açık ki sadece savaş kabiliyetleri ile ayakta kalamazlar. İman gücü yüksek, örgütlü Kürt toplumu bitişi önler –ki önledi– ama zaferi getirmeyebilir.

Kürtler, Türk devletinin krizini büyük bir avantaja dönüştürebilir. Bunun için Kürtlerin, iman gücü yüksek özgücün yanı sıra iç sorunları diyalogla çözme konusunda vakit geçirmeden adım atmaya ve Batılılar ile yaşanan inişli çıkışlı tabloyu güçlü siyasal ilişkiye dönüştürmeye de gereksinimleri vardır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.