ESP'ye Rojava için saldırıyorlar

ESP gözaltı tepki

ESP gözaltı tepki

  • ESP merkezli siyasi kırım operasyonunda haklarında gözaltı kararı verilen 110 kişiden 96 kişi, dünü de gözaltında geçirdi. Rojava Devrimi'ni boğma çabasına karşı Kürt halkının yanında durduğunu hatırlatan ESP, "Partimize dönük saldırının amacı, tasfiye etmek, umudu kırmak ve teslimiyeti dayatmaktır" dedi.

ERDOĞAN ALAYUMAT/ İSTANBUL

İstanbul merkezli olarak 22 kentte ESP ve diğer kurumları hedef alan eş zamanlı operasyonlarda en az 96 kişi gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 110 kişi hakkında gözaltı kararı bulunduğunu açıkladı. Avukat Doğukan Taştan, soruşturmanın uzun süredir bilindiğini, buna rağmen çağrı yoluyla ifade alma yöntemi tercih edilmeden şafak baskınlarıyla çok sayıda eve baskın yapıldığını belirtti.

Avukat Doğukan Taştan, yürütülen soruşturmanın temelinin son aylarda 'etkin pişmanlık'tan yararlanan itirafçıların beyanlarına dayandığını belirterek, bu ifadeler üzerinden sistematik biçimde yeni operasyonların üretildiğini söyledi. Taştan, “Tekrar tekrar operasyonlar yapıldı. Bu operasyonların sonucunda yine etkin pişmanlıktan faydalanan yeni kişiler ortaya çıktı. Bunların bir kısmı geçmişte belki ESP ile kısa süreli temas kurmuş, belki birkaç ay bulunmuş ama sonrasında suçlara karışmış, çeteci olmuş kişilerdi ve bu beyanlarla birçok soruşturma başlatıldı” dedi.

Operasyon bekleniyordu

Soruşturmaların zaman içinde bir dosyada toplandığını ifade eden Taştan, ESP’ye yönelik operasyonun uzun süredir öngörülebilir olduğunu ve dosyanın klasik yöntemlerle hazırlandığını vurguladı. Taştan, “Bu soruşturmalar birikti ve açıkçası ESP’ye yönelik böyle bir operasyon bekleniyordu. Etkin pişmanlıktan faydalananların beyanları, polisin genel araştırmaları ve parti faaliyetlerinin suç gibi gösterilmesiyle tek bir dosya oluşturuldu. Bu dosyanın varlığından hem ESP’nin hem de avukatların haberi vardı” ifadelerini kullandı.

İfade için dilekçe verilmişti

Parti ve yöneticilerin çağrı yoluyla ifade vermeye hazır olduklarını açıkça bildirmelerine rağmen geniş çaplı gözaltı operasyonunun tercih edildiğine dikkat çeken avukat Taştan, şunları söyledi: “ESP iki kez basın açıklaması yaptı; partilerine yönelik bir operasyon hazırlığı olduğunu öğrendiklerini, kaçmadıklarını ve her türlü savunmayı yapmaya hazır olduklarını kamuoyuna duyurdu. Aynı şekilde birçok yönetici ve üye savcılığa dilekçe vererek bilgi almak ve gerekirse ifade vermek istedi. Buna rağmen henüz bir hafta/10 gün geçmişken 110 kişi hakkında gözaltı kararı verildi” dedi.

Kapılar, koçbaşlarıyla kırıldı

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde evine yapılan baskınla gözaltına alınan Abdullah Gümüş’ün babası Abdulhalim Gümüş, oğlunun sabah saatlerinde yapılan ev baskınıyla gözaltına alındığını ve süreci ailesinden aldığı telefonla öğrendiğini söyledi. Gümüş, “Kapıyı kırarak eve girip oğlumu aldıklarını anlattı. İzmit’e götürüldüğünü öğrenince hemen İzmit İl Emniyet Müdürlüğüne gittim ve Terörle Mücadele Şube’de olduğunu öğrendim” dedi.

Gözaltındaki oğluyla ilgili bilgi alamadıklarını, süreci yalnızca avukatlar üzerinden takip edebildiklerini belirten Gümüş, baskın esnasında iki torunun evde olduğunu ve çocuklara ağır bir travma yaşatıldığını ifade etti. Gümüş, “Evdeki çocuklar büyük bir korku yaşadı; anneleri de onları alıp anneannelerinin evine götürdü” diye aktardı.

Rojava’yla dayanıştığı için

Gözaltıların, son dönemde Rojava eylemleriyle bağlantılı olduğunu savunan Gümüş, operasyonların bir sindirme amacı taşıdığını dile getirerek, şöyle konuştu: “Son günlerde Rojava’ya yapılan destek açıklamalarının ardından halkın bu kadar güçlü bir duyarlılık göstermesi beklenmiyordu. İzmit’teki basın açıklamasında milletvekilleri olmasına rağmen yürümemize izin verilmedi. Bugünkü baskınları, Rojava’ya destek sunan kişi ve gruplara gözdağı olarak görüyorum. Çocuklarımızın herhangi bir suç işlediklerine inanmıyorum.”

Dayanakları çocuk istismarcıları

İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri, Kadıköy’de Süreyya Operası önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla ESP’ye yönelik operasyona tepki gösterdi. “Siyasi soykırım operasyonlarına dur de” pankartının açıldığı açıklamaya DEM İstanbul Milletvekilleri Çiçek Otlu, Kezban Konukçu ve çok sayıda sol ve sosyalist parti ve kurum temsilcisi de katıldı.  Ortak basın açıklamasında, ESP’ye dönük operasyonların toplumsal muhalefeti susturmaya dönük olduğunu belirtilerek, “Sosyalist, devrimci ve demokratik güçler hedef alınıyor. Çok sayıda siyasetçi, gazeteci ve kurum temsilcisinin uzun süredir hedef gösteriliyordu. Çetelerin, çocuk istismarcılarının ve uyuşturucu tacirlerinin beyanlarına dayandırılıyor” denildi. İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri saldırılar karşısında geri adım atmayacağı mesajını verirken, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

ESP: Boşa çıkaracağız

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), saldırılara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Saldırıların yabancısı olmadıklarının altını çizen ESP, "Bugün Rojava Devrimi'nin boğulmaya çalışıldığı bir süreçte, Eşbaşkanımız Murat Çepni, SKM sözcümüz Tanya Kara, SGDF Eşbaşkanı Berfin Polat'ın yanı sıra parti yönetici ve üyelerimizin sosyalist gençlerin, basın emekçilerinin, hukukçuların, ekoloji mücadelesi yürütenlerin gözaltına alınması elbette tesadüf değildir. Partimize dönük saldırının öncelikli amacı, burjuvazinin faşist şeflik rejiminin, devrimci odak ve ocakları tasfiye etme genel yönelimiyle uyumlu biçimde, umudu kırmak, umutsuzluğu örgütlemek teslimiyeti, dayatmaktır" dedi.

Saray rejiminin itirafçı denilen iftiracılar aracılığıyla yönetici ve üyelerine dönük bu komplolarını boşa çıkaracaklarını kaydeden ESP, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bizler zorbalıklara, yasaklara, baskılara meydan okuyan bir partiyiz. Kürt halkımıza dönük ölümcül kuşatmaya karşı, Rojava Devrim'ini boğma çabasına karşı ESP sokaktadır, halkımızın yanındadır. Halkımızın taleplerini en önde savunmaya, bu talepler için mücadeleyi büyütmeye devam etmektedir. Ezilenlerin birleşik mücadele bayrağını yükselterek, bunun için bütün enerjisini ortaya koymaktadır. Bundan sonra da bu hattan yürümeye devam edecektir. İftiracılar-itirafçılar, komplocular yenilecek, insanlık onuru kazanacaktır."

Bu ablukayı kıracağız

Gözaltından mesaj gönderen Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatlarından Özlem Gümüştaş ise şunları belirtti: "Bir kez daha devrimci sosyalistler boylu boyuna gözaltında. Coğrafyamızın ve siyasi mücadelemizin bütün tarihsel eşiklerinden bildiğimiz, her seferinde direne direne ve birlikte mücadeleyle alt ettiğimiz bir siyasi kırım saldırısı bu. Moralimiz sağlam, direncimiz yerinde. Eşitlik, özgürlük, adalet mücadelemizin bütün gücü ve birikimiyle bu siyasi-hukuki saldırganların üstüne yürüyeceğiz. Bu saldırının 'içerideki' parçası olan özgürlükçü savunman olarak da görevimin başındayım ve bütün savunma gücünü omuzlamaktan geri durmayacak meslektaşlarımla birlikte yürüyorum.
Hepimize kolaylıklar. Birlikte başaracağız. Bu ablukayı kıracağız."

Sosyalistler toplumun vicdanıdır

ESP'ye yönelik saldırılara tepki gösteren Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Ali Kenanoğlu, "Epstein dosyalarının da altını çizdiği gibi bu sapkın kapitalist düzene karşı halkın vicdanı olan sosyalistler ve onların yoldaşları hedef alınmıştır" dedi. "Sosyalistler toplumun vicdanı ve ahlakıdır” diyen Ali Kenanoğlu, Özgür TV'ye şunları söyledi: "Türkiye’de zaten faşist bir düzen var. ESP'ye yönelik bu kadar ağır ve baskıcı siyaset yürütülmesi de tesadüf değildir. Sırasıyla tüm devrimci yapıları, sindirme ve pasifize etme politikasını kararlı bir biçimde sürdürüyorlar. ESP bu uygulamalara, baskı ve imha politikalarına karşı güçlü bir duruş sergiliyor. Bütün bunların karşısında ayakta durma gücünü gösteren bir yapıdır."

ESP nezdinde sosyalist mücadelenin de net bir biçimde hedefe konulduğuna dikkat çeken Ali Kenanoğlu, şöyle devam etti: "HDK'nin bir bileşeni olan ESP, birleşik mücadeleyi önemseyen bütün gücüyle bunun için mücadele eden bir partidir. Dolayısıyla ESP’ye karşı bu saldırıya sessiz kalamayız. Bu saldırıya sessiz kalmak, sıranın hepimize gelmesi gerek. Şüphesiz bu saldırılar sürecektir. 'ESP'yi bitirirsek, başka itiraz gelmez' diye düşünenler yanılıyor. Bu sistem devam ettiği sürece karşısında da mücadele sürecektir. Bizlerin, ne ile karşı karşıya olduğumuzu iyi anlaması önemli. Bu nedenle birleşik mücadeleyi büyütmeliyiz. Sokaklar başta olmak üzere bu sömürü düzenine karşı örgütlenmelerimizi güçlendirmeliyiz."

Gözaltılar protesto edildi

ESP’ye yönelik ev baskınları ve gözaltılar birçok kentte yapılan basın açıklamalarıyla protesto edildi. Dêrsim Emek ve Demokrasi Platformu, Sanat Sokağı’nda açıklama yaptı. Basın metnini okuyan ESP üyesi Nuray Kaya, gerçekleştirilen operasyonlarla baskı politikalarına karşı mücadele eden sosyalist, devrimci ve demokratik güçlerin hedef alındığını belirtti. Çetelerin, çocuk istismarcılarının ve uyuşturucu tacirlerinin yalan ve iftiraya dayalı beyanlarıyla kurgulanan bu operasyonların gerçek suçluları aklarken, halkın özgürlük ve eşitlik mücadelesini yürütenleri kriminalize etmeyi amaçladığını söyleyen Nuray Kaya, “Ancak bilinmelidir ki, bu kirli senaryolar ne sosyalistleri ne devrimcileri ne de halkların meşru mücadelesini yürütenleri susturabilir” dedi.

Adana Emek ve Demokrasi Platformu, İnönü Parkı’nda yaptığı basın açıklamasıyla ESP’ye yönelik ev baskınları ve gözaltıları protesto etti. Açıklamada basın metnini DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya okudu. Helin Kaya, gözaltıların halkın eşitlik, özgürlük ve barış mücadelesini hedef aldığını vurgulayarak, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması çağrısı yaptı. 

Şirnex Demokratik Kurumlar Platformu, Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan açıklamaya siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri destek verdi. DEM Parti Şirnex İl Eşbaşkanı Ramazan Uysal, “Demokratik siyasetin tasfiyesine yönelik her adım, aslında Türkiye'nin ortak geleceğine verilmiş bir hasardır. Bizler, her şeye rağmen barışın ve diyaloğun savunucusu olmaya devam edeceğiz” dedi. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.