Faşist bloka cevabımız direniş olacak

Dosya Haberleri —

31 Mart 2021 Çarşamba - 10:33

  • Bu yıl Newroz Kürt ulusal mücadelesinin demokratik kazanımlarına dönük azgınca bir saldırı eşliğinde geçti. HDP’yi kapatma ve Kürt ulusunu susturma hesabı yapan faşist AKP/MHP bloğuna cevabımız elbette ki direniş olacak.

 

MIHEME PORGEBOL

Son yıllarda Gezi Direnişi'nden öz yönetim direnişlerine, Boğaziçi'den Newrozlara kadar birçok toplumsal kırılma anında alanlarda görmeye aşina olduğumuz Yeni Demokrat Gençlik'le (YDG) konuştuk. Kendilerini "anti-feodal, anti-faşist ve anti-emperyalist" diye tanımlayan YDG, "gençliğin yozlaştırma saldırılarına karşı özel olarak mücadele ediyoruz" diyor.

"Coğrafyamızda Türk hâkim sınıflarının Kürt ulusunun ve azınlık milliyetlerin üzerindeki her türlü baskısına, inkâr ve asimilasyonuna karşı çıkarak mücadele ediyoruz. Bu temelde yürütülen mücadeleleri destekliyor ve sahipleniyoruz" ifadeleriyle örgütlü faaliyetlerinin geniş bir alanda kararlılıkla süreceğini vurgulayan YDG "Kürt ulusunu susturma hesabı yapan faşist AKP/MHP bloğuna cevabımız elbette ki direniş olacak" mesajı veriyor.

Ezilen halkların safındayız

Toplumun sınıflardan oluştuğu bilinciyle hareket ettiklerini belirten görüştüğümüz YDG temsilcileri, "Toplumda var olan siyasal, demokratik, ekonomik, ulusal, kültürel, akademik vb. sorunların sınıflı toplum gerçeğinden bağımsız olmadığını görerek, demokratik bir kitle örgütü niteliğiyle ezilen halkların safında yer alarak mücadele yürütüyoruz. Yeni Demokrat Gençlik; halk gençliğinin bağımsızlık ve yeni demokrasi mücadelesini kendine örgütlenme sahası olarak kabul edip bu doğrultuda mücadele yürütüyor" ifadelerini kullandılar. Yeni Demokrat Gençliğin "Halk demokrasisi" perspektifini benimsediğinin altını çizen temsilci, "YDG, anti-feodal, anti-faşist ve anti-emperyalisttir" ifadeleriyle 'Yeni Yaşam'a giden yolda mücadele gerekçelerini açıkladı.

Mücadelenin her alanında olmak sorumluluktur

Halk gençliğinin sorunlarının ve çıkarlarının halkın sorunlarıyla ve çıkarlarıyla bir olduğu bilinciyle geniş halk yığınlarının mücadelesinin bir parçası olarak hareket ettiklerini belirten YDG, bu anlamıyla mücadelenin her alanında olmak gibi bir sorumlulukları olduğunu belirtiyor. Başta gençlik olmak üzere tüm halk kesimlerinin her türlü demokratik, ekonomik, akademik mücadelesini desteklediklerini ve bu mücadelelerin içinde örgütlü bir şekilde yer aldıklarını belirten YDG, "Bu anlayışla anadilde eğitim gibi demokratik, ilerici reformları savunuyoruz. Bu yönlü talepleri 'Yeni Demokratik Devrim’e kanalize etmeye çalışıyoruz. Devrimci demokratik istem ve taleple hareket eden kitle örgütleri ve süreçlerle birlikteliğe özel önem veriyoruz. Bu amaçla da kurulu örgütlenmelerle ve direnişlerle ortaklaşma çabası veriyoruz. Bu da bizleri birçok mücadele ve direniş süreçlerinin bir parçası yapıyor" diyerek neden öz yönetim direnişlerinden Boğaziçi Direnişi'ne kadar geniş bir alanda mücadele yürüttüklerini anlattı.

Ezilenlerle omuz omuza

Gençlik dediğimiz kitlenin "devrim mücadelesinin en önemli dinamiklerinden biri" olduğu için önemli ve öncü bir güç olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden YDG, gazetemize yaptığı değerlendirmede "Türkiye sınıf mücadelesi tarihinde 68 gençlik hareketi ve bu hareketin bağrında yetişen genç devrimci ve önderler ezilenlerin kurtuluş mücadelesinin yolunu çizdiler. Devam eden süreçler bakımından da gençlik bu özelliğini kaybetmedi. Toplumsal mücadelelerin içinde ezilen ve sömürülen kesimlerle omuz omuza sisteme karşı mücadeledeki yerini aldı. Son olarak Türkiye'de son yılların en önemli kitle hareketi olan Gezi İsyanı’nda gençliğin dinamizmini ve rolünü gördük. Boğaziçi direnişi hakeza öyle oldu. Diğer tüm ezilen kesimlerle birlikte, devletin saldırılarına maruz kalan tüm katmanlarla bir araya gelen ve direnişin önemli ana gücü olan gençlik, kendi rengini katarak var oldu. Bu da halk gençliğini Yeni Demokratik Devrim mücadelesinde önemli ve dinamik bir kesim yapıyor" ifadelerini kullandı.

Örgütlülük yoksa asimilasyon vardır

Devletin başta Kürdistan'da olmak üzere bütün gençlik üzerinde uyguladığı yozlaştırma politikalarını sorduğumuz YDG, "Kuzey Kürdistan’da gençlik 2015 öncesi ciddi bir bilinç ve örgütlenme içerisindeydi. Adına çözüm denilen tasfiye sürecinin çatışmalara evrilmesinden sonra faşist T.C, bu örgütlülüklere de ayrıca saldırılar yaptı. Kitlesel tutuklamalardan, katletmelere bir dizi politika Kürt gençliğini sindirmeye dönük uygulamalar olarak hayata geçti. Bu politikalardan fiziki olan saldırılara Kürt gençliği alışkındır ve bu onları daha fazla mücadeleye sevk etmektedir. Ancak ideolojik saldırılardan olan yozlaştırma saldırıları ne yazık ki Kuzey Kürdistan’da sonuç almaktadır" ifadeleriyle devletin bu politikalarının oldukça tehlikeli bir boyuta ulaştığını belirtti.

"Asimilasyon ve yozlaştırma politikaları birebir devlet kurumları, askeri, polisi ve istihbaratı örgütlemektedir" diyen YDG "Kürt gençliği kendi örgütlemelerini sağlayarak bu saldırıya dur demelidir. Çünkü örgütsüzlüğün olduğu yerde  yozlaştırma, asimilasyon vardır. Bu anlamıyla yozlaştırma odaklarına dönük gençliğin eylemleri ve tepkisi önemlidir. Biz de YDG olarak gençliğin yozlaştırma saldırılarına karşı özel olarak mücadele ediyoruz. Bu bağlamda ajitasyon/propaganda ve örgütlenme faaliyetlerimiz söz konusu. Özellikle yoksul emekçi semtlerde cezalandırma dahil bir dizi özel çalışmalarla bu saldırılara karşı aktif mücadele içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.