• Yoruba halkının düzenlediği Gelede ritüeli, kadını varlığına bedeninin ve aile içindeki rolünün ötesinde bir anlam kazandırıyor. Bilginin kuşaklar arasında aktarılmasında ‘anneler’ hafızanın taşıyıcısı oluyor.

 

Dünyanın birçok kültüründe kadınlar, hafızayı koruyan ve bilgiyi bir kuşaktan diğerine aktaran özel ritüellerle ilişkilendiriliyor. Bazı ritüeller kadınların varlığını kaydetmekle kalmıyor, onların gücünü toplumun dengesinin bir parçası haline getiriyor. Bu geleneklerden biri de “Gelede” festivali.

Batı Afrika’daki Yoruba topluluklarında, özellikle ileri yaştaki kadınlarla ilişkilendirilen kadim bir güç anlayışı bulunuyor.

Bilgelik, doğurganlık ve savunma

Bilgelik, doğurganlık ve korumayla ilişkilendirilen bu güç, toplumdaki dengenin bozulması halinde korkutucu bir niteliğe de bürünebiliyor. Bu anlayıştan doğan Gelede, Benin, Nijerya ve Togo’daki Yoruba topluluklarının en özgün geleneksel ritüellerinden biri olarak öne çıkıyor. Ritüelin ne zaman başladığına dair kesin bir tarih bulunmazken, Gelede modern dönemde kayıt altına alınıp incelenmeden önce kuşaklar boyunca sözlü olarak aktarılmış.

Güç ve toplumsal dengede

Kutlama, her yıl hasat mevsiminin ardından veya kuraklık ve salgın hastalıklar gibi kriz dönemlerinde düzenleniyor. Meydanlar açık hava sahnesine dönüşürken davul sesleri yükseliyor; süslü kıyafetler ve büyük maskeler takan figürler, şarkı ve danslar eşliğinde hareket ediyor. İlk bakışta renkli ve coşkulu bir halk kutlaması izlenimi veren Gelede’nin ardında daha derin bir anlam bulunuyor. Ritüel, Yoruba geleneklerinde “anneler” olarak adlandırılan; ileri yaştaki, toplumda saygın bir konuma sahip, deneyimli ve ruhani güce sahip kadınları onurlandırıyor. Buradaki “anneler” yalnızca biyolojik anneleri değil, toplum içinde sembolik otoriteye sahip daha geniş bir kadın figürünü ifade ediyor.

foto:AFP

Maskelerin ardındaki derin anlam

Gelede'de her unsurun simgesel bir değeri vardır. Maske yalnızca yüzünü örtmez, dans yalnızca hareket etmez; Şarkılar da salt müzik olmaktan çıkıyor. Gösterilen hikâyeler aracılığıyla anlatılır, toplumsal olaylar eleştirilir, hatta alay konusu edilir. Böylece meydan, toplumun kendisi hakkında konuşabildiği bir alana dönüştü. Dikkat çekici bir detay ise maskeli karakterlerin bol miktarda canlandırmasıdır. Erkek, maskenin ardına saklanarak “annelerin” gücünü sahneye taşır. Bu, erkeğinin sahip olabileceği bir kadının gücünü kabul edip ödüllendirdiğini gösterir. Geleneksel finansmana göre bu güç, büyümeyi sağlar; Sonuçta “anneleri” ödüllendirmek, bireylerin ile toplum, insanlarla ruhani güçler arasındaki dengeyi koruma çabasıdır. Festival, doğurganlık, refah ve korunma dualarıyla ilişkilidir.

Bir saygı göstergesi

Geleneksel anlayışta bu güç, toplumu koruyabilecek bir güç olarak görülüyor. Bu nedenle “anneleri” onurlandırmak, yalnızca ileri yaştaki kadınlara yönelik sembolik bir saygı göstergesi değil. Aynı zamanda birey ile toplum, insanlar ile topluluğun inandığı ruhani güçler arasındaki dengeyi koruma çabası olarak görülüyor. Bu nedenle Gelede tarihsel olarak doğurganlık, refah ve korunma için yapılan dualarla, yaşamın devamlılığının ve toplumun istikrarının sağlanması isteğiyle ilişkilendiriliyor.

Kültürel miras listesinde

Gelede kadını tek bir kimlik üzerinden tanımlamıyor. Anne, yaşlı kadın, bilge ve toplumda saygın bir konuma sahip kadın figürlerini onurlandırıyor ve kadının varlığına bedeninin ve aile içindeki rolünün ötesinde bir anlam kazandırıyor. Bilginin kuşaklar arasında aktarıldığı bir toplumda “anneler” aynı zamanda hafızanın taşıyıcısı haline geliyor.

2008’de UNESCO, Gelede’nin sözlü mirasını ve kültürel ifadelerini, Benin, Nijerya ve Togo’daki Yoruba topluluklarında kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek olarak Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil etti. NUJİNHA