- Kızıltepe Devlet Hastanesi’nde 3 yıldır dijital taciz ve tehditle hedef alınan sağlık emekçisi, “Sadece bir kişi tutuklandı. Olayın yalnızca bir kişiyle sınırlı olduğuna inanmıyoruz. Bunların kim ya da kimler tarafından yapıldığını bilmiyoruz” diye konuştu.
Kızıltepe Devlet Hastanesi’nde 20 ila 30 kadın sağlık emekçisinin yaklaşık 3 yıldır dijital taciz, tehdit ve şantajla hedef alındığı belirtilirken, soruşturma kapsamında Ş.A. adlı kişinin tutuklanması kadınların güvenlik kaygısını gidermedi.
Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ilçesinde bulunan Kızıltepe Devlet Hastanesi’nde kadın sağlık emekçilerine yönelik dijital taciz, tehdit, şantaj ve kişisel verilerin sanal medyada paylaşılmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Ş.A. adlı kişi tutuklandı. Mardin İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmada Ş.A.’nın sahte sanal medya hesapları ve yurt dışı kaynaklı telefon numarası üzerinden kadın sağlık emekçilerine yönelik tehdit, hakaret, taciz ve şantaj içerikli paylaşımlarla bağlantılı olduğu belirtildi.
Tacizci tutuklandı ama…
Kızıltepe Devlet Hastanesi çalışanı olmadığı öğrenilen Ş.A.’nın kendisini hastane çalışanı olarak tanıttığı belirtildi. Başka bir dolandırıcılık dosyası kapsamında aranan Ş.A., 17 Ağustos’ta yakalanarak cezaevine gönderildi. Kadın sağlık emekçilerine yönelik soruşturma kapsamında cezaevinde ifadesi alınan Ş.A., çıkarıldığı mahkemece bu dosya kapsamında da tutuklandı.
Ancak Ş.A.’nın tutuklanması, hastanede çalışan kadınların tedirginliğini gidermedi. Kadınlar, hastane çalışanı olmadığı belirtilen bir kişinin telefon numaraları, fotoğrafları ve hastane içerisindeki hareketlerine ilişkin bilgilere nasıl ulaşabildiğinin açığa çıkarılmasını istiyor.
Sanal alanda tehdit ve taciz
MA’ya konuşan ve güvenlik kaygısı nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen ve yaklaşık 4 buçuk yıldır hastanede çalışan bir kadın sağlık emekçisi, kendisinin son bir yıldır hedef alındığını ancak benzer olayların yaklaşık 3 yıldır yaşandığını sonradan öğrendiğini söyledi. Kendisinin yüz yüze herhangi bir saldırıyla karşılaşmadığını ancak sanal medya üzerinden taciz edildiğini aktaran sağlık emekçisi, “Sahte hesaplar açılıyordu. Fotoğrafımın üzerine telefon numaram ve müstehcen sözler yazılarak paylaşılıyordu. Ben doğrudan tehdit ya da şantaj içeren mesaj almadım ancak başka kadın arkadaşlarımıza yurt dışı kayıtlı bir telefon numarası üzerinden şantaj, tehdit ve hakaret içerikli mesajlar gönderiliyordu. Bunların kim ya da kimler tarafından yapıldığını bilmiyoruz” dedi.
Korku ve kaygıdan dolayı
Olayların hastanedeki 20 ila 30 kadını etkilediğini belirten sağlık emekçisi, bunlardan yalnızca 10’unun savcılığa giderek suç duyurusunda bulunduğunu aktardı. Diğer kadınların ise korku ve kaygılarından kaynaklı şikayette bulunamadığını düşündüğünü aktaran sağlık çalışanı “Biz bu durumu ilk olarak hastane yönetimi ile görüştük. Hastane yönetimi mağdur kadınların olduğu bir grubu oluşturduklarını belirterek sadece bizi o gruba aldılar ve ardından savcılığa gidip şikayet etmemizi istedi. Hastane yönetimi olarak da idari soruşturma başlatacaklarını aktardılar. Ancak Sağlık Bakanlığı tarafından doğrudan herhangi bir iletişim yada görüşme gerçekleştirilmedi" dedi.
Güvenli ortam sağlanmalı
Yaşananların ardından bazı kadın sağlık emekçilerinin mazeret tayini talebinde bulunduğunu belirten sağlık emekçisi, kadınların dilekçelerinde dijital tacize maruz bırakıldıklarını ve can güvenliklerinin bulunmadığını gerekçe gösterdiklerini söyledi. Ancak kadınların hastaneden ayrılmasının sorunu çözmeyeceğini vurgulayan sağlık emekçisi, “Bu şekilde tayin isteyerek gitmek bir işyerini güvenli hale getirmez. Bir ya da iki kişi gider ancak kalanlar yine güvenli bir ortamda olmayacak. Çözüm kadınların gitmesi değil, güvenli çalışma ortamının oluşturulmasıdır” dedi.
Bilgilere nasıl ulaşıldı?
Ş.A.’nın hastane çalışanı olmadığının belirtilmesinin kadınların soru işaretlerini daha da artırdığını ifade eden sağlık emekçisi, olayın en önemli noktasının kişisel ve hastane içi bilgilere nasıl ulaşıldığının açığa çıkarılması olduğunu söyledi. “Şu an sadece bir kişinin tutuklandığı belirtiliyor. Ancak biz olayın yalnızca bir kişiyle sınırlı olduğuna inanmıyoruz” diyen sağlık emekçisi, şöyle devam etti: “Eğer bu kişi hastane içerisinde çalışmıyorsa bizim bilgilerimize nasıl bu kadar rahat ulaşabiliyordu? Hastane içerisinde yaptıklarımızı, hareketlerimizi ya da yazışmalarımızı nasıl bu kadar iyi biliyordu? Biz bunun yalnızca bir kişiyle olacak bir durum olmadığını düşünüyoruz. Bunların birbirleriyle bağlantılı olabileceğine dair kaygılarımız var.”
Soruşturmanın Ş.A.’nın tutuklanmasıyla sonlandırılmamasını isteyen sağlık emekçisi, kadınların kişisel bilgilerinin kim ya da kimler tarafından elde edildiğinin ortaya çıkarılmasını istedi. MÊRDÎN