Güzel bir Beyrut göçebesi

Kültür/Sanat Haberleri —

Yasmine Hamdan

Yasmine Hamdan

  • 1976 Beyrut doğumlu şarkıcı, söz yazarı, oyuncu Yasmine Hamdan, dünyanın değişik yerlerinde sahne alarak Arapça şarkılar söylerken, dilin sınırlarını da yıkıyor. Trip-hop, elektronik ritimler ve geleneksel Arap sesleriyle geliştirdiği tarz, evrensel bir sese dönüşüyor.
  • Yasmine Amerikalı yönetmen Jim Jarmusch’un “Only Lovers Left Alive” (Sadece Âşıklar Hayatta Kalır) filminde “Hal” adlı şarkısını söylerken görülüyor. Jarmusch, “Yasmine sahneye çıktığında her şey yavaşlıyor. O, geçmişle geleceğin arasında bir yerde şarkı söylüyor” diyor. 
  • Yasmine, sadece Lübnan ve Arap sokağı hakkında değil, sevgi, aşk, özlem, umut, aldatılmışlık ve isyan hakkında da şarkı söylüyor. Şarkılarındaki kadın karakterler çoğunlukla ikircikli; hem güçlü hem kırılgan hem canlı hem solgun hem cesur hem tereddütlü tıpkı ülkesi Lübnan gibi…

DEVRİŞ ÇİMEN / KÖLN

“Beyrut / Toprağından kopmuş bir çiçek / Beyrut / Ah, onun güzelliği, eski güzel günleri / Beyrut / O korkunç son, hepsi boşa gitti / Solmuş…”

Yasmine Hamdan, Köln konserinin son şarkısında yer alan bu dizelerle, doğduğu kente sitem edercesine hüzünle bitirdi konseri.

1976 Beyrut doğumlu şarkıcı, söz yazarı, oyuncu Yasmine Hamdan'ın, dünyanın değişik yerlerinde sahne alarak Arapça şarkılar söylüyorken, siyasete ve özellikle ülkesine ilgisiz olmadığını, Köln’de dinlemeye gittiğim konserinde tanıklık ettim.

Şaşırtıcı bir biçimde dinleyenler arasında Araplar az, Avrupalılar çoktu. Tesadüfen değil, seçerek gelen ve şarkılarına eşlik eden dinleyiciler arasında izledim. Şarkı sözlerini anlamasam da, etkisi beni araştırmaya sürükledi.

 İç savaş ve göç

Lübnan’da 1975-1990 yılları arasında süren iç savaş, 200 binden fazla insanın ölümüne, yüz binlercesinin yaralanmasına ve bir milyondan fazlasının ülkeyi terk etmesine yol açmış. Savaşın başlamasından bir yıl sonra Beyrut’ta doğan Yasmine'nin çocukluğu da savaştan derinden etkilenmiş. Kardeşleri ve anne babasıyla birlikte ilk 15 yılını Beyrut, Kuveyt, Abu Dabi ve Yunanistan'da geçirmiş.

Beyrut’a dönüş

İç savaşın bitmesiyle doğduğu yere dönen Yasmine, henüz öğrenciyken Ekim 1997'de Zeid Hamdan ile birlikte “Soap Kills” grubunu kurmuş. Lübnan’ın kanlı geçmişini “yıkamak” istercesine sarkastik bir gönderme ile grubun adını belirlemiş. O dönem şarkıları İngilizce ve Arapça yazıp söylerken, bir değişime de yol açar. Trip-hop, elektronik ritimler ve geleneksel Arap sesleriyle geliştirdiği tarz, Lübnan ve komşu ülkelerini etkiler. Adı hiç duyulmamış ilk underground grubunun yaptığı “şehir müziği” bir başlangıç olur... Savaş sonrası melankolisini elektronik müziğin farklılığı ile birleştirip, Beyrut’ta geliştirdiği bu müzik dönemin gençliği için de bir alternatif veya çıkış yolu oluyor.

Paris ve müzikal yolculuk

2002'den beri Paris'te yaşamını sürdüren Yasmine, İngilizce söylemeyi bırakıp, sadece Arapça söylüyor. Alternatif Arap müziğinin belki de en önemli taşıyıcısıdır. Geniş kesimler değil, özel dinleyicisi olan bir sanatçı. Onun konserlerini dinleyenler farkına varmasa da şarkılarını Lübnan, Mısır ve Filistin'in çeşitli Arapça lehçelerinde geleneksel formların ötesine geçip, zenginleştirerek söylüyor. Bu, onun müziğinin sınırlara ve dillerin sırlarına sıkıştırılmadan, evrensel bir alana taşınmasına yol açıyor. Gitar ve elektronik müzik ile oluşturduğu özgün tarzı ile sözü ve şiiri buluşturup, dinleyicisini Arapça'dan evrensel düzeye genişletiyor. Müzikal kimliğinde Arapça'ya evrensel bir alan açarak hem duygusal ve hem de isyankâr bir tınıyı taşıyor. Dolayısıyla dünyanın değişik yerlerinde sahne alırken dinleyicilere tanıdık ama vokal ve melodisi ile doğduğu coğrafyanın esintilerini taşıyor.

İlk albüm: 'Ey insanlar'

2013’te yayımlanan ilk solo albümü “Ya Nass” (Ey İnsanlar) şarkısının ismini taşıyor:

“Ey insanlar, bana bilgeliğin yolunu gösterin

Belki bu korku kuyusundan bir çıkış yolu bulabilirim

O benim umutlarıma ihanet etti ve ülkeyi terk etti

Zihnimdeki gürültüyü temizlemek için güvercine soruyorum” diyor şarkının girişinde. Kuveyt'ten eski ve şiirsel bir balıkçı şarkısının uyarlaması olsa da, insanlar, Lübnan’a bir gönderme yaptığını düşünüyor.

Jarmusch filmi ve 'Ben bir göçebeyim'

Aynı yıl, Yasmine Amerikalı yönetmen Jim Jarmusch’un “Only Lovers Left Alive” (Sadece Âşıklar Hayatta Kalır) filminde “Hal” adlı şarkısını söylerken görülüyor. “Arap olmanız, Arapça bilmeyen birinden daha fazla müzik hissettiğiniz anlamına gelmez” dediği noktada, yolu Jim Jarmusch ile kesişmiş.

“Ve benim ne söylediğimi anlamasına gerek kalmadan, birlikte çalışmak istedi” dediği Jarmusch’un filmindeki sahne, onun tanınırlığını arttırır. Sahnede kamera, onun yüzüne odaklanır, sahne ve şarkı yavaşlar. Jarmusch, bu sahneyi şöyle özetlemiş: “Yasmine sahneye çıktığında her şey yavaşlıyor. O, geçmişle geleceğin arasında bir yerde şarkı söylüyor.” Yasmine, “Ben bir göçebeyim” dediği yerde, sınırlara dayalı müziği de aşıp, evrensel bir sese dönüşüyor.

Lübnan’a şarkılar

Ülkesi Lübnan’da çatışma, savaş ve yolsuzlukların yol açtığı siyasi ve ekonomik felaketler durmak bilmiyor. Lübnan'daki ekonomik çöküş, 2020 yılında Beyrut limanında meydana gelen ve 200'den fazla kişinin hayatını kaybettiği patlama, güneyde İsrail ile savaş ve genel olarak Gazze'deki savaş...

Onun bunlardan daha derin etkilendiği basına verdiği demeçlerde rahatlıkla okunabiliniyor. Haberlerde gördüğümüz olayların onu kişisel geçmişi nedeniyle etkilediğine dikkat çekerken, “Günümüz dünyasında, güncel olaylar hakkında fikir sahibi olmamak neredeyse imkânsız. Özellikle benim gibi bir geçmişi olan biri için. Savaşlar ve diğer kötü şeyler gördüm. Bu, sorular sormaya ve anlamaya çalışmaya neden oluyor. Bu deneyimleri şarkı sözlerime yansıtıyorum, ama daha çok ince bir şekilde” diyor.

Mahmud Derviş: Güzel olanlar

İkinci albümü “Al Jamilat” farklı bir kültürel yolculuk yapıyor. Albümün başlık şarkısı “Al Jamilat”, Filistinli şair Mahmud Derviş'in şiirine dayanıyor. Derviş aslında tüm insanları kastettiği “Güzel olanlar” şiirinde, farklılığa da şöyle dikkat çekiyor: “Güzel olanlar büyük olanlardır, güzel olanlar küçük olanlardır. Bu zıtlıklar, çeşitlilikle ilgilidir. Hepimiz komplikeyiz ve hiç kimse mükemmel değildir” der. Köln’de sahnede “Al Jamilat” şarkısını söylerken, Derviş’in sesinden şiir de eşlik eder.

Anlamsız savaş

Yasmine'nin geçen yıl çıkardığı son solo albümü “I remember, I forget”... Anlamı, “Hatırlıyorum, unutuyorum”.

Albümdeki şarkılarında ülkesinin acısı ile hesaplaşıyor gibi. Ülke anlamına gelen “Balad” ile kastedilen Lübnan'ı özetliyor: “Hareketsiz duruyorum ve ülkenin berbat durumda olduğunu görüyorum.

Savaşlardan, çatışmalardan ve gerginliklerden bahsediyorlar

Tüm bu acı çok anlamsız geliyor

Ateşle yok edilmiş ve mahvolmuş.”

Yatak odasında bir ceset

Yaklaşık altı milyon nüfuslu Lübnan, 18 tanınmış dini gruba

ev sahipliği yapmaktadır: Çeşitli Hıristiyan ve İslam toplulukları, Dürziler ve Aleviler... Ve tüm bu grupların aynı zamanda kendi siyasi partileri/fraksiyonları var. 1990 yılında iç savaşın sona ermesine yol açan anlaşma, tüm kurumları ve siyasi görevleri dini gruplar arasında paylaştırmış. Her şey, her dini grup için kotalarla düzenlenmiş. Cumhurbaşkanı Maruni Hıristiyan, başbakan Sünni ve meclis başkanı Şii olmalı. Ama demokrasi kurumsallaşmış ve toplumsallaşmış değil.

Yasmine “Hon” şarkısında buna atıfta bulunurcasına, şöyle diyor:

“Yatak odasında bir ceset var

Her gün burada cinayet provası yapıyorlar

Bundan kurtulamıyorum

Yeter

Burada yeterince konuşuldu

Küçük bir ülke

Büyük bir yara ile

Bazıları kalıyor

Bazıları kalıyor, bazıları kayboluyor.”

Yatak odasında yatan bir ceset ve büyük bir yara taşıyan küçük bir ülkeden bahsederken, sadece Lübnan değil, bunun dünyadaki herhangi bir ülke olabileceğine dikkat çekiyor. “Bütün dünya çöküyor. Kongo, Sudan, Filistin, Suriye olabilir. Müziğin güzelliği de bu, mutlaka belirli bir yerden bahsetmiyoruz, evrensel olabilir. Arapça şarkı söyleseniz bile. İnsanlar bu duyguyu anlıyor” diyor.

'Güzel şeylerden de etkileniyorum'

Bayern 2 Zündfunk ile yaptığı söyleşide, “Elbette bu savaşlar, kırılmalar, krizler ve trajediler müziğimin konusu ve ben bunları bizzat yaşıyorum. Bunlar hakkında yazıyorum. Aynı zamanda bunları dönüştürmek de istiyorum. Bölgeye baktığımda, orada olan tüm güzel şeylerden de etkileniyorum” diyor.

“Evet, çaresizlikle bir şekilde başa çıkmalı, ondan kaçmalısın. Ve bizim kültürümüzde keyif, eğlence ve mizah çok önemlidir. Kendine karşı alaycı olmak da öyle. Hayatta kalmak için çok önemlidir” derken Yasmine, sadece ülkesi değil ilişkiler, sevgi, aşk, özlem, umut, aldatılmışlık ve isyan hakkında da şarkı söylüyor. Şarkılarındaki kadın karakterler çoğunlukla ikircikli; hem güçlü hem kırılgan, hem canlı hem solgun, hem cesur hem tereddütlü, tıpkı ülkesi Lübnan gibi…

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.