• Şehit Rıdvan Korkmaz’ın annesi Meryem Korkmaz, oğlunun fedakâr biri olduğunu belirterek, “Rojava ve Kobanê’ye yönelik saldırılar karşısında sessiz kalmadı, bizden helallik istedi ve özgürlük mücadelesine katıldı” dedi.

 

Rıdvan Korkmaz (Sîser Tetwan), 1989'da Bedlîs’in Tetwan ilçesinde yurtsever bir aile içinde dünyaya gelir. O da milyonlarca Kürt çocuğu gibi daha çocuk yaşta devletin baskı ve zulmüne tanıklık eder. Gençlik yıllarında kendi gerçekliğini, halkını ve devletin uyguladığı baskıyı kavrar; bunu anlayarak inkâr ve imha politikaları karşısında sessiz ve tepkisiz kalmaz. Rıdvan Korkmaz, Haziran 2015’te Kürt halkına ve Kürt Özgürlük Hareketi’ne yönelik imha planlarının başlatıldığı bir süreçte, seferberlik ruhuyla özgür dağlara yönelir ve tarihi direnişe katılır. Sîser Tetwan, imha saldırıları, her türlü inkâr ve yok etme politikası karşısında sessiz kalmaz; ahlakı ve vicdanı bu durumu kabul etmez.

Rıdvan Korkmaz’ın annesi Meryem Korkmaz, oğlunun çocukluğunu, katılımını ve şehadetini, ayrıca kendi mücadelesini, AW'den Sema Gezici ve Önder Akbulut'a anlattı.

Gidersen beni mahçup etme

Barış Annesi Meryem Korkmaz, Rıdvan’ın çocukluğuna dikkat çekerek onun arkadaşlarına karşı sevgi dolu, fedakâr ve yardımsever biri olduğunu belirtti. Meryem Korkmaz, 1990’lı yıllarda köylere yönelik baskı, kuşatma ve saldırılara tanıklık ettiğini anımsatarak, şöyle devam etti: “Rıdvan, DAIŞ’in Kobanê’ye yönelik saldırılarından çok etkilenmişti. Her zaman, ‘Kobanê savaşına gideceğim’ diyordu. Bir gün, o ve bir arkadaşı birlikte, 11 Haziran 2015’te yanıma geldiler. Babası da boya işi yapıyordu. Babası, ‘Rıdvan, geldin de bana yardım edecek misin?’ diye sordu. Gülüştüler ve ‘Hayır, sizden helallik istemeye geldim. Anne, sütünü bana helal et, ben gideceğim’ dedi. ‘Nereye gideceksin?’ diye sordum. ‘Kararımızı verdik, Kobanê’ye gideceğiz. Karar verdik, gideceğiz. Kobanê’de ağır bir savaş var, Kobanê’yi özgürleştirmeye gideceğiz’ dedi. Arkadaşı da, ‘Anne, şaka yapmıyoruz, gideceğiz’ dedi.

Oğlum geldi, ona sarıldım, kokusunu içime çektim. ‘Oğlum, orada gidiş var, dönüş yok; zorluk ve sıkıntı, susuzluk ve açlık var. Eğer gidersen ve bir gün geri dönersen, arkadaşların ve halkın içinde beni mahcup etme’ dedim.

Güldü, bir kez daha bana sarıldı ve, ‘Hayır anne, bu kez kararımı verdim, gideceğim. Anne, sen 1990’lı yıllarda Şehit Xeyrî’ye bir söz vermiştin. Rıdvan’ın senin yardımcın olacağını söylemiştin’ dedi.”

Üç yıl sonra Sêrt'te

Meryem Korkmaz, oğlunun gerilla saflarına katılmasının ardından yıllarca ondan haber alamadı. Üç yıl sonra Sîser’in şehadetine ilişkin acı haberi aldı. Meryem Korkmaz, oğlunun şehadetini şöyle anlattı: “Bir gün bana haber geldi, Rıdvan’ın Sêrt’te olduğu söylendi. Biz ise Rojava’da, Kobanê’de olduğunu düşünüyorduk. Sêrt’te şehit düştüğünü söylediler. 2 Ekim 2018’de Sêrt’te şehit düştü. Cenazesini oradan getirdik; cenazeyi getirmek de çok zordu. Kuşatma altındaydık. Rıdvan ve arkadaşları kimyasal silahlarla şehit düşmüştü. Cenazeyi getirirken Ava Weqfê’ye (Buzlupınar) ulaştık. ‘Gidelim, kimyasal kokusu üzerinden gitsin’ dedim. Cenazemizi yıkamamıza izin vermediler. Sêrt’ten Bedlîs’e kadar kuşatma altındaydık.”

Barış Anneleri’ne katıldı

Meryem Korkmaz, oğlunun şehadetinin ardından Tetwan Barış Anneleri Meclisi’nde yer aldı. Artık hiçbir annenin yüreğinin yanmaması için barış, özgürlük ve onurlu bir yaşam amacıyla oğlunun mücadelesini Barış Anneleri içinde sürdürdü. Meryem Korkmaz, şunları ekledi: “Her zaman talebimiz barış oldu. Artık barış, özgürlük ve huzur gelsin diyoruz. Çocuklarımız özgür olsun, Serokumuz özgür olsun. Güzel ve ortak bir yaşam istiyoruz.”