Hepimiz Öcalan’ız
Dünya Haberleri —

Brezilya'nın işçi sendikaları
- Brezilya’da 20 ülkeden 70 sendikanın Öcalan’a özgürlük çağrısına öncülük eden Brezilyalı sendika Halk Sendika Merkezi (CSP-Conlutas) Ulusal Sekreterya Direktörü Matheus Crespo, “Öcalan’ın özgürlüğü bizim için esastır çünkü halk için, despotizme ve sömürüye karşı savaşanların siyasi nedenlerden dolayı tutuklanmasını kabul edemeyiz. Herkes için mücadele edenler hiçbir yerde hapsedilemez. Hepimiz Öcalan'ız” dedi.
SERKAN DEMİREL
Brezilya’nın Sao Jose dos Campos kentinde Eylül ayında yapılan Uluslararası Sendikalar Dayanışma ve Mücadele Ağ Toplantısı’nda 20 ülkeden 70 sendika Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük talebi içeren bir bildiri yayınladı. Bu bildirinin yayınlanmasına ön ayak olan Brezilya Central Sindical e Popular Conlutas (CSP-Conlutas) Ulusal Sekreterya Direktörü ve aynı zamanda Arjantin, ABD ve Meksika’da faaliyet gösteren Devrimci Yeniden Toparlanma Komitesi (CRIR) ve Brezilya Devrimci Sosyalist Hareketi (MRS) üyesi Matheus Crespo, “Öcalan’ın özgürlüğünü savunmak bizler için elzemdir” dedi.
Türkiye bir diktatör
Brezilya, İspanya, Portekiz, Fransa, İtalya, İngiltere, Polonya, Katalonya, Filistin, Peru, Fas, Namibya, Meksika gibi ülkelerden 70 sendikayı buluşturan bu toplantıda Öcalan ile ilgili ortak bir kararın çıkmasının önemine vurgu yapan Matheus Crespo, “Bu toplantıda, Kürt mücadelesinin ana lideri Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması için önerilen kararı da yazarak sunduk. Bu kararda aynı zamanda Türk devletinin diktatörlük özelliklerine sahip olduğu, kendi vatandaşlarına karşı sistematik zulüm uyguladığı, ifade, hareket ve örgütlenme özgürlüğüne saldırdığı, Türk ve Kürt halkını şiddet ve otoriterlik altında tuttuğu gerçeğine de değindik” dedi.
20’den fazla ülkenin oy birliğiyle
“Türkiye’deki bu uygulamalar karşısında Öcalan’ın özgürlüğü için mücadele etmek ve onu savunmak bizler için bir elzemdir” diyen Crespo şöyle devam etti: “20'den fazla ülkeden sendika temsilcilerini ve aktivistleri bir araya getiren bu uluslararası toplantıda Öcalan’ın özgürlüğüne talep eden ve bunun için mücadele edilmesini talep eden önergemizi sunduk ve önergeyi oy birliğiyle onayladık.”
Yasa dışı ve kabul edilemez
Kürt Halk Önderi Öcalan’ın 32 aydır kendisinden haber alınamadığını hatırlattığımız Crespo, “Öcalan’ın esaretini ve içinde bulunduğu tecrit koşularını, çok ciddi bir insan hakları ihlali, bir hukuksuzluk ve Öcalan'a, tüm Kürt halkına ve en temel haklara karşı işlenmiş bir suç olarak görüyoruz. Hukuki, insani ve siyasi açıdan, kendisinin tutukluluğu yasa dışı ve kabul edilemez. Tutukluluk koşulları ise uluslararası sözleşmeleri ve Türk Anayasası’nı ihlal eder niteliktedir” ifadelerini kullandı.
Tecrit ters tepti
“Öcalan'ı tecrit etmek, diğer aktivistleri sindirmeye çalışmak, Öcalan’ın Kürt ve Türk kitleleri üzerindeki etkisini durdurmaya yönelik sonuçsuz bir girişimdir” diyen Crespo şöyle devam etti: “Bu tecrit, Erdoğan’ın amaçladığının ötesinde tam tersi bir etki yaratıyor. Öcalan üzerindeki tecrit, Erdoğan’ın diktatörlük rejimine karşı haklı bir halk nefretini, siyasi mahkumların serbest bırakılması ve Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkı için verilen mücadelenin güçlendirilmesine neden oluyor.
Hepimiz Öcalan’ız
Crespo, “Brezilyalı bir siyasetçi ve sendikacı olarak Sayın Öcalan'ın özgürlüğü sizin için neden önemli” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Öcalan’ın özgürlüğü bizim için esastır çünkü halk için, despotizme ve sömürüye karşı savaşanların siyasi nedenlerden dolayı tutuklanmasını kabul edemeyiz. Ne Nikaragua’da ne Venezuela’da ne Küba’da ne Brezilya'da ne İtalya'da ne ABD'de ne de Türkiye'de. Herkes için mücadele edenler hiçbir yerde hapsedilemez. Öcalan hapiste kaldığı sürece Türkiye'de demokrasi olmadı ve bundan sonra da var olmayacak! Hepimiz Öcalan'ız!”
Crespo ayrıca, “PKK ve diğer Kürt örgütlerinin Suriye, Irak, İran, Türkiye ve diasporada verdiği tarihi mücadeleye büyük saygı duyuyoruz” diyerek “Öcalan büyük tarihsel Kürt lideridir” diye belirtti.
Sadece Öcalan değil hepimiz hedefiz
Kürt Halk Önderi Öcalan için 10 Ekim’de başlatılan küresel kampanyanın önemine de vurgu yapan Crespo, “Türkiye tek bir kişiyi, yani Öcalan’ı hedef aldı ama gerçekte hepimiz hedef alındık. Dünyadaki tüm aktivistler, Öcalan'ın ve bu diktatörlük rejiminin hedefi olan diğer tüm Kürt ve Türk siyasi mahkumların serbest bırakılması için mücadele etmelidir” mesajı verdi.
Suç ortağı olmayın
Crespo yapılabilecekleri de şöyle sıraladı: ““Uluslararası Sendika Ağı Toplantısı’nda onayladığımız bildiri gibi, dayanışma sözlerle, kararlarla ve eylemlerle ifade edilmelidir. Aynı zamanda bölgeye çalışma arkadaşları göndererek, fon toplayarak ve mümkün olan her şekilde dayanışma aktif olarak dile getirilmelidir. Bunun yanı sıra, içinde bulunduğumuz ülkelerin Erdoğan rejimini destekleyen ve Türk devletiyle özgürce ticaret yaparak Kürtlere karşı tetiğin çekilmesine yardımcı olan hükümetlerinin her birinin suç ortaklığını kınamak gerekiyor. Öcalan'ın serbest bırakılması için Türkiye’ye acil diplomatik baskı yapılmasından yanayız.”
CSP Conlutas, Brezilya’da 5-6 Haziran 2010’da düzenlenen Ulusal İşçi Sınıfı Kongresi’nde (Conclat) çeşitli sendikaların ve halk kuruluşlarının birleşmesiyle kuruldu. Bünyesinde kurulduğunda 140 sendika ve 2 milyon üye işçi bulunuyordu.















