- Son açıklanan şehitler arasında bulunan Simko Batman'ın annesi Şükriye Acar, "Dağlardan gelecek bütün arkadaşların annesiyim. Çocuklarımın birbirinden farkı yok. Onlar da benim için Simko’dur" dedi.
Oğlunun mücadelesini anlatan Şükriye Acar, kalıcı bir barışın tesis edilmesini ve herkesin bu barıştan faydalanmasını istediklerini belirterek, "Ben onun ve arkadaşlarının yoluna kurban olurum" diye konuştu.
Simko Batman’ın (Ferhat Acar) ailesi, Türk devletinin ağır saldırıları nedeniyle 1989'da Sason ilçesine bağlı Malêgir köyünden Êlih kent merkezine göç etti. Aile burada da çalışmalarını sürdürdü. Annesi ve babası, HEP, DEP ve daha sonra kapatılıp yeniden kurulan partilerin yönetimlerinde de yer aldı. Aile, 5 erkek ve dört kız kardeşten oluşuyor. Simko’nun ortanca kardeşi Eşref Acar da 2000’li yıllarda gazete dağıtımı yaptığı sırada tutuklandı ve yaklaşık iki yıl cezaevinde kaldı. Tahliye olduktan sonra gazete dağıtımına devam eden Eşref Acar, bir kez daha tutuklandı ve yine iki yıl cezaevinde kaldı.
Simko Batman da çocukken annesi ve babası ile eylemlere katılmaya başlar. 2011'de gençlik çalışmalarına dahil olur. Yaklaşık üç yıl boyunca çalışmalarını sürdürür ve Aralık 2014’te gerilla saflarına katılır. 11 Eylül 2024’te ise Güney Kürdistan’ın Garê bölgesinde şehadete ulaşır.
Son dönemde açıklanan şehitler arasında onun da ismi vardı. Êlih’te kurulan taziye ve anmada Simko Batman’ın ailesi de hazır bulundu. Annesi hâlen Barış Anneleri ile çalışıyor, babası ise DBP yönetiminde yer alıyor.
‘Düşmandan korkmam’ dedi
Simko Batman’ın annesi Şükriye Acar, AW'den Abdullah Esen'e konuştu. Acar, şunları paylaştı: “Okula gittiğinde, o ve iki arkadaşı okulda birinciydi. Çok yetenekliydi. Daha sonra gençlik çalışmalarına başladı. Gerillalar şehit düştüğünde her zaman gençlerin önünde yer alırdı. Çocukluğundan şehit düştüğü güne kadar herkes onu severdi. İnsanlara yönelik hakaretleri hiçbir zaman kabul etmezdi. Bir gün birlikte Roj Reş (15 Şubat) eylemine gittik. O ve polis karşı karşıya geldi ve orada ağır şekilde darp edilerek gözaltına alındı. Polisler bile ona şaşırmıştı. Gittiğimizde polisler, ‘Oğlunuz çok zeki’ dedi. Ona ‘Korktun mu?’ diye sordum. Bana, ‘Ben düşmandan hiçbir zaman korkmam’ dedi.
Çok çalışkan bir gençti
Örgüte katıldıktan sonra adını da Simko Batman yaptı. Bana o kadar bağlıydı ki ayrılacağına inanmazdım. Partinin neredeyse bütün eylem ve çalışmalarında yer aldı. Devrimci Yurtsever Gençlik (YDG-H) içindeyken kimse ondan çekindiği için bu parka gelmeye cesaret edemiyordu. Çok değerli ve çalışkan bir gençti. Yürüyüşlere katıldığımızda, o zaman daha çocuk olmasına rağmen Kürtçe marşlar söylerdi. Ailece orada bulunuyorduk ama ben kendi kendime, ‘O daha küçük, çalışamaz’ diyordum.
Arkadaşlarının yanına gittiğimde onlar da bana, ‘Oğlun çok zeki’ diyorlardı. Çok mutlu oluyordum. Başım oğlum sayesinde dik. Katıldıktan sonra, öğretmenleri birçok kez okulda onu öğrencilere soruyordu. Öğrenciler de öğretmenlerine, ‘Katılmış’ diyorlardı. Öğretmenleri onun için çok üzülüyordu. Kendi okulundaki öğretmenleri üzerinde bile o kadar etkisi olmuştu.
Yeni evden çıkmış gibi
Aile olarak yüreğimiz Ferhat’taydı. Tek isteğim onu görmüş ve sesini duymuş olmaktı. Rojava’ya geçtikten sonra bir gün beni aradı. Daha sonra onu televizyon ekranlarında bir görüntüde gördük; Garê’deydi. Gözüm o görüntüye iliştiğinde, sanki daha yeni evden çıkmış gibi üzüldüm. Fedakâr bir insandı; kendini her yerde kabul ettirmişti. Ben onun ve arkadaşlarının yoluna kurban olurum.
Anneler ağlamasın, derdi
Güler yüzlü bir insandı ve sevgisini herkesin kalbine yerleştirmişti. 12-13 yıldır onun hasretiyle, kokusuna duyduğum özlemle yaşıyordum. Hepsi benim ciğerparem ama insanın kendi ciğerparesi başka oluyor. Rojava’dayken konuşuyorduk. Bana, ‘Sen konuşurken ağlama’ ve ‘Anneler ağlamasın’ derdi. O günden beri artık sesini duyamadım. Çocuklara her zaman, ‘Yüreğimde bir korku var’ diyordum ama gözlerim onun gelişindeydi. Şehitler kervanına katıldığını bilmiyordum.
Arkadaşlarının da annesiyim
Yine de dağlardan gelecek bütün arkadaşların annesiyim. Benim için çocuklarımın birbirinden farkı yok. Geldiklerinde önlerine çıkacağım; onlar da benim için Simko’dur. Kendimi onların önüne atıp yollarını ve bahtlarını öpecek, onlara sarılacağım.
Bahtları açık olsun. Kalıcı bir barışın tesis edilmesini ve herkesin bu barıştan ve başarıdan faydalanmasını umuyoruz. Bu acıyı gördük, hiç kimse görmesin. Umudumuz, hayatta olan arkadaşların acısının annelerinin ve babalarının üzerine düşmemesidir. Şehîd namirin. Bijî Serok Apo.” ÊLİH