- KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, Hesekê saldırısının da Türk devletinin bir saldırısı olduğunu söyledi.
Eşbaşkan Hozat, ANF’de yer alan söyleşisinde Hesekê saldırısıyla ilgili sorulara da yanıt verdi. Türk devletinin, Uluslararası Koalisyon’un bir üyesi olmasına rağmen kurucularından olduğu DAİŞ’e desteğine devam ettiğini belirten Hozat, “Rojava Devrimi’ni tasfiye etmek için DAİŞ’i bir savaş gücü olarak gördü ve kullandı. Mevcut durumda DAİŞ, Türkiye’nin Suriye ve Irak gücüne dönüşmüş durumda. Türkiye DAİŞ’i Suriye ve Irak’ta hem Kürtlere karşı kullanıyor hem de Suriye ve Irak’ta siyasi etkisini arttırma gücü olarak kontrolünde tutuyor” dedi.
DAİŞ’in Hesekê’ye saldırısını planlayan ve yürüten esas gücün Türkiye olduğunu, Rojava’da işgal ettiği yerleri DAİŞ karargahına dönüştürdüğünü kaydeden Hozat, şöyle devam etti: “Efrîn, Serêkaniyê, Girê Spî şehirleri DAİŞ ve türevlerinin yerleşim merkezleri haline gelmiştir. Bunu ABD, Avrupa, Rusya ve herkes görüyor, biliyor ama ses çıkarmıyorlar. Rojava Devrimi’ni teslim almak için de DAİŞ’i her zaman Rojava’nın başında Demokles’in kılıcı gibi tutuyorlar. Bu açıdan ne tutuklu DAİŞ’lilere ne de DAİŞ’li ailelerin toplandığı Hol Kampı’na karşı sorumluluk üstlenmiyorlar. İsteseler uluslararası mahkemeler kurar, bu sorunu kısa sürede çözerler ama istemiyorlar.
Hesekê saldırısıyla amaçlanan Hesekê’nin ve tüm Rojava’nın işgalidir. Türk devleti bu saldırıda başarılı olsaydı, Hesekê’yi DAİŞ yoluyla işgal edecek ve diğer şehirlere yönelecekti. Bu kirli plan ağır bedeller karşılığında boşa çıkarıldı.
Saldırı, faşist Türk devletinin bir saldırısıdır. Rusya’nın ‘bu saldırı Özerk Yönetim’in Rojava’yı yönetemez, istikrarı sağlayamaz durumda olduğunu ortaya koydu’ mealindeki açıklamaları kuşku vericidir. ‘QSD insanlık suçu işliyor,’ açıklaması Suriye rejiminin de Hesekê saldırısında siyasi bir çıkar gördüğünü ortaya koymaktadır.
Ukrayna krizinin istismarı
ABD ve Rusya bu saldırı planının içinde doğrudan yer almasalar da Ukrayna krizinden kaynaklı olarak bu saldırıya sessiz kaldıkları düşünülebilir. Türkiye, Ukrayna krizinde ABD’den yana tutumunu belirledi. Ukrayna krizini de yıllardır ABD ve Rusya arasında yürüttüğü denge siyasetinin bir parçası yapmaya çalışıyor. Ukrayna krizinin tavan yaptığı bir süreçte Hesekê saldırısı gündeme geldi. Türkiye de böyle bir kriz anında bu saldırıya kimse ses çıkaramaz diye düşünmüştür.”