Hukuksuzluğa yargının tamamı ortak

Şirin Şen

Şirin Şen

  • ÖHD Êlih Şube Eşbaşkanı Şirin Şen, İmralı’daki hukuksuzluk haline Türk yargısının tüm organlarının ortak olduğunu söyledi.

İmralı’daki hukuksuzluğun her yere yayıldığını kaydeden avukat Şirin Şen, Yargıtay’ın AYM’nin üyeleri hakkındaki suç duyurusunun da bunun bir yansıması olduğunu söyledi.

Anayasa Mahkemesi (AYM) ile Yargıtay arasındaki yargı krizine dair tartışmalar devam ederken, birçok hukuk örgütünün "hukuksuzluğun temeli" olarak işaret ettiği İmralı’daki tecritten geri adım atılmıyor. İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde mutlak tecrit altında tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dan 32 aydır haber alınamıyor. Avukatlar ve ailenin başvuruları yıllardır ya yanıtsız bırakılıyor ya da “disiplin cezaları” gerekçe gösterilerek reddediliyor. 

MA’dan Fethi Balaman’a konuşan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Êlih Şubesi Eşbaşkanı Şirin Şen, İmralı’da Abdullah Öcalan’ı yalnız bırakmaya yönelik bir sistem kurgulandığını; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 2014’te verdiği ihlal kararını hatırlattı. AİHM’in 2014’te ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının “işkence yasağı ihlali" olduğuna karar verdiğini ve düzeltilmesi gerektiğini belirttiğini anımsatan Şen, "Ancak 9 yılda durum daha da kötüye gitti. Uluslararası hukuk tanınmadı ve tecrit ağırlaştırılmış bir şekilde devam ettirildi" dedi. 

İtiraz yolunu kapatıyorlar

İmralı'daki "disiplin cezalarının" gerekçelerinin de avukatlarla paylaşılmadığına dikkat çeken Şen, şöyle devam etti: “Avukatların bu disiplin cezalarına karşı itiraz yolunu kapatıyorlar. Avukatların itirazını süre bittikten sonra işleme alıyorlar. Avukatların ulaşamadığı bir karar var ortada. Yargının elbirliği ile oluşturduğu bir durum ortada. Bugüne kadar yapılan hiçbir başvuru kabul edilmedi. Bilgi talebi reddediliyor. Burada hukukun kırıntısı dahi yok. Hiçbir zaman hukuk tanınmadı. Anayasa Mahkemesi (AYM), Yargıtay diğer tüm kurumlar bu hukuksuzluğun ortağı” diye konuştu. 

İmralı’daki hukuksuzluk yayıldı

İmralı’daki hukuksuzluğun her yere yayıldığını kaydeden Şen, Yargıtay’ın AYM’nin üyeleri hakkındaki suç duyurusunun da bunun bir yansıması olduğunu söyledi. "Hukuk bir gün herkese lazım" diyen Şen, "Bir yerde bir hukuksuzluk başladığı zaman başka yere de taşınır. İmralı’da uygulanan hukuksuzluk haline yargının tüm organları ortak oldu. Şimdi ise yaratıkları hukuksuzluk hali, ülkeyi içinden çıkılmaz bir hale getirdi" diye konuştu. 

Maalesef hukukla çözülmüyor

Tecridin kaldırılması için kamuoyu oluşturulması gerektiğini vurgulayan Şen, şunların altını çizdi: "Adil yargılama, etkili başvuru, haberleşme, aile ve özel hayata saygı, sağlık, özgürlük ve güvenlik hakkının tümü engelleniyor. Gelinen aşamada hukukla çözülecek bir durum maalesef yok. Ancak kamuoyu oluşturularak iktidarın adım atması sağlanabilir.” BATMAN

 

*****

Gemlik “Özgürlük Yürüyüşü”ne çağrı

Bir kez daha Gemlik

Abdullah Öcalan’a dönük tecridin kaldırılması ve fiziki özgürlüğünün sağlanması talebiyle bir kez daha Gemlik'e yürüyüş düzenleniyor.  

Kurdistan ve Türkiye’nin birçok kentinden katılımla 18 Kasım’da yapılacak “Özgürlük Yürüyüşü”nü adresinin, Bursa'nın Gemlik ilçesi olarak seçilmesinin temel nedeni, geçmiş dönemlerde İmralı Adası'na giden kosterlerin buradan kalkması. Kürtler ve dostları, geçmiş dönemlerde de birçok kez Gemlik'e doğru yürüyüşler gerçekleştirdi. İlki, 4 Eylül 2005’te Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) öncülüğündeydi. Tüm engellemelere rağmen Amed, Sêrt, Adana, Mersin, Mereş, Riha, Dîlok, Semsûr, Antalya, Ankara, Bursa, Eskişehir, Hatay, Mêrdîn, Wan, Qers, Îdir, Erdexan ve Agirî gibi kentlerden 5 bin kişi yola koyuldu. Binlerin konvoyu, Bursa’nın İnegöl ilçesi ile Bursa Karacabey'de polisler tarafından durduruldu. Kitle kimi yerlerde araçlar durdurulup engellenirken, kimi yerlerde engellemeler protestolar ile karşılandı. Yürüyüşe katılan binlerce kişi, durduruldukları noktalarda taleplerini dile getirdi. Kitle, dönüş yolunda Bilecik’in Bozüyük ilçesinde ırkçı saldırıya uğradı. Organize edilmiş ırkçı saldırıda birçok kişi yaralandı. 

6 yıl sonra yeniden

Gemlik’e 2. yürüyüş, 2011’de Uluslararası Komplo’nun ilk adım olan 9 Ekim’in yıl dönümünde “Öcalan’a Özgürlük” şiarıyla gerçekleştirildi. 80 gün boyunca “hava muhalefeti var" ve "koster bozuk" gerekçeleriyle uygulanan tecride karşı başlatılan yürüyüşe, TUHAD-FED öncülük etti. Bursa Valiliği, yürüyüş öncesinde üç gün boyunca Bursa’da yapılacak eylem ve etkinlikleri yasakladı. Buna rağmen Gemlik’e doğru toplam 40 ilden yüzlerce araç yola çıktı. Yürüyüş güzergahlarında eylemcilerin araçları durdurularak engellendi. Engellenmesi birçok ilde protesto edildi. AKP binalarına siyah çelenler bırakıldı, yürüyüş ve açıklamalar yapıldı.

Avukatlar protesto etti

Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği’nin (ÖHD) çağrısıyla 200’e yakın avukat, Abdullah Öcalan ile avukatlarının görüşmesinin engellenmesinin başladığı tarihin yıl dönümü olan 27 Temmuz 2015’te Gemlik'e gitti. Avukatlar, milletvekili ve çeşitli sivil toplum örgütü temsilcilerinin katılımıyla tecridi protesto etti. Gemlik’te Jandarma Komutanlığı önünde toplanan avukatlar, İmralı’ya gitmek için dilekçe verdi. Ancak “koster arızalı” gerekçesiyle dilekçe işleme alınmadı. Avukatlar, cübbelerini giyip “İmralı tecridine hayır Öcalan’a özgürlük” yazılı pankartı açarak durumu protesto etti.

Amed’den Gemlik’e

TUHAD-FED öncülüğünde 1 Ağustos 2015’te Amed’den Gemlik’e yürüyüş düzenlenmek istendi. Eylemciler, "Yüz binler özgür insanla buluşuyor" ve "Öcalan'a özgürlük" yazılı önlükler,  üzerinde Öcalan'ın fotoğrafının bulunduğu bayraklar ile yürüyüşün başlayacağı Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Amed İl binası önünde toplandı. Yürüyüşe geçecek kitleye saldırıldı,  yürüyüş engellenmeye çalışıldı. 

15 Şubat’ın yıl dönümünde

HDP, DBP ve Barış için Öcalan'a Özgürlük Platformu’nun çağrısıyla Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin yıl dönümü olan 15 Şubat 2016’da Bursa'dan Gemlik'e "Komploya hayır Öcalan'a özgürlük” şiarıyla yürüyüş düzenlendi. HDP Osmangazi Temsilciliği önünde "Barışın muhatabı Öcalan'dır. Tecride son. Öcalan'a özgürlük" pankartını taşıyarak yürüyüşe geçen kitleye polis saldırdı. 

Özgürlüğü savunmak için

Decridin devam etmesi nedeniyle 12 Haziran 2022’de HDK, DTK, TJA, HDP, DBP ve MED TUHAD-FED öncülüğünde "Büyük Gemlik Yürüyüşü" düzenlendi. “Tecrit siyasetine karşı özgürlüğü savunmak için Gemlik’e yürüyoruz” şiarıyla yapılmak istenen yürüyüş için Kurdistan kentleri başta olmak üzere Çukurova, Marmara, Ege, Akdeniz gibi birçok bölgeden binlerce kişi otobüslerle yola koyuldu. Otobüsler, engellendi, keyfi para cezaları verilerek çok sayıda kişiye şiddet uygulandı. Çok sayıda kişi ise kendi özel araçlarıyla tüm engellemelere rağmen yürüyüşün İstanbul ayağı olan Kadıköy’de buluştu. Tüm engellemelere rağmen Kadıköy sokaklarında “Bijî Serok Apo”, “Her yer tecrit her yer direniş” ve "Selam selam İmralı’ya bin selam" sloganlarıyla yürüyüş gerçekleştirildi.   

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.