- Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'nde iki çocuğu şehit düşen Şafi Aratemur, "Herkesten daha fazla barış koşullarının oluşmasını istiyoruz ve birlikte yaşamaya hazırız, ancak zihniyetin ve yasaların değişmesi gerekiyor" dedi.
Gerillaya 2005'te katılan kızı Mizgin Aratemur’u (Hêvî Roj) 24 Mart 2012’de Bedlîs’in Xîzan (Hizan) ilçesine bağlı Şêx Cuma alanında çıkan bir çatışmada; 2013'te katılım sağlayan oğlu Uğur Aratemur’u (Şevger Hêvî) da 17 Nisan 2016’da Nisêbîn’deki (Nusaybin) öz yönetim direnişinde yitiren Şafi Aratemur, MA'ya konuştu. Yaklaşık 50 yıl devam eden savaşın hukuksuz ve ahlaki olmayan yöntemlerle yürütüldüğünü belirten Aratemur, uygulanan politikaların Kürtleri yok etmeye dönük olduğunu söyledi. Kürtlerin her direnişinin bastırılmasında ulusal birliğin sağlanamamasının da etkili olduğunu kaydeden Aratemur, "En önemlisi de Sayın Abdullah Öcalan gibi bir önderliğin olmamasıydı. Bundan dolayı gelişen koşullara uygun bir yenilenme sağlanamadı" dedi.
Değişim artık zorunlu
Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve ahlaki açıdan ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğuna işaret eden Aratemur, mevcut koşullarda değişimin zorunlu hale geldiğini söyledi. Rêber Apo'nun geliştirdiği paradigmanın Kürt halkının ayakta kalmasını sağladığını belirten Aratemur, barışın sağlanması için gerekli koşulların oluştuğunu dile getirdi.
Barış herkesin ihtiyacıdır
Rêber Apo'nun, 50 yıldır süren savaşı sonlandırdığını, buna rağmen halen seçim, ihale ve iktidar hesapları yapanların olduğunu vurgulayan Aratemur, "Oysa büyük bir savaş çıkarsa ne Kürtler ne de Türkler bundan kurtulabilir. Bu nedenle temel ihtiyaçlardan daha fazla barış ortamına ihtiyaç var. Ne Kürtlerin, ne Türklerin, ne Arapların ne de başka halklardan insanların ölmesini istiyoruz. Bizim de dünya halkları gibi haklarımız var. Bu zihniyetin değişmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.
Rêber Apo'yu ve süreci sonuna kadar desteklediklerini söyleyen Aratemur, şunun altını çizdi: "Herkesten daha fazla barış koşullarının oluşmasını biz istiyoruz. Birlikte yaşamaya hazırız, ancak bunun için yasaların değişmesi gerekiyor." ÊLIH
***
Şehide 7 yıl sonra prim borcu
- Türk devletinin 7 yıl önce Efrîn işgali sırasında katledip cenazesini vermediği Dijwar Aydoğan'ın 20 Mayıs 2026'dan itibaren 80 bin 333 TL genel sağlık sigortası prim borcu olduğu tebliğ edildi.
Türk ordusu ve bünyesindeki çetelerin 2019'da Efrîn bölgesine dönük işgal saldırılarında şehit düşen YPG’li Dijwar Aydoğan’a (Rênas) 80 bin TL genel sigorta pirim borcu kesildi.
Mêrdîn’in Stewrê (Savur) ilçesine bağlı Barman köyünde yaşayan aileye, borç tebligatı iletildi. Artuklu Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü tarafından gönderilen tebligatta, 7 yıl önce şehit düşen Aydoğan’ın 20 Mayıs 2026'dan itibaren 80 bin 333 TL genel sağlık sigortası prim borcu bulunduğu iddia edildi. 7 yıldır oğlunun cenazesini arayan anne Emine Aydoğan, oğlunun resmi olarak ölümüne dair bir işlemin yapılmadığını ve bunun da mağduriyete neden olduğunu söyledi.
Aydoğan Ailesi, 2023'te kendilerini istihbarat olarak tanıtan kişilerin baskı ve tacizlerine maruz kalmıştı. Aile fertleri bir yıldan fazla bir süre içinde “istihbarat elemanı” olduklarını söyleyen kişilerin taleplerini kabul etmedikleri gerekçesiyle defalarca alıkonulmuştu. Aile süreklileşen tehditler üzerine suç duyurusunda bulunurken, "HDP'nin önünde oturma" dayatmasına maruz kalmıştı. MÊRDÎN