İmralı’yı toplumsal refleks açar

11 Eylül 2020 Cuma - 17:03

  • En uzun çatışmasızlık dönemini sağlayan 12 Eylül 2012’deki süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemcilerinden olan Salih Tekin, İmralı kapısının ancak toplumsal refleksle açılacağını belirtti.  

İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 21 yıldır tutulan Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit politikası devam ediyor. Devletin Kürt sorununa paralel yaklaşım gösterdiği Öcalan, 40 yıldır süren savaşta her fırsatta barış önerileri sundu. Buna rağmen gelen bütün iktidarlar, Öcalan üzerindeki tecridi kesintisiz sürdürdü. Tutsaklar, tecridi kırmak için birçok kez açlık ve ölüm orucu eylemleri yaptı. Eylemler sonucu Öcalan ile görüşme ve diyalog yolları sağlansa da sistematik tecrit politikası değişmedi. 

‘Diyalog süreci’ni getirdi

 Tutsakların tecride karşı başlattığı eylemlerden birisi 12 Eylül 2012’de gerçekleşti. Öcalan’ın “sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması, ana dilde savunma ve eğitim hakkının tanınması” talepleriyle 58 cezaevinde 483 tutsağın başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi, ‘diyalog süreci’ni başlattı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinde Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nde PKK’nin öncü kadrolarının “Tarihi büyük direniş” olarak adlandırdığı işkence ve kötü muameleye karşı başlattığı direnişin yıl dönümünde alınan bu eylem kararı, tam 67 gün sürdü.  

En uzun çatışmasızlık

 Açlık grevi sonrası Öcalan ile Türk devleti arasında başlayan görüşmeler sonucunda 40 yıllık savaşta en uzun çatışmasızlık süreci başladı. Yaklaşık üç yıl süren çatışmasızlık sürecinin sonunda İmralı Heyeti ile devlet/hükümet yetkilileri tarafından “Dolmabahçe Mutabakatı” olarak bilinen 7 maddelik deklarasyon açıklandı. Ancak AKP Genel Başkanı Erdoğan, deklarasyonu reddederek, “Yok hükmündedir” deyip süreci bitirdi. Erdoğan’ın açıklamanın ardından Öcalan’la görüşmeler yeniden engellenmeye başlandı. Erdoğan’ın genel seçimler öncesi 5 Nisan 2015 çözüm sürecinin rafa kaldırıldığı yönündeki açıklamasının ardından savaş politikalarına dönüş yaptı. Süreç tamamen kesintiye uğradı ve tecrit yeniden başlatıldı. 

Tecrit tüm halkadır

O dönem Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki açlık grevi eylemcileri arasında yer alan Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) yöneticisi Salih Tekin, MA’ya yaptığı açıklamada, tecrit politikasının sorunları derinleştirdiğini ve Öcalan’ın rehine olarak tutulduğunu söyledi. Tekin, toplumsal refleksler olmadan İmralı kapısının açılmadığına dikkati çekti. Tekin, şunları kaydetti: “2012 açlık grevi eylemiyle bir iyileşme ve diyalog sürecine evirildi ama daha sonrasında iktidar süreci 12 Eylül askeri darbeyi dahi aratacak sürece evirdi. Gelinen süreçte tecrit sisteminin temel mantığı Öcalan’ın toplumla olan bağlantısının kesilmesi hedeflenmektedir. Çünkü bugün tecrit sadece Öcalan’a değil tüm halklara uygulanmış durumda. Toplumun talepleri artık tecrit altındadır. Tecrit artık sonlandırılmalıdır. Tecridin sonlandırılması için demokrasi gereklidir. Kürt sorunu ve diğer sorunların giderilmesi için İmralı kapısının açılması gereklidir. Bunun içinde sivil toplumun ve muhalefetin tepkisi gereklidir.”  AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.