İntihar değil toplumu çökertme

Kadın Haberleri —

Rojwelat Kızmaz

Rojwelat Kızmaz

  • Kardeşi Rojwelat Kızmaz’ın arama sürecinin, ailenin politik kimliği nedeniyle engellendiğini ifade eden Mehmet Kızmaz, bölge genelinde genç nüfusu hedef alan bu durumun bilinçli bir toplum çökertme politikası olduğunu vurguladı.
  • Mehmet Kızmaz, kardeşini ölüme götüren etken sebeplerin üzerinde durulması gerektiğini vurgulayarak, “Gülistan Doku’nun dosyasındaki gelişmeler, ‘Acaba kardeşim Dêrsim’de ne yaşadı?’ sorularını beraberinde getirdi” dedi.

Êlih’te 9 Şubat 2024’te evinden çıktıktan sonra kendisinden haber alınamayan Rojwelat Kızmaz’ın cansız bedeni, ailesinin yürüttüğü arama çalışmalarının ardından Hasankeyf Baraj Gölü’nde bulundu. ANF’ye konuşan Rojwelat’ın abisi Mehmet Kızmaz, kardeşinin hayattayken bilinçli bir ihmalle aranmadığını ve yardım eli beklerken ölüme terk edildiğini vurguladı. Arama sürecinin, ailenin politik kimliği nedeniyle engellendiğini ve bu durumun aslında “ölüme itme” yoluyla işlenmiş bir cinayet olduğunu ifade eden Kızmaz, Gülistan Doku dosyasındaki gelişmelerle birlikte yeniden adli makamlara bir başvuruda bulunacaklarını açıkladı.

Rojwelat Dêrsim’de ne yaşadı?

Mehmet Kızmaz, kardeşini ölüme götüren etken sebeplerin üzerinde durulması gerektiğini ve bu etkenlerin de bir suç teşkil ettiğini vurgulayarak şunlara dikkat çekti: “Gülistan Doku’nun dosyasındaki gelişmeler, ‘Acaba kardeşim Dêrsim’de ne yaşadı, benzer şeyler mi yaşadı, bir şeyler mi biliyordu?’ sorularını beraberinde getirdi. Benzer durumlar belki onlarca kez yaşandı; nitekim Gülistan aranırken o şehirde iki kadının daha cansız bedenine ulaşıldı.” Mehmet Kızmaz, kardeşinin Dêrsim’de kaldığı dönemde yaşadığı belirgin değişimi dile gerirerek, bu sürecin titizlikle incelenmesi gerektiğini ifade etti: “Dêrsim’de neler yaşandığına dair sorularımız hala güncelliğini koruyor. Gülistan’ın durumunun kardeşimin üzerinde apayrı ve sarsıcı bir etki yarattığı aşikardır. En yakın arkadaşının bir belirsizliğe mahkum edilmesi ve başına gelenler, Roj’u bu sonuca götüren süreci tetiklemiş olabilir. Acaba Rojwelat bir şeyler mi biliyordu, bir vicdan azabı mı yaşıyordu yoksa başka bir durum mu vardı? Arkadaşının kaybı bizler için hala büyük bir soru işaretidir. Kardeşimin yaşama isteğinde, enerjisinde ve motivasyonunda bir kırılma olduğunu zaten fark ediyorduk. Kardeşimi 'intihar' kavramıyla anmak istemiyorum; çünkü sonuç bu olsa dahi, onu o noktaya götüren sebeplerin her biri suçtur.”

Ailenin politik kimliği

Arama sürecindeki ihmallerin ve yaklaşımın ailenin politik kimliğiyle bağlantılı olduğuna inandıklarını belirten Kızmaz,“Kardeşim için başvurduğumuz mahalle karakolundaki kolluk kuvvetleri, daha yakın zamanda erkek kardeşimize okul ve iş çıkışlarında ajanlık dayatması yapan, ‘seni yaşatmayız’ diyerek mobbing uygulayan memurlarla aynı kişilerdir. Dosyanın mevcut haliyle kardeşime doğrudan başka bir müdahale olmasa dahi, ailenin politik bir kıskaca alınması, onun ruh halini derinden etkileyen bir durumdu” dedi.

Ailenin geçmişten bugüne maruz kaldığı baskıların Rojwelat’ üzerindeki etkilerine değinen Kızmaz,“Kardeşim, babamızın cezaevine girdiği ve işkence gördüğü duyumlarıyla büyüdü. Gece yarısı ‘terör operasyonu’ denilerek annem ve kız kardeşimle birlikte yataktan kaldırılıp saatlerce evde kötü muameleye maruz kaldı” diye konuştu.

Kayıplar dahi eşit aranmadı

Rojwelat’ın Dêrsim’de bulunduğu süreçte yaşadıklarının Gülistan Doku dosyasıyla bir bağı olup olmadığının etkin bir şekilde soruşturulması gerektiğini vurgulayan Mehmet Kızmaz,

“Dêrsim’de kaldığı süre boyunca yaşadığı sebepler üzerinde duracağız. Şu bir gerçek ki; yaşarken eşit olmadığımız gibi kayıp sürecinde de eşit muamele görmedik. ‘Öteki’ kavramı burada çok hafif kalır; bizim kaybımız dahi eşit aranmadı. Bir insanı kurtarmanız gerekiyorken -göreviniz buyken- bunu yapmıyorsanız ve sonuç ölüm oluyorsa, bu da bir cinayettir. Cinayet olması için illaki fiziki bir müdahale gerekmez” ifadelerini kullandı.

Yansıyanlar buzdağının görünen kısmı

Bölgedeki şüpheli ölümlerin ve istismarların temelinde yatan cezasızlık politikasına dikkat çeken Mehmet Kızmaz, şunları kaydetti:“Gülistan Doku dosyasında valinin korumacı tavrından, İpek Er’in bir uzman çavuş tarafından istismara uğrayıp hayattan koparılmasına kadar bu güç bir yerden alınıyor. Bölgedeki bu tablo, cezasızlık politikasının bir sonucudur.

Fail, bir insanı hayattan koparıyor ama ceza almıyor; bu da kamu görevlilerinde bir cesaret ve bir teşvik yaratıyor. Bölgede fuhuş ve istismar, özellikle ailesinden uzak üniversite öğrencileri üzerinde şantaj ve tehditlerle bir ağ gibi örülmüş durumda. Medyaya yansıyanlar buzdağının sadece görünen kısmı.

Gençler bu şekilde hayattan koparılıyor ve buna ‘intihar’ denilmemesi gerekiyor.”

Kızmaz, bölge genelinde genç nüfusu hedef alan bu durumun bilinçli bir toplum çökertme politikası olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: “Batman, 2000’li yıllarda bu olaylarla anılıyordu, ancak medyaya yansımıyor olması bu durumun bittiği anlamına gelmiyor. Bu yolla toplum ve aileler çökertiliyor. Bizim talebimiz, arama sürecindeki ihmallerin ve kardeşimin o şehirde yaşadığı kırılmaya sebep olan etkenlerin titizlikle araştırılmasıdır.” HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.