İzlerinizi taşıyoruz, taşıdığımız izlerinizi süreceğiz!

Forum Haberleri —

Gerîlayên HPG û YJA Starê 5’ê Kanûnê li herêma Zapê li leşkerên Tirk ên dagirker xistin.

Gerîlayên HPG û YJA Starê 5’ê Kanûnê li herêma Zapê li leşkerên Tirk ên dagirker xistin.

  • Bu öykü binlerin, milyonların gözlerine izler sürmüştür.
  • İzler, gözlere anlamlı bakışlarını vermiştir. Bu iz sürülecektir.
  • Kürt halkının yüzü suyu hürmeti Metîna, Zap ve Avaşîn’dedir

Pîran DOZDAR

Derin bir anlam ırmağınının aktığı yatak üzerinde bulunan kayalara çarpan su kütlelerinin, hissettiği acılar bütününün seslerini duyuyorum. O sesler, var olmanın dayanılmaz acısının tarifsiz duygularını verse de, izlerini silmeyecek; aksine güçlendirecek, güçlendirdikçe izlerin acısını sürüp büyük yaşayacağız.

Kürdistan derin vadilere, yüksek ve engin dağlara, uçsuz bucaksız ovalara, suyu tükenmeyen-yaşama can veren nehirlere, baskı-yakmalara rağmen, ocağı sönmeyen köylere ve serhildanı eksik olmayan şehirlere, o ocak ve serhildanlarda büyüyen kızları ve oğullarının bu vadi, dağ ve ovalarda kazdığı, tarihe adı "Savaş Tünelleri-Şikeft" olarak geçen direniş yuvalarına sahiptir.

Direniş yuvalarında bir yaşam örülüyor; bir yaşam örgütlendiriliyor, yeni yaşamı kendini-kendi olabilmeyi-işgalciliğin yarattığı kişiliği yıkarak, bir bütünen varlığını ve bulunduğu alanı korkunun siyah perdesini yakar ve yıkarak, geçmişle yüzleşerek, geleceğe kararlı yürüyerek ve ne miras bırakacağını bilerek kuruyorlar.

Eskiye, bize ait olmayan her şeye; işgalcilik, sömürü, faşizme inat ve onlara karşı savaş verilerek, toplumsal gerçekliklerinde, kişiliklerinde açığa çıkartarak; yeniye dair ne varsa yeniden demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigma temelinde yaratılıyor.

İnsanlık, tarihte gelişen saldırıların küllerini burada üzerinden yeniden atıyor. Geçmişe giderek, gelecekleştirilen ve yenilenen direnişle harmanlanan bir insanlık, Kürdistan’dan bütün Ortadoğu ve dünya’ya yayılıyor. Bunu Kürdistan’ın adı, sanı, yeri bilinmeyen tepelerinde kanlarının son damlasını dahi direniş ve yeni yaşam uğruna vererek, yaratımlaştırarak insanlığa canlar armağan ediliyor. Canlar; demokrasi, adalet, eşitlik, sosyalizm, özgürlük olup, halkların üzerine yeni bir yaşam olarak karışıyor.

İnsanlık, doğduğu coğrafyada toprağına, suyuna, dağına bağlılığının verdiği anlamlılık ile şekillenir. Bu haliyle insanlık doğasına normal bir toplumsallık ile yaşama katılımını sağlar. Bunun aksi durumu, yani doğasından, toprağından özcesi ülkesinden koparılması halinde insanlık bir saldırı altında olur; ülkesinden koparılması nedeniyle savunma mekanizması güçlü olmaz. Bu durumda kültür, dil, yaşam bir soykırım kıskacında erozyon yaşar. Olması gereken kişi yerine kendisine anlam vermeyen, ne yaptığını bilmeyen birine dönüşür. Bilmediği bir toplumda, bilmediği bir yaşamda bir zorba ve bir dayatma ile oluşturulan insanlığın öğütülmesi çarkına su taşıyan olur.

Bu duruma bir karşı çıkış olarak Önder APO öncülüğünde PKK, direnişiyle oluşturduğu yaşam bin yılların intikamıdır. Bu intikam oluşturulacak olan yeni yaşamdır.

İntikam, salt var olan duyguların istenilen şekilde yerine getirilmesinden-rahatılmasından fazla bir durumun ifadesidir: İntikam yeniden anlamlandırılmıştır; yeniden bir ifadeye kavuşturulmuş, toplumsal olan gerçekliğimizle yüzleşip, geleceğin var olma inşa gerçekliğinde bir anlam bütünlüğü içerisinde şekillendirilmiştir.

Başta tam anlamı ile yaşanan savaşı yani soykırım saldırısını, buna karşı geliştirilen varlık ve onur direnişini her ne kadar anlatabilmek, anlaşılır kılmasını sağlamak zor olsa da, belli bir çerçevede ifade edebilmek gerekir.

Kürdistan, her yönüyle insanlığın soy sürdürebilmesi, yaşamını örmesi ve devam ettirebilmesi açısından elverişli bir coğrafya da yer almaktadır. Bu durumda Kürdistan, tarih öncesi bilinmeyen ve bilindiği kadarı ile günümüze dek süren talan-işgal saldırılarına sürekli olarak maruz kalmıştır.

Kürdistan’da yaşayan başta Kürt halkı olmak üzere bütün halklar sürekli olarak bir cendere de tutulmak istenmiştir. Bunun bir karşı çıkışını ifade eden, bir kabullenmeyişi-kabul etmeyenleri olmuştur. Tarihten günümüze dek savunucular olmuştur.

Günümüz savunucuları özgüçleriyle, özbenlikleriyle "savaş tünellerinde" yaşamlarını, geçmiş direnişlerden aldığı güç ile kabullenmeyişin savunucuları olarak yeniyi yaratma uğrunda feda edip, bin yılların tarihsel yaratımların son halkası olma öyküsünü yazmışlardır. Bu öykü devam ettirilme yolundadır. Bu öykü binlerin, milyonların gözlerine izler sürmüştür.

İzler, gözlere anlamlı bakışlarını vermiştir. Bu iz sürülecektir.

Kürt halkının yüzü, suyu, hürmeti Metîna, Zap ve Avaşîn’dedir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.