Kadın katliamı cins kırımına ulaştı 

11 Ağustos 2021 Çarşamba - 17:00

DÖNDÜ KURŞUNOĞLU

DÖNDÜ KURŞUNOĞLU

  • AKP iktidarı ile birlikte kadın katliamlarının artış gösterdiği Türkiye’de, İstanbul Sözleşmesi’nin feshi ardından katliamlar cins kırımına dönüştü. Konuya ilişkin konuşan Avukat Döndü Kurşunoğlu, “Sözleşme’nin yürürlükten kaldırıldığı günden bu yana çok fazla kadın katliamı yaşanmaya başladı ve bu cins kırımı boyutuna ulaştı” dedi. 

 

DİLAN BABAT/JİNNEWS 

20 Mart gece yarısı Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından feshedilen İstanbul Sözleşmesi ve yükselen ırkçılık ile birlikte kadına yönelik saldırılar arttı. Verilere göre 6 ayda 144 kadın erkekler tarafından katledildi. Sadece sözleşmenin feshedildiği 20 Mart'tan Haziran ayının sonuna kadar en az 81 kadın katledildi, 8 kadın ‘şüpheli’ şekilde yaşamını yitirdi.  
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Avukat Döndü Kurşunoğlu, İstanbul Sözleşmesi’nin, “Kadının güçlendirilmesi, şiddetin önlenmesi, önlenmediği takdirde etkin soruşturma yürütülmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında kilit bir öneme” sahip olduğunu kaydetti.

Cins kırımına doğru
Polisinden savcısına, hakimine kadar herkesin Sözleşmeyi uygulatmamak için direndiğini belirten Kurşunoğlu: “Böyle bir Sözleşme’nin feshedilmesine karşı kadınlar, 'Sözleşme yoksa sokak var' dedi. Kadınlar bunu söylerken aynı zamanda hayatları için özsavunmayı esas aldı. Sözleşme’nin yürürlükten kaldırıldığı günden bu yana çok fazla kadın katliamı yaşanmaya başladı ve bu cins kırımı boyutuna ulaştı.” 
Tek adamın keyfiyeti ile sözleşmenin kaldırıldığını ifade den Kurşunoğlu, 6284 sayılı yasaya dikkat çekti.

Yasanın getirdiği yükümlülükler
6284 sayılı yasa için de tehlikelerin geçmediğine işaret ederken avukat Kurşunoğlu şunları dile getirdi: "6284 sayılı kanun şiddete uğrayan bir kadının korunması, şiddetin önlenmesi ve kadının güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Önleme kısmı yapılmadığı takdirde koruma kısmının yapılması gerekiyor. Şiddete uğrayan bir kadın karakola gittiğinde acil ve hayati bir konumda ise savcılık talimatı beklenmeden kadının bir sığınağa yerleştirilmesi gerekmekte. Sığınağa yerleştirilen kadının gerektiği takdirde hukuki, psikolojik desteğin sağlanması yükümlülüğü var.”

Erkekleri koruma sığınağı önerisi
6284 sayılı yasa tartışmalarında ilginç bir noktaya da değinen Kurşunoğlu, Mecliste kurulan Şiddeti Önleme Komisyonu’na sunum yapan İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı da dahil olmak üzere, bazı kesimlerin şiddet uygulayan erkeğin evden uzaklaştırılmasını da bir mağduriyet olarak görüp, ‘öğretmen evlerinin erkekler için sığınak’ haline getirilmesini önerdiklerini ifade etti.
 
Hayatlarımız için korumalıyız
Şiddete maruz kalan kadınların, karakola gittiklerinde İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasadan aldığı güç ile koruma kararını aldırdıklarını söyleyen Döndü, "Şimdi gittiğimizde ise Sözleşme’nin yürürlükten kaldırıldığı, 'kadın beyanının esas alınamayacağına' varan söylemler ile karşı karşıya kalıyoruz” dedi. 
Son olarak Kurşunoğlu 6284 sayılı yasanın kadınlar açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.