Kadın tutsaklara çift kelepçe

9 Eylül 2020 Çarşamba - 21:54

  • Diyarbakır Kadın Cezaevi’nde çift kelepçe uygulaması, koğuşlara kamera, keyfi soruşturmalar, çıplak aramalar gibi hak ihlalleri yaşanıyor.

 

Cezaevlerinde darp, işkence, kelepçeli muayene, çıplak arama, tekli hücreye konulma, kitap ve gazete erişimine getirilen kısıtlamalar gibi birçok hak ihlali yaşanıyor. Hak ihlallerinin yoğun olarak yaşandığı ve son zamanlarda artış gösteren cezaevlerinden biri de Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi. Özgürlük için Hukukçular Derneği Cezaevi Komisyonu Üyesi ve MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) yöneticisi avukat Yusuf Çakas, 6 Eylül’de Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklularla yaptığı görüşmeler sonucunda gözlemlediği hak ihlalleriNİ, MA’dan Cahit Özbek ve Fahrettin Kılıç’a anlattı.

 Av. Çakas, Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde, çift kelepçe uygulaması, koğuşlarda kamera, keyfi soruşturmalar, cezaevi girişinde çıplak aramaların yapılması gibi ihlaller yaşandığını ve bunlara karşı herhangi bir muhatabın olmadığını kaydetti. 

Çift kelepçe nedir

 Hastane veya cezaevi dışına yapılan sevklerde, tutuklu ve hükümlülerin eline bir kelepçe takılıyor. Diğer bir kelepçe ise başka bir ele takılıp, kelepçenin diğer ucu askerin eline takılıyor. Av. Çakas, pandemi koşullarında, böylesi güvenlik tedbirlerinin olduğu bir cezaevinde, ikinci bir kelepçenin takılıp bu şekilde tutuklu ve hükümlülerin hastaneye götürülmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Çift kelepçe uygulaması olduğu sürece, tutuklu ve hükümlüler hastaneye gidemeyecekler. Sağlık hakkı ihlali beraberinde yaşam hakkı ihlalini doğuracaktır. Bu haliyle çift kelepçe uygulamasının hukuki bir izahı yok” dedi.

Tuvalet ve banyoya kamera

 Cezaevinde tuvalet ve banyo gibi özel yaşam alanlarına güvenlik kameraları konulduğu bilgisini paylaşan Av. Çakas, şöyle konuştu: “Bilindiği üzere Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi yüksek güvenlikli bir cezaevi. Her alanda infaz koruma memurları ve açık alanlarda birçok kamera var. Tutuklu ve hükümlüler, yaşam alanlarını özellikle tuvalet ve banyoları görecek şekilde birçok güvenlik kamerası olduğunu aktardı. Bu uygulamayla tutuklu ve hükümlülerin özel yaşamları ihlal edilmiştir. Kişinin cezaevinde olması, onun sadece seyahat etme özgürlüğünü elinden alır. Özel yaşam hakkı, sağlık hakkı, giyinme hakkı ve diğer özel hakların hiçbiri, tutuklu ve hükümlünün elinden alınamaz. Güvenlik gerekçesiyle tuvalet ve banyoları görecek şekilde kameraların olması hem bizleri hem de tutuklu ve hükümlüleri ciddi anlamda rahatsız etmiş durumdadır.”

Çıplak arama dayatılıyor

 Cezaevi girişinde çıplak arama uygulamasının sürdüğünü kaydeden Av. Çakas, “Çıplak arama dayatılan kişilerinde biri müvekkilim Eylem Oyunlu’ydu. 10 günlük bebeği ve iki yaşındaki çocuğuyla cezaevine girerken, insanlık onurunu ayaklar altına alacak şekilde çıplak aramaya tabi tutulmuş. Bunlar ciddi anlamda rahatsızlık yaratıyor. Zaten gözaltı süreci geçirmiş, dışarıda her türlü aramaya tabi tutulmuş birinin, asker denetimde cezaevine getirildiği zaman bu düzeyde çıplak aramaya maruz bırakılması, hem hukuken hem de insanlık onuru açısından izah edilemez” şeklinde konuştu.

İnfazların yakılması

 Keyfi uygulamaların arttığına dikkat çeken Av. Çakas, şunları paylaştı: “Her türlü tartışmanın disiplin soruşturmalarıyla sonuçlandığını, disiplin soruşturmalarıyla infazların yakıldığı uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Keyfiyet, beraberinde hukuksuzluğu getirir. Nerede keyfiyet varsa orada hukuksuzluk vardır. Cezaevinde daha önce görüştüğüm bir tutuklu, gardiyanların kendisine ‘Kürtçe şarkı söylüyorsun. Söylemeyin size tutanak tutarız’ dediğini aktarmıştı. Bu keyfi uygulamaların göstergesi.”  AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.