Karabük'te kolektif cezalandırma

Karabük T Tipi Kapalı Cezaevi
- Karabük Cezaevi’nde, cezalarının büyük bölümünü tamamlamış ve çoğu 30 yıllık 12 tutsaktan 8’inin tahliyesi, değişen sürelerle engellendi.
AZİZ ORUÇ / İSTANBUL
Türkiye’de bir yılı aşkın süredir devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne rağmen tutsaklara yönelik kötü muamele ve işkence uygulamaları devam ediyor, yüzlerce tutsağın tahliyesi İdare ve Gözlem Kurulları (İGK) tarafından engelleniyor. “Pişmanlık” dayatmasını kabul etmeyen tutsaklar, “iyi halli olmadıkları” gerekçesiyle yıllarca hukuksuz biçimde cezaevinde tutuluyor. Bu uygulamaların yaşandığı cezaevlerinden biri de Karabük T Tipi Kapalı Cezaevi. Karabük Cezaevi’nde, cezalarının büyük bölümünü tamamlamış ve çoğu 30 yılı aşkın süreyi aşan 12 tutsaktan 8’inin tahliyesi, İGK kararlarıyla bir-üç yıl arasında değişen sürelerle engellendi.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi Eşbaşkanı avukat Ferdi Sidar, Karabük Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerini ve tahliyeleri engellenen tutsakların durumunu anlattı. Karabük T Tipi Kapalı Cezaevi’nde siyasi mahpusların koşullu salıverilme haklarının yıllardır engellendiğini belirten Sidar, cezaevlerinde yaşanan uygulamalara dikkat çekti. Sidar, “Adaletsizliğin kol gezdiği, istisna halinin olağanlaştırılmaya çalışıldığı ve bunun topluma dayatıldığı bir siyasal iklimde, antidemokratik ve insanlık dışı uygulamaların en yoğun hissedildiği mekanlar hiç kuşkusuz hapishanelerdir. Devletin fiziki, psikolojik, sosyal ve ekonomik zorunun en çıplak biçimde tezahür ettiği yerlerdir” dedi.
Engelleme mekanizması
İGK’lerin 2021’de yürürlüğe giren yönetmelikle kağıt üzerinde “iyi hal” değerlendirmesi yapmakla sınırlı bir yetkiye sahip olduğunu anımsatan Sidar, bu kurulların pratikte uzun yıllar cezaevinde kalan, infaz süresini tamamlamış tutsakların tahliyelerini engelleyen bir mekanizmaya dönüştüğünü söyledi. Bu uygulamanın keyfi bir nitelik taşıdığına dikkat çeken Sidar, “Tahliyelerin engellendiği bu pratiğin en çarpıcı örneklerinden biri Karabük T Tipi Kapalı Hapishanesi’dir” diye konuştu.
Kopyala-yapıştır kararlar
Karabük'teki 12 tutsaktan 8’inin koşullu salıverilme tarihi gelmiş olmasına rağmen tahliye edilmediğine dikkat çeken Sidar, her bir tutsağın tahliyesinin en az bir, iki ya da üç kez İGK kararlarıyla engellendiğini söyledi. Kurul değerlendirmelerinde kopyala-yapıştır kararlarla tutsakların özgürlüklerinden yoksun bırakıldığını dile getiren Sidar, tahliyelere ilişkin infaz hakimliklerine yapılan itirazların ise gerekçesiz ve şablon ifadelerle reddedildiğini aktardı. Sidar, “Yargı denetimi kağıt üzerinde var ancak uygulamada tamamen işlevsiz hale gelmiş durumda” dedi.
Bir ‘teknisyenler ordusu’
Hapishanelerin eşitsizliğin en yoğun yaşandığı alanlar haline geldiğini belirten Sidar, İGK’nin uygun görmedikleri mahpusların tahliyelerini üç ay, altı ay, dokuz ay ya da bir yıl süreyle erteleyebildiğini ifade etti. Sidar, şunları söyledi: “Ortaçağ’ın işkencecilerinin yerini artık psikologlar, hekimler, din görevlileri, eğitimciler, bürokratlar ve cezaevi personelinden oluşan geniş bir ‘teknisyenler ordusu’ aldı. Cezalandırma kolektif bir faaliyete dönüşmüş durumda. Siyasi mahpusların İGK kararlarıyla tahliye edilmemesi, bu kolektif cezalandırma pratiğinin en somut yansımasıdır.”
İGK ivedilikle kaldırılmalı
Tutsakların “pişman olmadığı”, “fazla kitap okuduğu”, “yeterince kitap okumadığı” ya da “düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlandığı” gerekçeleriyle “iyi halli” sayılmadığını belirten Sidar, bu uygulamaların keyfiyetin ulaştığı boyutu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Ne objektif bir ölçüt ne de hukuki bir standart bulunduğunu vurgulayan Sidar, şöyle devam etti: “Teslim almak, esir etmek ya da iradelerini kırmak için infazlarını uzatıyorlar. Tutsakların derhal özgürlüklerine kavuşmasının önünün açılmalı, gerekli yasal düzenlemeler hayata geçirilmeli ve paralel bir yargılama işlevi gören İGK ivedilikle kaldırılmalı.”
* * *
12 tutsaktan 8’inin tahliyesi engellendi
Kadri Alkoç: Tahliyesi daha önce 5 kez ertelendi. 12 Ocak 2026’da yapılan 6. değerlendirmede tahliyesi bir kez daha engellendi. Alkoç, 32 yılı aşkın süredir cezaevinde tutuluyor. Erteleme gerekçesinde, kurum içi işleyişe dair olumsuz bir gözlem ya da disiplinsiz bir davranış bulunmadığı belirtilmesine rağmen, “suça yönelik bakış açısı, suçtan pişmanlık, tekrar suç işleme ve toplumla bütünleşme yönlerinde herhangi bir gelişim çabasının gözlemlenmediği, işlediği suçtan dolayı pişmanlık duyduğu kanaatinin oluşmadığı” ifade edildi.
Hacı Aslan: 12 Ocak’ta 4. kez İGK’na çıktı. Tahliyesi 6 ay ertelendi, bir sonraki değerlendirme tarihi 8 Mayıs olarak belirlendi. Aslan’ın tahliyesinin, “pişmanlık göstermediği” gerekçesiyle ertelendiği belirtildi. Yaklaşık 32 yıldır cezaevinde tutuluyor.
Adem Oktay: Tahliyesi dört kez ertelendi. Erteleme gerekçesinde, “İşlediği suçtan pişmanlık duyduğu kanaatinin oluşmadığı gerekçe gösterilerek iyi halli olmadığı değerlendirilmiştir” denildi. 13 yılı aşkın süredir cezaevinde tutuluyor.
Aydın Kudat: Tahliyesi 6 kez ertelendi. 7. değerlendirmesi bu ay yapılacak. Yaklaşık 33 yıldır cezaevinde tutuluyor.
Halil Temel: Tahliyesi 5 kez ertelendi; 6. değerlendirmesi 15 Nisan’da yapılacak. Tahliyesi iki yılı aşkın süredir engelleniyor ve 32 yıldır cezaevinde tutuluyor. Erteleme gerekçesinde, “yapılan mülakatta uygulamanın hukuka aykırı olduğunu dile getirmesi ve işlediği suçtan pişmanlık duyduğu kanaatinin oluşmadığı gerekçe gösterilerek iyi halli olmadığına karar verildiği” ifade edildi.
Mehmet Sarıaltun: Tahliyesi dört kez ertelendi; 5. değerlendirmesi 15 Nisan’da yapılacak. 33 yıldır cezaevinde tutuluyor.
Ali Koç: Tahliyesi dört kez ertelendi; 5. değerlendirmesi 24 Nisan’da yapılacak. 33 yıldır cezaevinde tutuluyor.
Hasan Öğüt: Tahliyesi 4 kez ertelendi; 5. değerlendirmesi 27 Mayıs’ta yapılacak. 32 yılı aşkın süredir cezaevinde tutuluyor.
Süleyman Tatar: Şartlı tahliye tarihi 26 Nisan 2026.
Çetin İlkan: Şartlı tahliye tarihi Temmuz 2026.
Muhammed Mustafa: Şartlı tahliye tarihi 2027.
İbrahim Öz: Şartlı tahliye tarihi 2037.












