- DEM Parti Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, İdare ve Gözlem Kurulları'nı "paralel ideolojik sorgu mahkemesi" olarak nitelendirerek, tutsakların yaşamına kastettiğini söyledi.
- Kurullar eliyle ayrımcılık, keyfiyet ve siyasi nitelikteki her kararla bir provokasyona imza atılarak tahliyelerin engellendiğini belirten Nevroz Uysal Aslan, çarpıcı örnekler paylaştı.
Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, "İktidar sıraları bu Meclis Komisyonu raporuna ve imza attığı 'çerçeve yasa'ya sahip çıkmayacaksa bu sürecin gerekleri nasıl yerine getirilecek" diye sordu.
DEM Parti Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, partisinin "Cezaevleri İdari ve Gözlem Kurullarının verdiği keyfi kararların yol açtığı ihlallerin araştırılması" isimli grup önergesine dair Meclis Genel Kurulu'nda konuştu. Nevroz Uysal Aslan, cezaevlerinde infaz ertelemelerine karar veren İdare ve Gözlem Kurulları'nı "paralel ideolojik sorgu mahkemesi" olarak nitelendirdi. Konuya dair daha önce verdikleri bütün önergelerin tamamının reddedildiğini belirten Nevroz Uysal Aslan, "Bu kurulların kaldırılması hukuk, evrensel ilkeler ve içerisinde bulunduğumuz Barış ve Demokratik Toplum Süreci açısından artık bir zorunluluktur" dedi.
Rapor ve 'çerçeve yasa'
Nevroz Uysal Aslan, 2024'te siyasi zemini oluşan ve Rêber Apo'nun 27 Şubat tarihi Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile yeni bir aşamaya geçen sürece dikkat çekerek, "Süreçte bir yandan silahlı mücadeleden demokratik siyasete, bir yandan devletin 100 yıllık inkar ve asimilasyon anlayışından demokratik anayasal çözüme geçiş esası aldığımız iki yönlü tarihsel bir paradigma değişiminin hukuksal zeminini yaratmaya çalışıyoruz. İşte bu komisyon raporu tüm eksikleri ve eleştirilerine rağmen bu süreçte atılacak hukuki ve demokratik adımların çerçevesini ortaya koydu. Burada 467 milletvekilinin oyuyla 'çerçeve yasa' bu rapor temelinde hazırlanmıştı" hatırlatmasında bulundu.
Sahip çıkmayacaksanız
Söz konusu raporda infaz adaletinin sağlanmasına ilişkin maddelere işaret eden Nevroz Uysal Aslan, şöyle devam etti: "Komisyon koşullu salıverme şartlarının daha adil ve eşit gibi bir biçimde ele alınması, hasta ve özellikle yaşlı tutsakların yaşam hakkı gibi birçok önemli tespit ve atılması gereken adımlar konuşuldu. Özellikle sadece Anayasa Mahkemesi(AYM), AİHM kararları üzerinden değil, bu raporda 6 ve 7. başlıkta infaz ile ilgili birçok meseleye yer verildi. İlgili kısmı özellikle okumak istiyorum: 'Cezaevleri, İdari ve Gözlem Kurullarının yapısı ve karar süreçleri, uygulamadaki aksaklıklar tespit edilerek gözden geçirilecek' deniyor. Şimdi buradan soruyorum: Bu rapora ve 467 milletvekilinin ortaya koyduğu bu iradeye rağmen halen İdari ve Gözlem Kurulları infaz yakma, özgürlüğü gasp etme kararları nasıl çıkıyor? İktidar sıraları bu rapora ve imza attığı yasaya sahip çıkmayacaksa bu sürecin gerekleri nasıl yerine getirilecek."
Her karar bir provokasyon
İdare ve Gözlem Kurulları'nın faaliyetlerinin sadece tutsakların özgürlüklerinin gasp edilmesiye sınırlı kalmadığını söyleyen Nevroz Uysal Aslan, şunları ifade etti: "Biz barışın hukukunu inşa etmek için birçok kanun teklifi veriyoruz. Biri de bu kurullarla ilgilidir. Bu kurullar eliyle ayrımcılık, keyfiyet ve siyasi değerlendirmeye dayalı her bir kararla bir provokasyona imza atılarak tahliyeler engellenmiş oluyor. Tutsaklara, 'PKK yeniden kurulur mu? Kurulursa katılır mısın? Başka bir örgüt olursa ne yaparsın?' diye soruluyor. Örneğin; Sincan'da infazı 7 kez ertelenen ve Salı günü bir kez daha kurula çıkmak için Kayseri Bünyan'da bekleyen Selmin Demirbağ'a, 'Kaç kişi silah bıraktı?' diye sorulmuş. Mahpuslar kendi aralarında konuşsa, gazete alsa, birbirlerine mektup yazsa disiplin suçu diye disiplin soruşturmasına konu edeceğiniz meseleyi, kendilerine sormaya çalışıyorsunuz."
Süreci yorumlamak suçmuş
Bazı cezaevlerinde sürece dair yorum yapmanın suç sayıldığını belirten Nevroz Uysal Aslan, kurulların siyasi sorularla siyasi bir tutum ortaya koyduğuna dikkat çekti. Nevroz Uysal Aslan, "Kurullar biat ve zorla bilgi almaya çalışıyor. Bununla da kalmıyor; bu paralel yargılama dediğimiz kurullar hüküm veriyor. Bakınız, Tekirdağ 2 Nolu'dan bir tutsak dosyadaki yargılama süreci bitmiş, başka bir dosyasından beraat etmiş, tutukluluk süresi tahliye edilmesi gerekirken sırf tahliye olmasın diye 11 ay geriye dönüp 'iyi halli değildir' raporu hazırlamış. Bununla da yetinmemiş, mahkeme sırasında kendisine isnat edilmeyen bir suçu isnat ederek mahkeme gibi 'dosyayı isnat ettim' diyerek kararına yazılabiliyor" diye konuştu.
İdeolojik gerekçeler devrede
Kırıkkale F Tipi Cezaevi'nde tutulan Mustafa Ekmekçi hakkında da benzer bir kararın alındığına işaret eden Nevroz Uysal Aslan, şöyle anlattı: "Bakın değerlendirme puanı düşükse zaten siyasi değerlendirmeye muhtaç değil. Değerlendirme yüksekse ise ideolojik gerekçeler devreye giriyor. Bayram Acar, geçmiş dönemlerdeki tüm puanları 60'ın üstünde. Son değerlendirmesinde 58.92 verilerek yönetim servisinin üç muhalefet şerhi olmasına rağmen tahliyesi engelleniyor."
Mehmet Said Yıldırım örneği
İdare ve Gözlem Kurulları'nın hasta tutsaklara dair verdikleri kararlarla tutsakların yaşamlarına kastettiğini belirten Nevroz Uysal Aslan, şunları söyledi: "Bakın, 75 yaşındaki Mehmet Said Yıldırım hakkında verilen 3. kez uzatma kararı var. Sincan'da Nedime Yakla, Hicran Binici yine aynı şekilde infazları ertelenen mahpuslardır.
İHİK sadece 10 kez toplandı
Biz bu konuları her gündeme getirdiğimizde 'Meclis'in İnsan Hakları İnceleme Komisyonu (İHİK) var' diyeceksiniz, ancak inceleme, yerinde denetim yapmakla sorumlu olan bu komisyon, 28. dönemde (yani 3 yıl 4 aylık süreçte) sadece 10 kez toplandı. Kurul, dört ayda bir kez toplanıyor ama her gün en az iki mapus can veriyor. Konuya dair ise 12 rapor hazırlamış sadece. Bu raporların 9'u ana kurulda, komisyonda tartışılmadan, üçü sadece ana komisyona geçmiş. O nedenle hapishaneleri gezmekle, uygulanmayan raporları yazmakla iş bitmiyor. Meclis'in denetimi hapishane gezmekle de yetmiyor. O nedenle hukuksuzluk somut; hak ihlalleri ortada. Kurulun yapısını, karar süreçlerini gözden geçirecek yeni bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına çağrı yapıyoruz."