KDP, Türkiye temsilciliği gibi

29 Nisan 2022 Cuma - 19:20

Jagiellonian Üniversitesi Kürt Çalışmaları Bölümü Üyesi Dr. Kaziwa Salih

Jagiellonian Üniversitesi Kürt Çalışmaları Bölümü Üyesi Dr. Kaziwa Salih

  •  Jagiellonian Üniversitesi Kürt Çalışmaları Bölümü Üyesi Dr. Kaziwa Salih, KDP’nin Türkiye’nin Güney Kürdistan’daki temsilciliği gibi hareket ettiğini belirterek, “Başûr’u Türkleştiriyorlar. Hewlêr’de kendinizi Türkiye’nin bir şehrinde hissediyorsunuz” dedi.
  •  Yönetimin, Kürt halkının hayatı pahasına kendi kişisel çıkarlarını korumak için Güney Kürdistan’ı işgale açtığını söyleyen Dr. Kaziwa Salih, bu politikalar sonucu Kürdistan’daki gaz ve petrolün de Türk devletine peşkeş çekildiğinin altını çizdi.

MIHEME PORGEBOL/İSTANBUL

Jagiellonian Üniversitesi Kürt Çalışmaları Bölümü’nde akademik çalışmalarını sürdüren Dr. Kaziwa Salih, Güney Kürdistan’daki çıkara dayalı yoz ilişkilerin Kürdistan’ın işgaline çanak tuttuğunu belirtti. 

Türk devletinin KDP ortaklığıyla gerçekleştirdiği Güney Kürdistan’ı işgal saldırılarını değerlendiren Jagiellonian Üniversitesi Kürt Çalışmaları Bölümü Üyesi Dr. Kaziwa Salih, genel olarak Kürt siyasi gruplarının, onlarca tarihi yanlış siyasi varsayımdan ders almadıklarını söyledi. Bunun Kürdistan’ın dört parçası için de geçerli olduğunu belirten Salih, Güney Kürdistan’da süren çatışmayı tek noktaya indirgemenin dar bir bakış olacağını söyledi. Meselenin birçok yönü olduğunu ve bu yüzden tek bir siyasi partiyle, tek bir ekonomik gerekçeye indirgenemeyeceğini kaydeden Salih, “Türkiye, İran ve Irak bir anlaşmazlık içerisindeler. Aynı şekilde bu ülkelerdeki Kürtler de bir anlaşmazlık içerisinde. Türk devletinin Başûr’u işgali 2015’ten beri planlanıyor. O zamandan beri Kürt partileri önleyici stratejiler geliştirmek yerine, kendi aralarında süregelen çatışmanın bir sonucu olarak mağdur Kürt nüfusu dikkate almadan, kendi kişisel çıkarlarını korumak için Kürdistan’ı günah keçisi olarak kullanmaya çalışıyorlar” dedi.

Başûr’u Türkleştiriyorlar

KDP’nin, Türkiye’nin Güney Kürdistan’daki temsilciliği gibi hareket ettiğini ve Kürdistan’ın doğal kaynaklarını kazançlı işletmelere dönüştürdüğünü söyleyen Salih, “Başûr’u Türkleştiriyorlar. O kadar ki Hewlêr’e gittiğinizde kendinizi Türkiye’nin bir şehrinde hissediyorsunuz” diyerek, Güney Kürdistan’daki çıkara dayalı yoz ilişkilerin Kürdistan’ın işgaline çanak tuttuğunu vurguladı.

Kürt karşıtı stratejiler devrede

Güney Kürdistan’da faaliyet gösteren siyasi partiler arasındaki çıkar çatışmaları, yolsuzluk ve kayırmacılığın, birçok yerel ve uluslararası aktör tarafından kullanıldığını; bu çatışmaları fırsat bilen uluslararası aktörlerin türlü siyasi oyunlara giriştiğini söyleyen Salih, “Boşlukları dolduruyor ve Kürt karşıtı stratejilerini devreye sokuyorlar” dedi. 

Türkiye’ye peşkeş çekiyorlar

Yönetimin, Kürt halkının hayatı pahasına kendi kişisel çıkarlarını korumak için Güney Kürdistan’ı işgale açtığını söyleyen Salih, bu politikalar sonucu Kürdistan’daki gaz ve petrolün de Türkiye’ye peşkeş çekildiğini belirtti. “Güney Kürdistan halkı hem Türkiye’nin Kürdistan’ı işgalinden hem de KDP’nin tutumundan öfkeli ve dehşete düşmüş durumda” diyerek, halkın artık bu politikalardan bıktığını kaydetti.

Soykırımda KDP’nin payı var

Kendisi de bir Êzîdî olan Dr. Kaziwa Salih, KDP’nin Êzîdî soykırımındaki payına da değindi. Dr. Kaziwa Salih, şunları söyledi: “Êzîdîler ilk önce KDP güçlerinin onları yalnız bırakması nedeniyle soykırımla karşı karşıya kaldı. Irak hükümeti de ne Êzîdîlerin yaşadığı bölgeleri Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin kontrolünden çıkardı ne de onları soykırımdan korudu. Êzîdîlerin yaşadığı bölgeler, Irak Anayasası’nın 140. maddesi uyarınca yeterli hizmetten yoksun bırakılmış ve tartışmalı alanlar olarak adlandırılmıştır. 140. madde, Hewlêr’deki Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile Bağdat’taki federal hükümet arasında ihtilaflı olan topraklar meselesini ele almak için özel olarak yazılmıştır. Bölgeler Diyala, Kerkük, Ninova ve Selahaddin illerindedir. Bugün yine Êzîdîler benzer bir şekilde başka bir soykırımla karşı karşıya kalma riski altında, yine korunmuyorlar. Bu kez KDP’nin Türkiye’de mali çıkarları olduğu için korunmuyorlar. Gayrimüslimlerin yalnız bırakılarak ölüme terk edilmesi tipik olarak Irak devletinin de çıkarınadır. Irak, İran’ı Kürdistan’dan çıkarmak için Êzîdîleri Türkiye lehine feda ediyor.”

Partiler reforma gitmeli

Salih, çözüm yolu olarak ise tüm Kürtlerin ortak bir amaç doğrultusunda hareket etmeleri gerektiğini vurgulayarak, şunları ekledi: “Dört parçadaki Kürt siyasi partileri, tüm din ve dillerdeki Kürtler, Kürtleri ve Kürdistan’ı korumak gibi ortak bir amaç doğrultusunda kendilerini reforme etmedikçe, savaş ve çatışma devam edecektir. Aksi takdirde, yakın gelecekte son 30 yılda kazandıklarını da kaybedeceklerdir. Bu politik ve kendini yeniden yapılandırma olmadan, hiç kimse gelecekteki savaşların kazananı olamayacaktır.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.