Kobanê’den Sur’a destan yazdı

Toplum/Yaşam Haberleri —

31 Ocak 2021 Pazar - 12:49

  • "Herkesin hayalleri vardır. Kimi mühendis, kimi öğretmen, kimi anne, kimi çiftçi olmak ister. Benim hayalim ise doktor olmak. Bu hayalimi gerçekleştirmek için gerekli tüm imkanlara sahibim. Fakat, benim hayallerim katledilen çocuklardan daha değerli değil."

VEYSİ IŞIK

 

"Herkesin hayalleri vardır. Kimi mühendis, kimi öğretmen, kimi anne, kimi çiftçi olmak ister. Benim hayalim ise doktor olmak. Bu hayalimi gerçekleştirmek için gerekli tüm imkanlara sahibim. Fakat, benim hayallerim katledilen çocuklardan daha değerli değil."

Bu sözlerin sahibi Sur’da 10 Mart 2016’da öz yönetim direnişlerinde şehit düşen Vartolu Ahmet Gökalp (Reber Varto). Kısa bir ömre destansı bir yaşam sığdıran bir Kürt genci.

Reber, DAİŞ’in Rojava’ya dönük saldırılarının tırmandığı dönemde ailesine bir mektup bırakarak 28 Şubat 2015’te direnişe katıldı. Kobanê’de savaştı, ağır yaralandı, 23 günlük tedavisi ardından bu kez yönünü Sur’a çevirdi ve şehit düştü. Cenazesi ancak 3 ay sonunda, 10 Mayıs’ta toprağa verilebildi.

 

Liseyi bırakıp Rojava’ya gitti

Sehit Reber'i Almanya’nın Wupertall kentinde yaşayan amcası Ferit Gökalp anlattı. Reber, 8 Mart 1997’de Muş’un Varto ilçesine bağlı Gomaxan köyünde 13 kişilik bir ailenin 8. çocuğu olarak doğdu. Varto merkezdeki yatılı bölge okulunda ilk ve orta öğrenimini tamamladı.

Amca Gökalp, "Muş Fen Lisesi’nde okuduğu sırada Rojava devrimi başladı. Rojava devrimi çok dikkatini çekmişti. Ailemiz yurtsever olduğu için zaten mücadeleye ilgisi vardı. Reber daha çocuk iken babası PKK davasından cezaevinde kalmıştı. DAİŞ’in saldırılarını yakından takip ediyor sürekli çevresindekilere anlatıyordu" diye konuştu. Henüz 18’inde olan Reber, hastanede tedavi gören babasını ziyaret eder, direnişe katılacağını söyleyerek vedalaşır.

 

Son mektup

Reber Varto'nun ardında bir mektup da bıraktığını belirten Gökalp, mektubundan şu kısmı paylaşıyor: "Herkesin bir hayali vardır. Kimi mühendis, kimi öğretmen, kimi anne, kimi ise iyi bir çiftçi olmak ister. Benim hayalim doktor olmaktı. Bu hayalimi gerçekleştirmek için her imkana sahibim, fakat şunu biliyorum. Benim hayallerim katledilen çocuklardan daha kıymetli değil. Uyuyamıyorum DAİŞ’in yaptıkları uykularımı kaçırıyor. Rüyalarım da kesik çocuk başları önüme fırlatılıyor. Bu duruma seyirci kalamam. Kobanê’de, Rojava’da, Şengal’de ve Roboskî’de olanların hepsi birbirine eş ve aynı katliamlardır. Bir Kürdün daha ölmesine göz yumamam."

 

Tedavi ardından Sur’a

Kobanê’de DAİŞ’le yaşanan çatışmada ağır yaralanan Reber tedavi için önce Suruç’a ardından Amed’e götürülür. 23 gün süren tedaviden sonra iyileşen Reber bu kez yönünü Sur’da başlayan öz yönetim direnişine çevirir.

Amca Gökalp o günleri şöyle anlatıyor: "O süreçte Varto, Lice, Silvan, ve Gever başta olmak üzere birçok merkezde çatışmalar yaşanıyordu. Bu direniş kısa süre içinde Sur’a da sıçramıştı. Sur direnişinin başlamasıyla Reber savaşa dahil olmuştu. 103 günlük Sur direnişi de çetin geçti."

 

Cenazeyi 3 ay sonra aldılar

Yeğenin Sur’da yaşanan direnişte 10 Mart’ta şehit düştüğünü belirten Gökalp, cenazesini ise ancak 3 ay sonra aldıklarını söyledi. Şehadet haberinin ulaşması ardından Almanya’dan Amed’e gittiğini belirten Gökalp şöyle devam ediyor: "Devlet Adana, Antep, Malatya ve Elazığ’daki morgları Sur cenazeleri için ayırmıştı. Aileler bu şehirler arasında gidip geliyordu. Sur abluka altındaydı. Cenazemizi almak için beklerken kamyonlar Sur’dan hafriyat taşıyordu.”

 

'Hepsi benim oğlum’

Cenazelerini arayan ailelerin o dönem büyük zulme maruz kaldığını anlatan Gökalp, "Reber’in 9 arkadaşıyla birlikte şehit düştüğü ve yan yana Sur’da defnedildiği haberi gelmişti. Malatya morgunda 9 cenaze olduğu haberini alınca HDP Milletvekili Nursel Aydoğan ile birlikte teşhis için oraya gittik. Abim teşhis için girince savcı 'hangisi senin oğlun' diye sormuş. O da ‘Hepsi benim oğlum’ diye cevap verince, yanındaki polis 'Sen kan örneği verip evine git, boşuna buralarda bekleme' diyor. Kan örneği verip geri döndük. Kısa bir süre sonra 'cenazeniz bulundu, gelip alabilirsiniz' dediler."

Reber, vasiyet ettiği gibi köyleri Gomaxan’da annesinin yanına defnedildi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.