- Dêrsim'de 50 yılı aşkın zamandır bağlama ustası olan Hüsnü Güngör, Kirmanckî'nin unutulduğuna dikkat çekerek, "Dilimizi unuttuğumuz zaman her şeyimizi kaybederiz" dedi.
Yok olma tehlikesi altında olan diller arasında yer alan Kirmanckî, her geçen gün unutulmaya yüz tutuyor. Dêrsim, Çewlîg, Amed, Erzîngan’ın yanı sıra Gimgim (Varto) gibi birçok yerde Kirmanckî konuşan sayısı azalıyor. Kürtçe ve diğer lehçelerinde kurumların çalışmaları veya kampanyaları olsa da kültürel asimilasyon başta olmak üzere birçok sebepten dolayı anadiller üzerindeki erozyon artıyor.
Dêrsim'de 50 yılı aşkın zamandır bağlama ustası olan Hüsnü Güngör, Kirmanckî'nin unutulduğuna dikkat çekti.
Kirmanckî şarkılar söyleyen Güngör, “İnsan kendi dilinde şarkı söylediği zaman aklına köyü, komşusu, yaşamı, aşk yani birçok şeyi geliyor. Eğer his olmazsa zaten şarkı söyleyemezsin. Eğer içindeki hisleri anadilini kullanarak şarkılar söylersen daha güzel olur. Hani diyoruz ya 'Her vas koka xo ser rewino, Her theyr zonê xode waneno' (Her ot kendi toprağında biter, her kuş kendi dilinde öter). Biz de böyle yapıyoruz. Bize sadece kendi dilimiz güzel" diye konuştu.
Artık eskiye göre ana dilde deyiş veya ezgilerin üretilmediğine dikkat çeken Güngör, dil ve kültürün iç içe olduğunu söyledi. Güngör, "Dilimizi unuttuğumuz zaman her şeyimizi kaybederiz. Herkes çocuklarına ana dilini öğretsin. Çocuklar bütün dilleri de öğrensinler ama ana dilini öğrenmeleri daha iyi. Bizim kendi dilimizi konuşmamız gerekiyor ki çocuklarımız da konuşsun. Bizim zamanımızda daha iyiydi ama şimdi ki nesil daha kötü, ana dillerini unutmuşlar" ifadelerini kullandı.
Ana dil unutuluyor
Mezopotamya Ajansı’ndan Uğurcan Boztaş’a konuşan Güngör, şöyle devam etti: "Ana dil ayrıca şu sebepten dolayı da unutuluyor: Benim evime gelen birisiyle anadilimi konuşmazsam o da ana dilini konuşmaz. Eğer Türkçe konuşursam o da Türkçe konuşur. Bizim yaşlılarımız da artık böyle olmuş. Bu tabi ki zoruma gidiyor. Biz birçok şeyimizi unuttuk. İnancımız da dilimiz üzerine. Mesela ana dilinde gulbang versen ayrıdır Türkçe versen ayrıdır. Ana dilinde versen onun hissiyatı bir başkadır. Mesela yere sofra geldiğinde ana dilde gulbang verildiğinde insana hoş geliyor ama Türkçe versen aynı şekilde olmaz. Kendi dilimizde şarkılar üretirsek güzel olur ama artık eskisi gibi değil. Halen 38 Tertelesi için yazılan deyişler söyleniyor. Niye peki? Çünkü yaşamı anlatıyor. Şimdi köyümüze gidiyoruz ama herkes Türkçe konuşuyor. Herkes kendi dilini konuşsun, inancını ve kültürünü yaşatsın" diye belirtti. DÊRSİM