Kriz değil, yıkım var

10 Nisan 2022 Pazar - 19:00

Bahadır Özgür

Bahadır Özgür

  •  Ekonomist Bahadır Özgür, bir yıkım ve yoksullaşma süreci yaşandığını; kur, faiz ve enflasyonun aynı anda yükselmesinin sağlandığını belirterek, “Ekonomik kriz değil, ekonomik yıkım var” dedi. Özgür, mevcut durumda iktidarın sunduğu reçetelerin işe yaramayacağını, ekonomik istikrarın mümkün olmadığını söyledi. 

 

Resmi enflasyon oranının bile dünyadaki ortalamanın üç-dört katı olduğunu belirten ekonomist Bahadir Özgür, enflasyonun artık toplumun pek çok kesimini yıkan bir durumda olduğunu vurguladı. 

MA’dan Berivan Kutlu’ya konuşan ekonomist Bahadır Özgür, çoklu kriz yaşandığını söyledi. Gıda krizinin nedenin kıtlık olmadığını belirten Özgür, iktidarın yıllardır devam eden tarım politikalarının sonucu olduğunu hatırlattı. Özgür, “Türkiye’nin tarım sorunu çok eskiden beri biliniyor. Üretime darbe vuran politikalar 1980’lerden, Özal döneminden beri var ama AKP zamanında sorunu daha fazla büyüten politikalar uygulandı. En başta tarımsal KİT’lerin ve çiftçiyi destekleyen kurumların zayıflatılması ve tasfiye edilmesi tarımı zora soktu. Dünyada bir gıda krizi bekleniyordu, AKP’nin ihtilata bağlı politikaları nedeniyle kur artınca gıda fiyatları fazladan arttı ve fiyat artışı yaşandı. Kıtlık yaşanıyor ama bunun nedeni ürün olmaması değil, alınamaması” dedi.    

Enflasyon yıkıcı boyutta

Erdoğan’ın enflasyonla ilgili açıklamalarını da değerlendiren Özgür, söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Enflasyon oranlarının, tartışmalı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre bile dünyadaki enflasyonun 3-4 katı olduğuna dikkat çeken Özgür, “Erdoğan’ın ‘dünyada var’ dediği enflasyon bizdekiyle çok farklı. Türkiye’de enflasyon artık toplumun pek çok kesimini yıkan bir durumda” diye konuştu. 

Yıkım ve yoksullaşma

Ekonomik durumun yıkım boyutuna geldiğini vurgulayan Özgür, şöyle devam etti: “Türkiye bu kadar büyümeye rağmen neden yoksullaşıyor? Bu dönemki ekonomik sorunlar geçmişteki krizler gibi değil. Bir yıkım ve yoksullaşma süreci var ve büyümeden büyük payı sermaye alıyor. Bankalar kar etmeye, şirketler kazanmaya devam etti, küçük esnaf ve işçiler ise zorda. Genel olarak baktığımızda şirketler kar ediyor. Ekonomik kriz değil, yıkım var bu yüzden başka ülkelerle kıyaslama yapamayız.”

İmkansızı başardılar!

Ekonomik istikrarın olmadığını dile getiren Özgür, Erdoğan’ın ‘faizi düşürürsek yatırım ve üretim artacak’ dediğini ama faizi düşürünce kurun yükseldiğini; daha sonra ‘doların yükselmesi önemli değil rekabetçi kura geçiyoruz. İhracatımız artacak’ dediğini hatırlatarak, “Bu ikisi de olmadı. Faizler kağıt üzerinde düşük ama tüketici kredi faizleri, konut faizleri yüzde 30-35 oranında artmış. Demek ki faizler düşmemiş. Bir ülkede kur, faiz ve enflasyon artmasına iktisatta ‘imkansız üçlü’ derler, bunu yaptılar, imkansızı başardılar” şeklinde konuştu. 

İstikrar mümkün değil

 Özgür, 20 temel gıda ürününe tavan-taban uygulanması tartışmasına ilişkin ise uygulamanın mümkün olmadığını ifade etti. Özgür, şunları söyledi: “İlk gıda krizi 2018’de patates ve soğanda kendini belli etti. O zaman tanzim satış çadırları kuruldu. ‘Ucuza ürün satacağız’ dedi olmadı. ‘Et ve Balık Kurumu, Tarım Satış Kredi Kurumlarını devreye sokarak daha ucuz ürün satacağız’ dedi, olmadı. ‘Türk Şeker zam yapmayacak’ dedi, haberi olmadan zam yapıldı. Bunlarda sabitleme olmayacağını biliyoruz ama sabitlese bile şirketlere devletten ödeme yapılacak. Fiyat farkını devlet ödeyecek, yine vatandaşın vergisi şirketlere aktarılacak.  Gıda fiyatlarını sabitlemek bir çözüm değil. Mesele gıda fiyatlarının artması değil, insanlar uyandıklarında paralarının değersizleştiğini görüyorlar. Sürekli bir zam var, sadece belli ürünlerde zam yok, her şeyde zam var ve fiyatlar belirsiz. Ekonominin istikrara kavuşması mümkün değil. İktidarın bu politikalarıyla ekonominin düzelmesi mümkün değil.”  ANKARA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.