Kültür değil direniş müzesi

Kültür/Sanat Haberleri —

Herdem Merwanî

Herdem Merwanî

  • Kürt PEN yöneticilerinden Herdem Merwanî, "Amed zindanını kültür müzesi yapmak, Kürt halkının hafızasıyla oynamaktır. Nerdeyse 40 yılık bir direniş hafızasını silmektir" dedi.

MIHEME PORGEBOL

 

Kürt PEN yöneticilerinden Herdem Merwanî, "Amed zindanını kültür müzesi yapmak, Kürt halkının hafızasıyla oynamaktır. Nerdeyse 40 yılık bir direniş hafızasını silmektir" dedi.

Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan'ın Amed'de söylediği “Geçmişte uzunca bir dönem adı zulümle, işkenceyle, insanlık dışı muamele ile anılan Diyarbakır Cezaevi’ni yakında boşaltıyor ve kültür merkezi olarak sizlerin hizmetine sunuyoruz. Adalet Bakanlığımız bu konuda gerekli hazırlığı yapıyor. Böylece Diyarbakır’ın hafızasındaki bir kötü anıyı ortadan kaldırmış oluyoruz” açıklamasına Kürt PEN yöneticilerinden Merwan'i yanıt verdi. Erdoğan'ın Amed Zindanını müze ve kültür merkezine dönüştürmeye dair sözlerine  önce olumlu yaklaştığını "Bir çok insanda olduğu gibi müze fikri başta bana da sıcak gelmişti çünkü; işkence ve direniş müzesi, insan ve direniş  ya da insan onuru ve işkence gibi isimlerle anılacak bir müze olacaktır düşüncesiyle yaklaşmıştım" sözleriyle ifade eden Merwanî, ancak daha sonra bu düşüncenin çok da masum olmadığını fark ettiğini söyledi.

 

Toplumun hafızasıyla oynamaktır

"Kültür müzesi demek doğru değil. Bu kadar zülüm, işkence, can kaybı yaşayan bir zindana kültür müzesi demek en ağır bedel verenlere büyük bir haksızlıktır ve toplumun hafızasıyla oynamaktır, işkenceyi meşrulaştırmaktır" diyen Merwanî, buraya kültür müzesi diyebilmek için orada toplumun yararına yaşanmış bazı şeylerin olması gerektiğini vurguladı.

Amed zindanının 12 Eylül süreci dışında da çok fazla vahşete mekan olduğunu, 1996 yılında da orada 10 tutsağın katledildiğini hatırlatan Merwanî "Cezaevinden kültür merkezi olmaz; Özellikle bu cezaevi Diyarbakır 5 Nolu ise hiç olmaz. Amed zindanını kültür müzesi yapmak, Kürt halkının hafızasıyla oynamaktır. Nerdeyse 40 yılık bir direniş hafızasını silmektir. Direnişin kalesini yeni nesillere kültür cafe formunda, anlamı boşaltılmış bir şekilde bırakmak istiyorlar" dedi.

 

Direniş müzesi olmalı

Amed zindanına dair kendi tecrübelerinden de bahseden Merwanî sözlerini şöyle sürdürdü: "Hatırlıyorum. Kaç yıl önce ben cezaevinden hastaneye giderken cezaevi komutanı 'Burası müze olsun, etrafı park yapılsın. Artık insanlar biraz rahatlasın' demişti. Düşünüyorum da  bunca yaşadığımız zulüm yetmezmiş gibi bir de hafıza yitimiyle birlikte büyük bir duygusal çöküş de yaşayacağız. Bize bunu yaşatmak istiyorlar. Oranın ne olacağına toplum karar vermeli. Kürt halkı karar vermeli. İnanıyorum ki halk Amed zindanının işkence ve direniş müzesi olması konusunda karar verecektir. Bir Kürt,  Kürt şair ve PENa Kurd yöneticisi olarak Amed zindanının kültür müzesi yapılmasına karşıyım.  Orası kesinlikle bedel verenlerin anısına direniş müzesi olmalı ve duyarlı tüm insanlar bu konuda hemfikir olmalı."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.