Kürt tiyatrosu ölümün eşiğinde
Kültür/Sanat Haberleri —

Ghotbedin Sadeghi
- Ghotbedin Sadeghi: “Tiyatromuz neredeyse ölümün eşiğinde. Tiyatronun yeniden canlanması ve ilgi çekmesi için, aydınlarımızın ve tiyatro sanatçılarımızın sorumluluk alarak tiyatroyu toplumla yeniden birleştirmesi gerekiyor.”
Amed Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından yaklaşık 50 kişilik oyuncu ve dansçı kadrosuyla sahnelenen Moraşîn, güçlü sahne dili ve görkemli bir performans vadederken, oyunun geniş kadrosunda Nurşen Adıgüzel, Yavuz Akkuzu, Nazmi Karaman, Rêzan Kaya, Leyla Batgi, Ömer Şahin, Sena Özbey, Erhan Mîr, Mesut Erenci, Şehabettin Dağ, Salih Yıldızöz, Şahperi Alphan, Perinaz Delazy, Mehmet Veysi Yoldaş, Eyüp Kan, Havva Akçiçek, Şevîn Yel, Sadettin İnal, Ömer Akkan, Halit Aslan, Şiyar Yaşa, Nurcihan Yılmaz, Gülşen Yaşar ve Meryem Türk yer alıyor.
Kürt destanlarından “Genç Xelil” anlatısından yola çıkan dramatik bir uyarlama olarak sahneye taşınan oyunda, nişanlı olan Genco ile Moraşîn’in savaş ve yoksulluk nedeniyle ayrı düşmesiyle gelişen hikayeye yer verilecek. Aşk, fedakarlık, direniş ve mitolojik unsurları bir araya getiren Moraşîn oyunun yönetmeni Ghotbedin Sadeghi Kürt tiyatrosunun çok hassas ve kritik bir dönemden geçtiğine dikkat çekti.
Mezopotamya Ajansı’na konuşan Sadeghi, “Tarihsel, coğrafi ve sosyal durumuna baktığımızda, sürekli bir kuşatma altında olduğunu görüyoruz. Ekonomik boyut da bu süreci doğrudan etkiliyor. Kısacası, Kürt tiyatrosuna her açıdan baktığımızda, krizler karşısında boyun eğmediğini, aksine kendi içinde meşgul olduğunu ve sanatın yeni dallarını yaratmaya çalıştığını görüyoruz” diye konuştu.
Sadece sanat değil
Kürt tiyatrosunun toplumla yeniden birleştirilmesi gerektiğini ifade eden Sadeghi, Kürt sanatçılarının omuzlarına büyük bir yük düştüğünü belirtti. Sadeghi, “Sanat, özellikle tiyatro, insanların günlük yaşamlarının bir parçası olmalı ve tiyatro sanatçıları, sanatları aracılığıyla izleyicilerine neşe ve güzellik sunabilmelidir. Ne yazık ki, tiyatromuz şu anda zayıf bir aşamada ve neredeyse ölümün eşiğinde. Tiyatronun yeniden canlanması ve ilgi çekmesi için, aydınlarımızın ve tiyatro sanatçılarımızın sorumluluk alarak tiyatroyu toplumla yeniden birleştirmesi gerekiyor. Bu sadece sanat değil, kültürümüzün yeniden canlanmasıdır” diye ifade etti.
Oyun yazarları biraraya gelmeli
Sadeghi, Kürt tiyatrosunun yol kat etmesi için eleştiri ve özeleştiriye açık olması olduğunu belirtti ve ekledi: “Henüz sözlü kültürden yazılı kültüre tamamen geçmediğimiz için bu konuda çalışmamız gerekiyor. Bu bağlamda, çevirmenlerimizin ve aydınlarımızın görevi çok önemlidir. Oyun yazarlarımızı ve çevirmenlerimizi bir araya getirmeli ve ortak çalışma yoluyla değerli metinleri çevirmeye başlamalıyız. On ila yüz sayfa uzunluğundaki bu metinler akademik bir şekilde çevrilmelidir. Bu sadece teknik bir çalışma değil, dilimizi ve sanatımızı modernize etmek için ulusal bir çalışma olmalıdır.”
Moraşîn ile kadın zenginliği
Amacının sadece tarihi olayları veya Kürdistan olaylarını göstermek olmadığını ifade eden Sadeghi, tiyatro aracılığıyla Kürt halkının ruhunu ve düşünce derinliğini göstermek istediğini söyledi. Sadeghi, “Tiyatro benim için sadece bir eğlence aracı değil Kürt sanatını ve varoluşunu keşfetmek için bir platform. Bu çalışmada, Kürt kadınlarının çeşitliliğini onurlu bir şekilde sunmaya çalıştım. Kürt kadınları tek tip değil birçok kültüre ve renge sahipler, bu nedenle, Moraşîn oyununda, kadın kültürünün bu çeşitliliğini ve zenginliğini ortaya çıkarmak istedim. Bu tiyatro, bu ruhu dramatize edebilmem ve insanların duygularını sanatsal bir şekilde yükseltebilmem için bir fırsattı” dedi.
İçerik, tiyatro, kostüm
Kürt tiyatrosunu profesyonel bir seviyeye getirme amacını hatırlatan Sadeghi, şöyle devam etti: “İçerik, tiyatro, kostüm ve performans açısından yüksek bir seviyeye ulaşamazsak, dünya sanatında yerimizi alamayız. Kürt tiyatrosunu gerçekten geliştirebilmenin ve topluma etki edebilmenin tek yolu, profesyonel ve zanaatkâr bir şekilde çalışmaktır. Metin yazımından sahneye kadar tiyatronun tüm detaylarını yüksek sanatsal standartlara göre hazırlamalıyız. Bu sadece bir görev değil, tiyatromuzun yeniden canlanması için tarihi bir zorunluluktur."















