- Türkiye'nin Kuzey-Doğu Suriye'de yaşam tesislerini hedef aldığını belirten gazeteci Vecih Cuzdan, "Rojava'da sivil altyapı vurulurken Gazze’ye dönük saldırılara karşı barış talep edemezsiniz” dedi.
Türk devletinin yıllardır hedef aldığı Kuzey-Doğu Suriye, 4 Ekim’den bu yana yoğun saldırı altında. Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın soykırım tehditi eşliğinde alenen savaş suçu işleyeceklerini duyurmasının ardından başlayan saldırılarda, sivil yerleşim alanları başta olmak üzere bölgenin okul, hastane, cami, petrol, su ve buğday depolama tesisleri ve altyapıları bombalandı. Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin saldırıların bilançosuna dair hazırladığı rapora göre, 4’ü çocuk, 29’u İç Güvenlik Gücü ve QSD savaşçısının da aralarında bulunduğu 44 kişi yaşamını yitirdi, 55 kişi yaralandı. Türkiye’nin saldırıları sürerken, HAMAS’ın saldırısı üzerine Filistin’de de savaş patlak verdi. Kuzey-Doğu Suriye’de sivilleri hedef alan Türkiye ve Türkiye’nin saldırılarını memnuniyetle karşılayan ’Türk’ kamuoyu da İsrail’i kınayıp protesto etmeyi sürdürüyor.
Türkiye’nin saldırılarını MA’ya değerlendiren gazeteci Vecih Cuzdan, bu durumun çelişki olduğunu söyledi. Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “Her türlü sivil altyapı, üstyapı bizim meşru hedefimizdir” açıklamasından sonra SİHA ve savaş uçaklarıyla bölgenin vurulduğunu hatırlatan Cuzdan, SOHR’a göre yaklaşık 75 hava saldırısında 55 hayati tesisin hedef alındığına dikkat çekti.
Türkiye inandırıcı değil
İsrail-HAMAS savaşında barış çağrısı yapan Türkiye’nin, Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarla çelişkili pozisyona düştüğünü dile getiren Cuzdan, “Türkiye'nin tavrı kesinlikle inandırıcı değil. AKP iktidarının şu anda yapmak istediği şey, Kuzey-Doğu Suriye'deki siyasi iradeyi sonlandırmaya dönük bir hamleyken, Filistin ve İsrail’de yaşananlar karşısında odaklanmalarını artırdıkları bir pozisyonda buldular kendilerini. Bu da zaten durumun absürtlüğünü, çelişkili halini değiştirmiyor. Yani siz Rojava'da sivil altyapı ve üst yapıyı vururken, aynı anda İsrail’in Gazze’ye dönük saldırılarına karşı durup ve barış talep edemezsiniz” dedi.
Ortadan kaldırmak istiyor
İktidarın Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin ortadan kaldırma hedefine işaret eden Cuzdan, hizmet kurumları ve sivillerin bulunduğu alanlara dönük saldırılarının amacının halka yaşam alanı bırakmamak olduğunu söyledi.
DAİŞ’le mücadelede Kürtlerin büyük bedeller ödeyerek bir kazanım elde ettiklerini belirten Cuzdan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye'nin saldırılarına karşı en son ABD öncülüğündeki koalisyonun Türkiye’ye ait SİHA’yı vurmasıyla bir set çekildiğini görüyoruz. Uluslararası güçler Türkiye’ye bir kez daha şunu söylüyor: Burayı istikrarsızlaştırıyorsun, şimdilik senin ‘güvenlik’ kaygılarını dikkate alıyoruz ama ileriye taşıdığın anda set çekeriz diyor. Bu, güçlerin takındığı iki yüzlü tavrı ortaya koyuyor.” İSTANBUL
*****
Kobanê’de SİHA saldırısı
Türk devleti önceki akşam eş zamanlı olarak Kobanê’nın Ehmed Münîr köyüne ve kentin batısında bir araca da SİHA’yla saldırdı. Saldırının sonucuna ilişkin bilgi yer alınamadı. Türk devleti aynı zamanda Efrîn’in Şera ilçesine bağlı Şewarxa köyü ile Şehba’nın Til Tirfet ilçesinin çevresini bombaladı.
*****
Kobanê’yi işgal rüyaları var
HEDEP Şirnex Milletvekilli Zeki İrmez, Türk devletinin karadan saldırı için onay beklediğini belirterek, “Kobanê'yi de Efrîn gibi işgal edip, ÖSO çetelerini oraya yerleştirme en büyük rüyaları" dedi.
Rojava'ya dönük saldırılara ilişkin muhabirimiz Medine Mamedoğlu’na konuşan HEDEP Şirnex Milletvekilli Zeki İrmez, Rojava’da mevcut statünün ortadan kaldırılmaya ve oluşturulan demokratik yapının yok edilmeye çalışıldığını söyledi. İmrez, “Rojava, insansızlaştırılmak isteniyor. AKP-MHP iktidarının yeni planı ise hava saldırılarıyla köyleri boşaltıp, uluslararası güçlerden onay aldığı taktirde de bir kara harekâtı başlatmak. Kobanê'yi de Efrîn gibi işgal edip, ÖSO çetelerini oraya yerleştirme en büyük rüyaları" dedi.
İrmez, iktidarın Ortadoğu politikaları açısından ikiyüzlü bir tavır sergilediğini kaydederek, "Erdoğan, Filistin halkına dönük insanlık suçu işlendiğini; elektriklerin, suların kesildiğini ve hastanelerin bombalandığını söylüyor, ancak bu suçların aynısını Rojava’da gerçekleştiriyor. Bölgenin altyapısı ve kamu hizmet alanları hedef alınıyor. Yine siviller katlediliyor. Filistin’de yaşananları savaş suçu olarak değerlendiren devlet, kendi yaptıklarını görmüyor" şeklinde konuştu
Türk devletinin insanlığa karşı suç işlediğini kaydeden İrmez, şunları söyledi: “Rojava'da, Türkiye'nin de taraf olduğu Cenevre Sözleşmesi'ne aykırı suçlar işleniyor. İşlenen savaş suçlarına dair elimizde somut deliler, belgeler var. Uluslararası kurumlar bu suçlara sessiz kalmamalı. İnsan hakları savunucuları, savaş suçlarını işleyenlerin yargılanması için girişimlerde bulunmalı. Rojava halkı DAİŞ’e karşı insanlığın onurunu korudu. Türkiye’nin işgal politikasına karşı direnecek. Türkiye'nin planları tutmayacak."