Kürtleri göç ettirme, etnik nefrete dayanıyor

Göç
- GÖÇ-DER Eşbaşkanı Remziye Saitoğlu, köye dönüşlerin önündeki engellerin kaldırılmasını; köy yakmaları, hak ihlalleri ve faili meçhul cinayet dosyaların yeniden soruşturulmasını istedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde atılması gereken adımları işaret eden Çukurova Göç ve Mülteci Araştırma İzleme Derneği (GÖÇ-DER) Eşbaşkanı Remziye Saitoğlu, 1990'lı yıllarda Kürdistan'da izlenen yöntemlerle Rojava'ya dönük saldırıların benzer olduğunu söyledi. Remziye Saitoğlu, 1990'lı köy yakma ve zorunlu göçe tabi tutmanın, "Örgüte destek" iddiası üzerinden yapıldığını, bunun sonucu yaşanan göç ve diğer ihlallerin yıllarca inkar edildiğini söyledi. Bunların daha sonra kısmen kabul edildiğini anımsatan Remziye Saitoğlu, o dönemdeki politikanın yok etmeye değil, itaat ettirmeye dönük olduğunu belirtti. Saitoğlu, şunları söyledi: "Rojava'da ise durum daha genişletilmiş bir politika çerçevesinde uygulanmakta. Uluslararası aktörler işin içinde. Cihat adı altında ideolojik ve dini savaş ilan ederek hem etnik kökene hem de mezhepsel inanca karşı siviller hedef alınmış durumda. Amaç yok etmek üzerine kurulu. 1990'larda yaşanan zorunlu göçlerde de Rojava'da yaşanan göçlerde de etnik nefret söz konusudur. İnsani sonuçlar büyük ölçüde benzerdir."
Devlet kirliliğiyle yüzleşmeli
Remziye Saitoğlu, zorunlu göçün kadınların toplumsal yükünü artırdığını belirterek, dil ve kültür farklılıkları ile Kürtlere yönelik önyargıların kadınlar açısından ciddi uyum sorunlarına yol açtığını ifade etti. Remziye Saitoğlu, "Göç, ekonomik sıkıntıları, beslenmeyi, barınmayı, sağlık ve eğitim sorunlarını da beraberinde getiriyor. Eğitime devam edememe, erken yaşta çalışmaya; para kazanmak için legal ya da illegal yollara başvurmaya; kendi özünden kopup aidiyet kaybının oluşmasına ve asimile olmaya yol açıyor. Devlet, inkardan vazgeçerek, geçmişte yaşananlarla yüzleşecek cesareti bulmalı. Aynı yüzleşme hem toplumsal hem de devlet nezdinde olmalı" şeklinde konuştu.
Kalıcı çözüm için yasalar
Remziye Saitoğlu, kalıcı çözüm için devletin insan onuruna dayalı, demokratik hak ve özgürlükleri esas alan yasalar çıkarması gerektiğini vurguladı. Bu sürece toplumun tüm kesimlerini temsil eden kurumlar ile din ve mezhep temsilcilerinin dahil edilmesinin zorunlu olduğunu ifade eden Remziye Saitoğlu, Meclis'te yürütülen sürecin hızlandırılarak gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Saitoğlu, "Yasalar çıkarılırken sivil toplum örgütleri, kurum ve kuruluşlar, inanç komisyonları ve kanaat önderlerinin hep birlikte ellerini taşın altına koymaları gerekiyor. GÖÇ-DER olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmek için hazırız. Bu süreci ülkenin dört bir tarafına yayabilmek için köy köy, mahalle mahalle gezip barışı halka anlatabilmeliyiz" şeklinde konuştu.
Uluslararası mekanizma
Remziye Saitoğlu, Türkiye ve Rojava'daki zorunlu göçlere ilişkin uluslararası hukuk mekanizmalarının acilen devreye girmesi çağrısında bulundu. Remziye Saitoğlu, ayrıca benzer ihlallerin tekrar etmemesi için İnsan Hakları Komitesi nezdinde yasal düzenlemeler yapılması, köye dönüşlerin önündeki engellerin kaldırılması ile köy yakmaları, hak ihlalleri ve faili meçhul cinayetlere ilişkin dosyaların yeniden soruşturulması gerektiğini dile getirdi. MERSİN










