- Kayyumlar eliyle Batman'da son 8 yıldır ciddi bir şekilde talan ve inkâr politikası uygulandığını belirten DEM Parti Êlih Belediyesi Eşbaşkan Adayı Gülistan Sönük, “Kürt diline ve tarihine yönelik yoğun bir saldırı içindeler. Bu halk için ayrılması gereken bütçe, bu halkın dilini ve kültürünü yok etmek için kullanıldı.”
Êlih’te (Batman) HDP, 2019 yerel seçimlerinde yüzde 66,03 oy oranıyla belediyeyi kazandı. AKP-MHP iktidarı, seçimlerden bir yıl sonra 23 Mart 2020’de hukuksuz bir biçimde Êlih Belediyesi’ne kayyum atayarak halkın iradesini yok saydı. Êlih Belediyesi’ne kayyum atandıktan sonra belediyede yürütülen yolsuzluk ve talan politikası gündemden düşmedi. Êlih Belediyesi için yapılan halk oylamasında DEM Parti Eşbaşkan adayları olarak Gülistan Sönük ve Mehdi Öztüzün seçildi. Adaylardan Gülistan Sönük, 1993’te Kozluk'ta doğdu. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler’den 2018’de mezun oldu. 2019 yerel seçimlerinde Bekirhan Belediyesi Eşbaşkanlığına seçildi. 2020’den beri Êlih’te kadın çalışmalarında yer aldı. Sönük, seçim çalışmaları ve projelerine dair ANF’ye konuştu.
Kayyumlar eliyle Batman'da son 8 yıldır ciddi bir şekilde talan ve inkâr politikası uygulandığını belirten Sönük, şöyle devam etti: “Bütün özgürlükler ortadan kaldırıldı, kadınların yaşam merkezleri gasp edildi, dil, kültür alanlarımız kapatıldı. Toplumun sorunlarını çözebilecek bütün alanlar kayyumlar eliyle kapatıldı. Özelikle dil ve kültür alanında Kürt diline ve tarihe yönelik yoğun bir saldırı içindeler. Neredeyse artık Kürtçenin sokakta dahi konuşamayacak bir düzeye getirmeye çalışıyorlar.
Halkın parasıyla halka karşı
8 yıllık sürecekte belediyenin milyarlarca parası yandaşlara aktarıldı. Bu halk için ayrılması gereken bütçe, bu halkın dilini ve kültürünü yok etmek için kullanıldı. Tekrardan bizden alınan haklarımızı geri kazanmak ve geri kazanırken de üstüne yeni kazanımlar eklemek istiyoruz. Sorunları daha hızlı çözeceğimiz alanlar inşa edeceğiz.
İki paradigmanın mücadelesi
Bizler açısından 31 Mart yerel seçimleri iki paradigmanın yarışıdır. Bizler iki paradigma arasında bir seçim yapacağız; ya Kürtleri, kadınları yok eden, ekolojiyi tahrip eden, bütün belediye kaynaklarını yandaşlarına aktaran bir anlayış ya da çok dilli hizmeti, halkın iradesini ve birlikte yönetmeyi, kadın özgürlükçüğü ve ekolojik bilinci esas alan paradigmamız. Bu açıdan 31 Mart yerel seçimlerine sıradan bir seçim olarak bakmıyoruz. 8 yıllık bir talan ve gasp sürecinden sonra bizden çalınan her şeyi geri alabileceğimiz bir fırsat olarak görüyoruz. Bizleri her alanda izole etmek isteyen, yok sayan, bütün kazanımlarımıza göz diken bu iktidara 31 Mart yerel seçimlerinde cevap vereceğiz.”
Hizmetsiz mahalle kalmayacak
Göreve başladıktan sonra kentin ihtiyaçları doğrultusunda hazırladıkları projeleri hayata geçirmek ve kayyum politikalarını boşa düşürmek adına halkla birlikte çalışacaklarını vurgulayan Sönük, şunları söyledi: "Kayyum anlayışı tekçi, eril bir anlayıştır. Göreve geldiğimizde Batman'ın her caddesi ve sokağı bizim için eş değerdedir. Diyarbakır Caddesi’nde nasıl bir hizmet varsa Bağlar'da, Petrol Kent’te ve Cudi Mahallesi’nde de aynı şekilde çalışama yürüteceğiz. Hiçbir mahalleyi diğerinden ayırmadan yaşanılabilir kent inşa edeceğiz. Toplumun ihtiyacına göre çalışacağız. Herkesin kolaylıkla ulaşabileceği kültür evleri inşa edeceğiz. Kadınlara yönelik şiddeti durduracak önemli çalışmalar yapacağız. Bunun için projelerimiz hazır. Kentin birçok sorunu var, bizler bu sorunları çözmekte kararlıyız. Kentimizin neye ihtiyacı varsa halkımızla birlikte hareket edip çözümlerini birlikte üreteceğiz." ÊLIH
* * *
Belediye halka iade edilecek
Kayyumun 8 yıldır halkın kaynaklarını sömürmek dışında bir şey yapmadığını belirten DEM Parti Bêgir (Muradiye Belediyesi) Eşbaşkanı adaylarından Hediye Sayıner, “Bizden çalınan her ne varsa alacağız. Belediyeyi halka iade edeceğiz” dedi.
Partilerinin yerelden yönetimi esas alan bir anlayışa sahip olduğunu belirten Sayıner, halkın yaşamını ve yaşam alanını ilgilendiren temel sorunları, halkın kendisinin karar alıp ve yapmasını önceleyen bir anlayışı savunduklarını söyledi. Muradiye halkının partiyi sahiplendiğini kaydeden Sayıner, yoğun bir tempoyla çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi.
Belediyenin 8 yıldır kayyum tarafından işgal edilmiş durumda olduğuna işaret eden Sayıner, şöyle konuştu: "Tabii bu 8 yıl boyunca talan ve sömürü dışında yapılmış bir şey yok. Halkın tüm kaynakları sömürülmüş durumda. Yani AKP ve kayyum, belediyeleri hizmeten çok sömürü alanı olarak görüyor.”
Belediyeleri kayyumlardan arındırıp, halka hak ettiği hizmeti sunmak mücadele ettiklerini söyleyen Sayıner, şunları ifade etti: “Özelde kadın ekonomisini güçlendirme, göçün önüne geçme, gençlerin önerileri doğrultusunda projeler üretme, eğitim ve akademi alanları açma, kooperatifleşme ve üretim alanları oluşturma, kültür, sanat ve spor alanlarını yaygınlaştırılma gibi önemli işler bizleri bekliyor. Tüm proje ve çalışmalar meclislerle birlikte yapılacak. 31 Mart'ta bizden çalınan her ne varsa alacağız.