Madenciler bakanlığa yürütülmedi

Madenciler
- Ankara'da açlık grevini sürdüren Doruk Madencilik işçilerinin, Enerji Bakanlığına yürümesini engelleyen polis, ablukayı aldığı işçilere ve dayanışma için gelenlere saldırdı; biber gazı sıktı.
Direnişlerinin 16, açlık grevlerinin ise 8. günündeki Doruk Madencilik işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yürümek istedi, ancak Kurtuluş Parkı’nın etrafı çevik kuvvet ekipleri tarafından ablukaya alındı; parka giriş ve çıkışlar kapatıldı. Polis yürümekte ısrar eden işçilere saldırdı.
Bağımsız Maden İş Sendikası öncülüğünde 13 Nisan’da Eskişehir’den yola çıkarak geldikleri Ankara'da açlık grevine başlayan Doruk Madencilik işçileri, direnişlerinin 16. gününde, açlık grevlerinin ise 8. gününde Kurtuluş Parkı'ndaki eylemlerini sürdürdü. İşçilerin dün duyurduğu bugünkü yürüyüş öncesi parkın etrafında yüzlerce polis konuşlanırken çok sayıda gözaltı aracı görüldü. Günlerdir aç olan madenciler, protesto için üstlerindeki kıyafeti de çıkardı. Ablukaya alınan açlık grevindeki madenciler, 12.00'de Kurtuluş Parkı'ndan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yürümek istedi, ancak polis saldırısıyla karşılaştı. Polis, dayanışma için parka gelenlere de müdahale etti.
Sorunu çözmek istiyoruz
Madenciler, barikatı aşmak için direnince polis, dayanışmaya gelenleri ve basın emekçilerini biber gazıyla uzaklaştırdı. Ardından ilk barikatı aşan işçiler, ikinci barikatın önünde oturma eylemine başladı. Burada konuşan Umut- Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu, şunları kaydetti: "Bu sorunu bugün çözmek istiyoruz. Daha da bir açıklama yapmayacağız. Madenciler çare oluşuncaya kadar susacak. Şimdi tekrar bakanlığa yürümek için barikatlara gideceğiz. Biz gözaltına alınırsak Ankaralılardan ricamız yarın saat 17.00'de Yıldızlar Holding'i protesto etmek için holdingin önüne gitsinler. 85 milyonun ortak kavgasını temsil ediyoruz, kimseyle kavgamız yok. Herkes aynı durumda. Bu tabloyu değiştirmek için de mücadele ediyoruz. Eğer suç varsa genel başkanla bana aittir."
Tekrar saldırıldı
Madenciler, saat 13.40'ta bir kez daha bakanlığa yürümek istedi. Polis, biber gazıyla saldırdı. Günlerdir açlık grevinde olmaları nedeniyle bitkin düşen ve aralarında kronik rahatsızlığı bulunanların da olduğu madenciler, biber gazı ve yaşanan arbede sebebiyle fenalaşarak yere düştü. Açlık grevinde hayati önem taşıyan limon ve şekerli su gibi temel gıdalara erişimi olmayan işçilerin vücutlarında, barikat demirleri nedeniyle oluşan kanamalı yaralar ve morluklar dikkat çekti. Madenciler polise, "Madenciye biber gazı sıkmayın, kelepçe vurmayın" sözleriyle seslenerek yalnızca gasp edilen haklarını aradıklarını ifade etti. Herhangi bir suç işlemediklerini belirten işçiler, Yıldızlar Holding'in usulsüzlükleri çözülene ve ekmek paralarını alana kadar, gerekirse donarak bekleyeceklerini ancak geri adım atmayacaklarını dile getirdi.
Aralarında üç gündür işçilerle birlikte olan Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş'ın da bulunduğu milletvekillerinin, madencilerin daha fazla yara almasını önlemek amacıyla polis kalkanlarının önünde durmaya çalıştığı görüldü.
Aksu tekrar gözaltında
Saldırı sırasında sırasında Bağımsız Maden Genel Başkanı Gökay Çakır ve Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu gözaltına alındı. Sendikanın X hesabından bunun üzerine "Sadece Gökay Çakır'ı, Başaran Aksu'yu gözaltına almakla bizi yıldıramazsınız. Hepimizi alın, burdayız" yanıtı verildi.
Gözaltına alınma veya tutuklanma pahasına yürüyüşten vazgeçmeyeceklerini yineleyen madenciler, yetkililerin holdinge karşı sessizliğini bozarak haklarını iade etmesini talep ediyor. Haber hazırlanırken işçilerin ısrarı ve polisin saldırgan ablukası devam ediyordu.
İşçiler, yürüyüşten önce direnişlerine dönük polis şiddeti ve taleplerine ilişkin MA'ya konuştu. Alacakları ücret ve tazminatın çocuklarının geleceği olduğunu belirten maden işçisi Ersin Furuncu, 10 yıllık geriye dönük iş sözleşmesi haklarının olduğunu hatırlattı. Furuncu, "Hakkımızı almadan buradan gitmeyeceğiz. Sonuna kadar mücadele etmek zorundayız, çünkü herkes evden çıkarken eşine ve çocuklarına bir söz verdi. Çocuklarımın geleceğini almadan buradan dönmeyeceğim. Haklı mücadelemiz sonuna kadar devam edecek" dedi.
Mezar olsa da gitmeyeceğiz
Bazı televizyon kanalları ve sanal medya hesapları tarafından yapılan haberlere dikkat çeken maden işçisi Tanju Altun da şunları söyledi: "Biz hiçbir yeri işgal etmedik. Ankara'nın göbeğine sesimize ses olun diye geldik. Paralarımızı, maaşlarımızı ve tazminatlarımızı alamadık, alana kadar da buradan dönmeyeceğiz. Ankara bize mezar olsa da alacaklarımızı almadan buradan gitmeyeceğiz, çünkü başka bir çare bırakmadılar. Bu şirket, maaşlarımızı vermedi, emekli olanlara tazminatını vermedi, özlük haklarımızı kısıtladı ve vermedi."
Sendikal haklardan mahrum bırakıldıklarını belirten Veysel Taşçı da kimi arkadaşlarının haklarının 50’de birini alabildiğini söyledi. Taşçı, "Amacımız burada yöneticilerin bir an önce çözüm geliştirmesi ve kulaklarını tıkamamasıdır" dedi.
30 metrelik alanda ablukadayız
Hakları için 18 kilometre yürüdüklerini söyleyen işçilerden Ali Kaya ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde 30 metrelik alanda etraflarının polis otobüsleriyle çevrildiğini anımsattı. Kaya, şunları dile getirdi: “Abluka altına aldılar. Akşam lavabodan geri döndüğümüzde montlarımızın fermuarını açtırdılar. Üstümüzü aradılar. ‘Karton dahil geçirmeyeceksiniz, yaşam alanı oluşturmayacaksınız' dediler. Sabah saat 06.00 sularında polis bizi, 'yaşam alanı oluşturdunuz' diyerek gözaltına aldı. Bu nasıl bir adalettir? Tüm Türkiye'ye sesleniyorum; sesimizi duyun.”
Madencilerin talepleri ise şöyle sıralandı:
* Aylarca ödenmeyen tüm ücretler yatırılsın,
* Haklı nedenle işten ayrılan işçilerin tazminatları ödensin,
* TMSF öncesi ve sonrası haksız şekilde işten çıkarılan tüm işçilerin tazminat hakları verilsin,
* Emekli olup tazminat alamayan işçilerin alacakları ödensin,
* Sendikaya üye oldukları için işten çıkarılan 7 işçi işe iade edilsin,
* Zorunlu ücretsiz izin uygulaması kaldırılsın, geçmişe dönük ücret ve sigorta hakları tamamlansın,
* İSİG kurallarına uygun güvenli çalışma koşulları sağlansın,
* Maden kamulaştırılsın ve iş güvencesi sağlansın. ANKARA








