Madenciler direnişle başarıyor

Madenciler eylem

Madenciler eylem

  • Doruk Maden işçilerinin Eskişehir'den 17 gün önce yola çıkarak başlattıkları, 9 gündür de Ankara'da açlık grevi eşliğindeki protestoyla sürdürdükleri direnişi karşılık buluyor.

Doruk Maden işçileri, Ankara'daki direnişlerini sürdürüyor. Direniş sayesinde müzakerelerde bulunan işçi temsilcileri, tüm taleplerinin karşılanmasında kararlı. İçişleri Bakanı ise bugün  itibarıyla alacaklarını ödenmeye başlandığını söyledi.

Tazminat, maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle eylemlerini sürdüren ve dün Kurtuluş Parkı’ndan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yürümek isteyen Doruk Maden işçileri, polis saldırısıyla karşılaşmıştı. Saldırı sırasında gözaltına alınan ve akşam saatlerinde serbest bırakılan Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, Kurtuluş Parkı'na gelerek eyleme katıldı.  Öğlen saatlerinde Bağımsız Maden İş adına bir heyet Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına giderek bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Sendikanın avukatı Mert Batur, Bakan Yardımcısı, EÜH Müdürü ve MAPEK Müdürü’nün de yer aldığı heyetle bir araya geldiklerini belirterek, "Bakanlık yetkilileri, Sabahattin Yıldız ve Yıldızlar 3S Holding’in geçmişten bu yana süregelen hak gasplarını bildiklerini ve takip ettiklerini ifade etti" dedi. Batur, bakanlık yetkililerine madencilerin geniş çaplı taleplerini ilettiklerini belirterek, "Sadece ücret alacakları değil, zorunlu ücretsiz izin uygulamasının sonuçları, o döneme ilişkin ücretler ve sigorta primleri, tazminat hakkı doğmuş işçilerin alacaklarının ödenmemesi ve tüm özlük haklarının yatırılması gibi çok can alıcı taleplerimizi tek tek ilettik" ifadelerini kullandı.

Görüşmenin sonuçlarına ilişkin değerlendirme yapmak için erken olduğunu belirten Batur, "Şu an için net bir şey söylemek mümkün değil. Bu hafta içinde bakanlık tarafının şirketle ve ilgili diğer taraflarla görüşmeler yapacağını ifade ettiğini söyleyebiliriz" dedi. Batur, sendika yetkililerine, direnişi sonuçlandırmadan Ankara'dan maden işçilerinin ayrılmayacağını bakanlık yetkililerine aktardıklarını ifade etti. Daha önce Meclis'te ve Çalışma Bakanlığı nezdinde yapılan görüşmelere de atıf yapan Batur, "Bugüne kadar hiçbir siyasi yetkili ya da bürokrat işçilerin talepleri karşısında 'siz haksızsınız' diyemedi” diye konuştu. Batur, bakanlık yetkililerinin işçilerin taleplerini yüzde 100 haklı bulduklarını öne sürerek, "Ancak çözüm konusunda henüz somut bir adım yok" değerlendirmesini paylaştı. Kesin çözüm sağlanmadan sürecin sonlandırılmayacağını belirten Batur, şunun altını çizdi: "Bir söz verilse bile, çözüm fiilen görülmeden, işçilerin eline geçmeden ve tüm arkadaşlarımız ikna olmadan bu direnişi bitirmeyiz. Görüşmeler ve direniş birbirini tamamlayan süreçler olarak sürecek."

Hükümetin bilmemesi imkansız

Yıldızlar Holding'in büyüme sürecine de dikkat çeken Batur, şunları paylaştı: "3 binden fazla ruhsatla büyüyen bir yapıdan söz ediyoruz. Bu süreçte binlerce işçinin tazminat ve özlük haklarına el konularak bir servet birikimi sağlandı. Bugüne kadar buna nasıl göz yumulduysa şimdi de çözüm için aynı hızla adım atılmalı. Çalışma Bakanlığı ile görüşmemizde, geçmiş döneme ait bazı alacakların ödenmediğinin tespit edildiği ve cezalar kesildiği ifade edildi. Ancak bu tespit edilenler, toplam hak gasbının çok küçük bir parçası. Bu kadar başvuru yapan, teşvik alan ve yeni ruhsatlar elde eden bir şirketin faaliyetlerinin bilinmemesi mümkün değil. Buna rağmen bugüne kadar sorunu kökten çözecek bir adım atılmadı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı düzeyinde ‘tüm alacaklar ödenecek’ denildi ama bu gerçekleşmedi. O yüzden yalnızca sözlere dayanarak hareket etmeyiz. Direnişin gücü olmasaydı bu görüşme de yapılmayacaktı. Bunu biliyoruz. Bu nedenle ancak direniş sonuç getirebilir. Mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz."

Bir avuç insanın kölesi

Gözaltından çıkan Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır ise 5 saat gözaltında kaldığını anımsatarak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına tekliflerini sunduklarını belirtti. Gökay, şunları söyledi: "Biz en kısa zamanda bu müzakerenin sonuç vereceğine inananlardanız. Biz Bağımsız Maden-İş Sendikası olarak şunu söyleyebiliriz: Bu direniş Türkiye işçi sınıfının direnişidir. Bu direnişten hiçbir zaman geri adım atmayacağız ama müzakeremizde olduğu zaman kim müzakerede bize katkı sağlarsa ona da teşekkür etmesini bileceğiz. Şu anda hiçbir işçinin hesabına para yatmadı. Bağımsız Maden-İş Sendikası'na  ve işçilerimize yaraşır şekilde eylemimiz devam edecek. Şimdi çağırırlarsa müzakereye gideriz, masada müzakeremizi yaparız. İşçinin alın teri kurumadan işçinin maaşının ödenmesi lazım. Üç ay, 6 ay demek çok şey bir rakam. Bu işçilerin geçindirdiği çocukları var, bu işçilerin aileleri var. Sendika olarak dilimizin döndüğü, aklımızın erdiği kadarıyla bu işçi kardeşlerimiz ile yol yürüyoruz. İşçinin birliği beraberliği kazanacak."

Sarı sendika değil, biziz

Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, dünden bu yana müzakerelerin geliştiğini söyleyerek, "Hem Bakanlık düzeyi tarafından hem işveren düzeyi tarafından önemsiyoruz. 'Yetkili sendika' diyorlar 'sarı sendika' için. Lütfen sendika başkanının, ondan önceki dört yıllık banka ekstresini alsın devletimiz, incelesin. Bakın, işçi aidatlarından nasıl bir servet biriktirimi oluyor. Dolayısıyla hem bu holdingler hem de holdinglerin etrafına dizilmiş resmi idari makamlar bu tarz sendikalar etrafında titriyorlar. Onları korumak için ellerinden geleni yapıyorlar. Yetkili sendikanın 10 tane üyesi var bu iş yerinde. İşçilerin çoğunluğu bizimle. Dolayısıyla muhatap sendika biziz. Yetkili sendika kavramıyla ortamı bulandırmanın da anlamı yoktur. Öyle sarı sendika güzellemeleri devleti yöneten insanlara düşmez. Başkanının Gökay Çakır olması kabul edilemez bir şey olarak görünüyor holding merkezlerinde. Çünkü bir tane emekli maaşıyla, 22 bin liraya yaşayan, dört kız çocuğu yetiştiren ve bununla geçinen ve bütün bu zorlu koşullarına rağmen işçilerin mücadelelerine önderlik eden beş parasız bir yoksul insanın işçilerin muhatabı olmasını istemiyorlar. Onlar böyle göbekli, işte kravatlı, işçiler arasından soysuzlaştırılarak yüksek maaşlarla korunan sarı sendikacı takımını istiyorlar ki işçiyi manipüle etsinler, bastırsınlar. Esas sözlerimizi somut bir sonuç elde edince söyleyeceğiz. Kararlı pozisyonumuzu sürdüreceğiz. 

Tekrar holdingin önüne

Açlık grevinin 9. günündeyiz. 40 arkadaşımız bu direnişi sürdürüyorlar. Dün dört arkadaşımız daha rahatsızlandığı için geri çektik. Ben de dahil olmak üzere açlık grevini sürdürüyoruz. Dolayısıyla bu mücadelemiz ve çizgimiz sürecek. Bu akşam saat 18.00’de Yıldızlar Holding önüne bir çağrımız var. Farklı kurumlar, siyasi partiler, demokratik kuruluşlar ve sendikaların da yaptığı çağrılar var. Muhtemelen İstanbul’daki dostlarımız da aynı saatte TMSF önünde olacaklar. Dayanışma çok önemli, biz de bu dayanışmayı önemsiyoruz" ifadelerini kullandı.

Bakan: Alacakları ödeniyor

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise işçilerin alacaklarının bugün itibarıyla ödenmeye başlandığını söyledi. AKP'nin yayın organlarından Hürriyet'in darptan sonra biat ettirilen Ahmet Hakan'a konuşan Çiftçi, SSS Yıldızlar Holding bünyesindeki Doruk Madencilik’in patronu Sabahattin Yıldız ile görüştüğünü ifade etti. Görüşmede işçilerin alacaklarının ödenmesi talebinin iletildiği, patronun da bu talebe olumlu yanıt verdiği aktarıldı. Yazıda, işçilerin alacaklarının kalan kısmının bugün hesaplara yatırılacağı ve sürecin bu doğrultuda ilerlediği bilgisi paylaşıldı.

* * *

DEM Parti: Haklarını tanıyın

Doruk Madencilik işçilerinin direnişini ilk günden destekleyen DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, Yıldızlar Holding’e "Amasız, fakatsız; eksiksiz ve zaman geçirmeden işçilerin haklarını tanıyın" diye seslendi.

Hatimoğulları, dünkü Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü olduğunu anımsatarak, şunları söyledi: "Bugün, işçi ölümlerinin, güvencesiz çalışmanın ve cezasızlığın bütün acısıyla bir kez daha hatırlandığı gündür. İSİG Meclisi'nin verilerine göre; 2025'te en az 2 bin 105 işçi; 2026’nın henüz ilk üç ayında ise 420 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bunlar iş kazası değil, iş cinayetidir. Patronlar ve devlet, işçilerin temel yasal haklarını bile yok sayıyor. Koruma mekanizmaları eksik. Ayrıca var olan mekanizmalar da işletilmiyor. Bu nedenle bunlar iş cinayetidir. Sadece geçen yıldan bugüne en az 2 bin 500 emekçinin ailesinin evine acı, yas ve daha fazla yoksulluk çöktü.

74 yaşındaki Ökkeş Erol

Mesela soruyorum: Ökkeş Erol’u tanıyor muyuz? Ökkeş Erol 74 yaşındaydı, ancak geçinemediği için taşeron işçi olarak çalışıyordu. Tekirdağ Malkara’da fiber optik kablo döşeme işinde çalışırken yaşamını yitirdi. Onun hikayesi tek bir ailenin acısı değildir. Bu ülkenin emekçiye reva gördüğü hayatın özetidir: Gençliğinde çalış, yaşlılığında çalış, güvencesiz çalış. Sonra ölümün bile 'kaza' sayılsın. Ökkeş Erol’un ölümü bu ülkenin utanç vesikasıdır. Kapitalizmin sömürü düzenine karşı emeğin hakkını, emekçinin yaşamını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.

Maden işçilerine destek

Doruk Madencilik işçileri Ankara’da eylemdeler. Onları ziyaret ettim. DEM Parti milletvekilleri, muhalefet milletvekilleri ve birçok kesim onlarla dayanışma içinde. 'Açız, yoksuluz, çıplağız' diyerek açlık grevine giren işçilerin direnişi, kısmi kazanımlarla devam ediyor. Çalışma Bakanlığı maaşların bir kısmının ödendiğini söylese de bunun çok cüzi bir miktar olduğunu öğrendik. Madenciler tüm alacakları ve hakları için greve devam ediyor. Meclisten birkaç yüz metre ileride, Kurtuluş Parkı’ndaki eylemlerini sürdürüyorlar. Doymak bilmez Yıldızlar Holding’e aynen şu mesajı veriyorlar: 'Yıldızlar da kayar, durmaz yerinde.' İşçilerin haklarını gasp eden Yıldızlar Holding’e bir uyarıyı da biz yapıyoruz: Amasız, fakatsız; eksiksiz ve zaman geçirmeden işçilerin haklarını tanıyın."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.