Madenciler yarın da yürüyor

Madenciler eylem
- Maaş ve tazminat haklarının ödenmesi için Ankara'ya yürüyen ve burada açlık grevine başlayan maden işçilerinin eylemi, 7. gününde devam ediyor. İşçiler, yarın tekrar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yürüyor.
Eskişehir’de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding’e ait Doruk Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, Kurtuluş Parkı’ndaki açlık grevine devam ediyor. Açlık grevi başlatan işçilerden biri daha rahatsızlandı.
Türkiye'nin başkentinde, yüzlerce madenci en temel hakları için bir haftadır açlık grevinde. Artık konuşmakta bile zorlanıyorlar. Bir madenci daha dün sabah rahatsızlandı. Bağımsız Maden İş Sendikası, kamuoyuna yapılan açıklamaların aksine yatan paraların alacakların 50'de biri bile olmadığını belirterek, "Maaşlarımızın bile tamamı yatırılmadı. 6 maaş alacağı olan arkadaşımızın 1-2 veya 3 maaşı yatırıldı. Başka haklarımız yatırılmadı" dedi.
Sendikalardan destek
DİSK’e bağlı 11 sendika, yayınladıkları dayanışma bildirisinin ardından Kurtuluş Parkı’ndaki işçileri ziyaret ederek, destek verdi. Sendika avukatı Mert Batur, "Ben burada işçiye her şeyi yaparım, benim de başıma hiçbir şey gelmez düşüncesiyle hareket edilmiş. Patrona bu güvenceyi kim verdiyse, bugün o makamların da sorumlu olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden bakanlıklara yürüyoruz" diye konuştu.
Baş da açlık grevinde
Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş da madencilerle birlikte açlık grevini sürdürüyor. Erkan Baş, şunları söyledi: "Arkadaşlarımızın önemli bir bölümü 15, 16, 17 yıl bu işletmede alın teri dökmüş ve bunun karşılığında henüz herhangi bir tazminatını, özlük haklarını alamadı. Bu haklı mücadele ortaya çıkınca bir yalan bombardımanı başladı; sanki işçi arkadaşlarımızın hakkı ödenmiş de onlar inat ediyorlarmış gibi. Şu anda hepsinin on binlerce, yüz binlerce lira borcu var. 4-5 ay önce o maaşı alsalardı bugün bu borçları olmayacaktı. Şimdi belki o maaşları aldıklarında sadece borçlarını ödeyebilecek durumdalar. Yani böylesi sefalet koşullarına mahkum edilmiş arkadaşlarımız. İşçi arkadaşlarımız çok kararlı. Bu mağduriyetin artık sonunun gelmesini istiyoruz. O yüzden yarın burada saat 12.00'de Enerji Bakanlığına doğru tekrar yola çıkacağız; bunu bütün Türkiye kamuoyuna, Enerji Bakanlığına, iktidar yetkililerine duyuruyoruz. 14 gündür ailelerinden uzak, çocuklarından uzaklar. 7 gündür burada açlık grevindeler. Açlık grevindeyken durumu fenalaşan arkadaşımız bundan iki saat önce buradan hastaneye gitti. Yarın neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. O yüzden arkadaşlarımız ‘Gemileri yaktık, geri dönüş yok’ diyor. İşçi arkadaşlar hakkını alana kadar biz bu mücadele içinde olacağız."
Hakkımızı almadan gitmiyoruz
Eylemde konuşan bir maden işçisi ise şunları ifade etti: "Mağduriyetimizin giderilmesi için buraya geldik. 66 yaşındayım, hakkımızı almaya geldik, hakkımızı almadan gitmiyoruz, söke söke alacağız. Açlık grevinin 7. günündeyiz, direnişimizi 15. günü, halktan destek bekliyoruz. Pazartesi günü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürüyeceğiz. Meclis'e de sesleniyorum: Bizi sadece seçim zamanları aramayın. Seçim zamanı sizin bize ihtiyacınız var, bugün bizim size ihtiyacımız var. Hepinizi yanımızda görmek istiyoruz." ANKARA
* * *
Kara para aklama müjdesi
İktidarın 'müjde' olarak duyurduğu "varlık barışı" uygulaması, Türkiye'yi yeniden kara para aklama merkezi haline getiriyor.
'Varlık barışı' adı altında kirli para, Türkiye'ye çekilmek isteniyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'a göre; ekonomi sıkıştıkça başvurulan bu politika, aslında dünyada kaynağı belirsiz paraya kapıları açmak demek. Şimdi savaşın vurduğu İran ve Dubai gibi bölgelerdeki devasa kayıt dışı ekonomi hedefleniyor. Türkiye daha önce gri listeye girdi. Aynı politikaların tekrarı, yeniden gri liste riskini masaya koyuyor, çünkü bu kapı bir kez açıldığında sadece temiz para gelmez. Mafyalar, küresel baronlar, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi karanlık ağların ürettiği kirli paralar da yönünü buraya çevirir. Daha önce yapılan varlık barışları ile Türkiye uluslararası çetelerin arenasına dönmüş, sokak çatışmaları ve infazlar sıradan hale gelmişti. Hem İran savaşının yarattığı olumsuz ekonomik koşullardan korunmak hem de otoriter rejimini finanse etmek isteyen AKP, tüm bunlara yine kapıyı açıyor.
Yolsuzluktaki durumu
Yasa dışı bahis, organize suç gelirleri ve kayıt dışı finansın, aynı kanaldan sisteme sızdığını; bunun da Türkiye'yi üretim ve yatırım merkezi olmaktan çıkarıp para aklama merkezine sürüklediğini kaydeden Karabat, şunları söyledi: "Ülkeye giren kara para ayrıca yolsuzluğu derinleştirir. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün (Transparency International) 2025 Yılı Yolsuzluk Algı Endeksi (CPI) sonuçlarına göre Türkiye, hem puan bazında hem de sıralamada düşüyor. Türkiye, yolsuzluk algısında son bir yılda dünya genelinde 182 ülke arasında 17 basamak gerileyerek 124. sıraya indi. 2024'te 34 olan puanı 2025'te 31'e geriledi. Sıfır puana doğru çok yoğun yolsuzluk algısının olduğu CPI sonuçları Türkiye'nin ne halde olduğunu gözler önüne seriyor.
7 kezdir uygulanıyor
Türkiye'de varlık barışı tek seferlik değil, neredeyse periyodik hale gelmiş bir politika aracı olarak farklı yıllarda tekrar tekrar uygulandı. 2008 yılından bu yana toplam 7 kez hayata geçirildi. Başkanlık sistemi sonrası AKP varlık barışını daha çok kullandı. Ekonomi kırılgan, gelir adaletsizliği büyüyor, enflasyon ve yüksek faiz kalıcı hale geldi ama AKP bunları çözmek yerine varlık barışı ve carry-trade ile kısa yoldan para bularak günü kurtarmaya çalışıyor."









