Maneviyat savaşıyor

Forum Haberleri —

16 Mayıs 2022 Pazartesi - 09:30

HPG ve YJA-Star gerillaları geçit töreninde

HPG ve YJA-Star gerillaları geçit töreninde

  • Devlet ve iktidarın en amorf figürlerinden olan TC ve KDP işbirliği içinde eşgüdümlü bir şekilde Kürt gerillasına ve halkına karşı askeri, özel ve psikolojik bir saldırı dalgası başlattılar.

İSKAN AMED
Çıkarların, kazançların ve yok etmelerin amaç haline getirildiği bir çağın korkunç dehlizlerinden geçiliyor. Amaç ne kadar iğrenç ise araç daha da iğrençleşiyor. Cepteki tanrıların kölesi haline gelen yığınlar kendi mutsuz yalnızlığında tükeniyor. İlk insanlar soyları sürsün diye onca zahmete ve zorluğa katlanırken bize yaratmak istedikleri dünya yaşamı bu muydu? Kimin dili, dini, iktidarı, teni ve kimliği üstün olacak, kim daha çok sömürecek ve çalarak zengin olacak?

Ulusa da kılıf giydiren oysa azınlığın şatafatı olan devlet ve iktidar bu sınırsız kötülüğün kaynağıdır… Bu öyle bir kötülüktür ki kan, ölüm ve yıkım üzerine kendisini var eder. Devlet ve iktidar yalan, hile ve tuzaklarıyla her şeyin avcısıdır. Menziline düşen ne ise geride kalan avdır. Avcı ile karşılaşmayan hiç kimse neredeyse kalmıyor. Ya kölesi, ya efendisi olunacak çarkın. Köle, efendi olmaya koşullandırılır, efendi ise daima ele geçirmeye ve elde tutmaya odaklanır. Bunun dışında bir yaşam arayışının soluğu bile insanlığa aldırılmaz. Bu kısır döngü içinde unutulan ve yitirilen ise yaşamdır. 

Devlet ve iktidarın en amorf figürlerinden olan TC ve KDP işbirliği içinde eşgüdümlü bir şekilde Kürt gerillasına ve halkına karşı askeri, özel ve psikolojik bir saldırı dalgası başlattılar. İnsanlığa karşı işlenen bütün suç türleri bu iki yapıda bir bakışta hemen görülür. Özleri gibi biçimleri de aynıdır. Güçlünün önünde eğilirler, güçsüz gördüklerine var güçleriyle saldırırlar. En belirgin ortak karakteristik özellikleri ise hegemon güçlerin itaatkar piyonları olmalarıdır. İtaat ettikleri nispette zalimliklerine, hırsızlıklarına ve zulümlerine onay alırlar. Vahşet adeta genlerine zerk olmuştur. Korkunç olanın pişkin yüzleridirler. Besinleri yalandır. Saltanatlarını ve servetlerini yalanların üzerine inşa etmişlerdir.  

Hırs, kibir, lümpenlik, bu güçlerin genetik yapısallıklarıdır. Oluşturmak istedikleri yapılar ise tek güç, tek ses ve tek tiptir. Farklılıklara ve çeşitliliğe tahammülleri yoktur. O yüzden evrene, doğaya, kadına ve yaşama düşman ve karşıttırlar. Bu amaçlarına ulaşmak için oldukça pervasız davranırlar. Kendi sesleri dışında en ufak bir ses dahi hemen susturulmalı ve bastırılmalıdır. Ruhları kasvetli bir karanlıkla örtülü olduğundan ötürü aydınlığa düşmandırlar. Kendileri dışında herkes hain ve teröristtir. Gerçekte alçaklığın cisim bulmuş biçimidirler. Askeri, polisi, ajanı, medyası ve hapishaneleri ile oluşturdukları korku rejimlerinde insana dair geriye hiçbir şey bırakılmaz. Zaten teklerini korku iklimi yaratarak korurlar. Çünkü korkuyu yenen cesur yürekler karabasan gibi iktidarlarının üzerine çökebilirler. Bunun hezeyanı sonradan görme aç gözlerine uyku getirmez. 

Bu yüzden yeryüzünün vampirleri birleşmiş, Kürt’ün isyanının mayalandığı dağlardan olan Zap’a saldırıyorlar. Amaçları Zap’ı işgal etmek, Kürt ve Kürdistan’a dair ne varsa ortadan kaldırmak, araçları ise kimyasal silah. TC Kimyasal kullanıyor, KDP gerillaya gittiğini iddia ettiği gaz maskelerine el koyuyor. Savaşlarına koydukları isme göre pençe kimyasal olurken, kilit ise gaz maskelerinin gerillaların eline ulaşmamasını ifade ediyor. Kürd’ün varlığını, dilini, insanlığını dahi kabul etmeyen TC yanına Kürtleri daima öldüren Barzaniler ihanetini de açıktan alarak Kürdistan’ın cesur yürekli genç kızları ve oğullarına saldırıyor.

Kürtlerin evlatları direniyor. Enerjilerini, topraklarına, ülkelerine ve insani değerlere olan sevgiden alıyorlar. Cesur ve yenilmez ruhlarının kaynağı işte bu sınırsız sevgidir. Gerillalar topraklarını ancak savaşarak temiz bir mabed haline getirebileceklerinin eşsiz iradesini gösteriyorlar. Zorluklardan damıttıkları potansiyelin enerjisi ise insanlığın gönlüne akıyor.  

Bu savaş istilacılar ve yurdunu savunanlar arasında yaşanıyor. Bir tarafta paralı askerler, DAİŞ artığı çeteler, Barzanilerin paramiliter yapıları, varlıklarını üç kuruşa satan korucular, diğer tarafta hayatlarının baharında özgürlük aşkı uğruna ölümüne direnen gerillalar var. Kanser rejimi olan kapitalizmin her türlü silahı ile saldıran paralı askerler, özgürlük şenliğini canlarıyla kutsayan gerillaların karşısında çarpılmış ve tıkanmış durumda. Şüphesiz bu savaş tarih nezdinde birçok yönü ile ele alınacak ve değerlendirilecektir. Fakat şimdiden ortaya çıkan sonuçlarından biri de su götürmez en yalın gerçek olan maddiyatın, maneviyata karşı savaşı olarak ele alınacağı kesindir.

Beyin ölümü gerçekleşmiş, günümüz dünyasında insanlığın vicdanında yeri kalmamış, sadece burjuvaziyi koruma paktı olarak varlık bulmaya çalışan NATO’nun Kürt özgürlük savaşçılarına karşı devreye soktuğu TC ve KDP, maddi uygarlığın en kof, en çürümüş ve en yozlaşmış figürleridirler. Türkiye ve Kürdistan halkları açlık ve yoksulluk sınırında can çekişirken, Tayyip Erdoğan İsviçre bankalarına çaldığı tonlarca altını yatırmıştır. Barzani hanedanlığı ise dolar milyarderleri listesinin üst sıralarında boy göstermiştir. PKK gerillalarına bu kadar düşmanlık yapmalarının altında yatan neden ise servetlerini sağlayan iktidarlarının ömrünü uzatma arayışlarıdır. Çünkü PKK’yi servetlerinin ve iktidarlarının önünde en büyük engel olarak görüyorlar.

Şimdi Zap’ta onurlu öfkenin halayında buluşma vaktidir. İnce, keskin ve çıplak tepeleriyle yelpaze şeklinde açılan Zap dağları işgalcilere ve ihanetçilere asla geçit vermez. Gelişen büyük ve görkemli direniş bu hakikati dost ve düşman olan herkese göstermiştir. Çünkü varlığını savunma, özgürlüğünü kazanma savaşında Kürtlerin gücü tükenmez. Fakat Kürtlerin, saldırgan güçlere kazanmayı umduklarından daha da fazla kaybettirecek bir mücadeleyi ve direnişi yürütme, geliştirme zorunluluğu aşikardır. PKK öncülüğünde gelişen devrimci halk savaşı Kürtlerin en temel meşru hakkıdır ve Kürtleri koruyacak, yaşatacak yegane izlenmesi gereken stratejidir. Yaşamak için düşmanı ve ihaneti öldürme savaşında daha çok nedeni olan Kürtlerdir. TC ve Barzanilerin Kürdistan’da yaşayacak hiçbir şeyleri kalmamıştır. Ellerinde kalan çıplak zor dışında hiçbir şeyleri de yoktur. Bu savaş Kürt özgürlük hareketi için olduğu kadar onlar açısından da ölüm kalım savaşını ifade etmektedir.

Kapitalizmin Kürdistan ve Ortadoğu’da ki tetikçileri TC ve KDP bu toprakların asla tutmayacak bozuk mayasıdır. Ortadoğu’nun kültürüne ve maneviyatına saldıran bu maddi güçlerin insan toplumu nezdinde itibarı ve meşruiyeti kalmamıştır. Daha çok ne kadar sömürürüm, çalarım ve ezerim hesaplarının peşinde oldukları ortadadır. Dinci, milliyetçi, pozitif bilimci ve cinsiyetçi aşıları Ortadoğu’nun kadim damarı tarafından kabul görmemiştir. Fakat unutulmamalı ki TC, KDP ittifakı ancak ölümcül darbeler alırsa Ortadoğu’da nefes alamaz bir hale gelebilir. Bunun için de bütün insanlık Kürt özgürlük hareketinin mücadele saflarında yerini almalıdır.

Çünkü özgür Kürdistan, özgür insanlık, savunulan yaşamdır. Ancak böyle bir mücadele ile atalarımızın bize bırakmak istediği yaşamın özüne tekrar kavuşabiliriz.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.