- İkinci dalga feminist hareketin öncü isimlerinden Robin Morgan, yalnızca ABD’deki feminist mücadeleyle sınırlı kalmadı. Farklı coğrafyalarındaki kadın direnişleriyle de dayanışma içinde oldu. Filipinler’de kadın gerilla savaşçılarıyla görüşmeler yaptı.
Şair, yazar ve aktivist Robin Morgan, 5 Eylül 2026’da New York’ta 85 yaşında hayatını kaybetti.
Robin Morgan’ın editörlüğünü yaptığı ve 1970’te yayımlanan Sisterhood Is Powerful adlı çalışma, feminist hareketin temel eserlerinden biri olarak kabul edildi. 20’den fazla kitap kaleme alan Robin Morgan, bir dönem Ms. dergisinin genel yayın yönetmenliğini yürüttü. “Herstory” (tarihin kadınların deneyimleri üzerinden yeniden anlatımı) kavramını yaygınlaştıran Robin Morgan, kadın sembolüyle birleşen sıkılı yumruk simgesinin feminist hareket içinde kullanılmasına da öncülük etti.
‘Nefret genelleştirir sevgi detaylandırır’
1940’lar ve 1950’lerin sevilen çocuk yıldızı Robin Morgan, büyüdüğünde Amerikan radikal feminizminin en etkili seslerinden biri haline geldi. Şair, deneme yazarı, editör ve aktivist olarak bilinen Robin Morgan, oğlu Blake Morgan’ın açıklamasına göre son haftalarda yaşadığı sağlık sorunlarının ardından Cumartesi günü New York’ta yaşamını yitirdi. Parkinson hastalığıyla 16 yıldır mücadele eden Robin Morgan, hayatını kaybettiği ana kadar yeni kitaplar ve şiirler üzerinde çalışmayı sürdürüyordu.
Oğlu, annesinin “Nefret genelleştirir, sevgi detaylandırır” sözünü hatırlatarak onun büyük fikirleri birkaç kelimeye indirgeme yeteneğini vurguladı.
Çocuk yıldızlıktan radikal aktivizme
Robin Morgan, 29 Ocak 1941’de Florida’nın Lake Worth kentinde doğdu. Annesi tarafından yaşının bir yıl küçük gösterildiği çocukluk döneminde “Little Robin Morgan” radyo programını sundu ve popüler televizyon dizisi “Mama”da rol aldı. Dergiler tarafından “ideal Amerikan kızı” ve “bozulmamış komşu kızı” olarak tanıtılan Robin Morgan, kamera dışında bambaşka bir kimliğe büründü. Gençlik yıllarında Columbia Üniversitesi’nde dersler aldı, sivil haklar ve Vietnam Savaşı karşıtı eylemlere katıldı.
İkinci dalga feminizmin merkezinde
1968’de Miss America güzellik yarışmasına karşı düzenlenen tarihi protestonun öncüleri arasında yer alan Morgan, sütyenlerin “Özgürlük Çöp Kutusu”na atıldığı eylemin simge isimlerinden oldu. 1970’te derlediği “Sisterhood Is Powerful” antolojisi, modern kadın hareketinin temel metinlerinden biri kabul edildi. “Herstory” (kadın tarihi) kavramını ortaya atan ve kadın sembolüyle birleşen sıkılı yumruk simgesini benimseten isim olarak anıldı.
Sol içindeki cinsiyetçiliğe eleştiri
Robin Morgan aynı dönemde New York Radikal Kadınlar ve WITCH gibi grupların kuruluşunda rol aldı. 1970’te yayımladığı “Goodbye to All That” makalesiyle sol içindeki cinsiyetçiliği sert biçimde eleştirdi. Grove Press işgali nedeniyle tutuklandı ve “anarşist ev kadını” olarak nitelendirildi.
Kadın direnişlerle dayanışma
Robin Morgan, yalnızca ABD’deki feminist mücadeleyle sınırlı kalmadı. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki kadın direnişleriyle de dayanışma içinde oldu. Filipinler’de kadın gerilla savaşçılarıyla görüşmeler yaptı.
Brezilya’nın gecekondu mahallelerindeki (favela) kadın aktivistlerle buluştu, Güney Afrika’nın kasabalarında örgütlenen kadınlarla bir araya geldi. İran’daki yeraltı feminist hareketiyle temas kurdu. 1986 ve 1989 yıllarında Ürdün, Lübnan, Mısır, Suriye, Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinli mülteci kamplarında aylarca kalarak kadınların koşullarını yerinde inceledi ve raporladı. Bu çalışmalar, onun “Sisterhood Is Global” anlayışını güçlendirdi ve uluslararası kadın dayanışmasının pratik örneklerini oluşturdu.
‘Jin Jîyan Azadî’ eylemlerine destek
Robin Morgan, 2022’de Jîna Aminî’nin katledilmesinin ardından İran’da başlayan ‘Jin Jiyan Azadî’ hareketine güçlü bir dayanışma mesajı verdi. Robin Morgan, 23 Eylül 2022’de WMC Live programında yayımladığı özel bültende, Jîna’nın ‘ahlak polisi’ tarafından gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesini hareketin tetikleyicisi olarak nitelendirdi. Kadınların başörtülerini yaktığını, saçlarını kestiğini ve sokağa döküldüğünü vurgulayan Robin Morgan, “Kadınlar bizimle olduğumuzu bilmeli. Bedenlerimiz bize aittir… Jîna Aminî adına onlara ses verin” çağrısında bulundu.
Ardında bıraktığı miras
20’den fazla kitap kaleme alan Morgan’ın eserleri arasında “Monster”, “Dark Matter” şiir kitapları, “The Demon Lover” ve anı kitabı “Saturday’s Child” yer alıyor. “Sisterhood is Global” ve “Sisterhood is Forever” antolojilerini de yayımladı. Bir dönem Ms. Magazine’in baş editörlüğünü yürüttü. 1984’te Sisterhood Is Global Institute’ün, 2005’te ise Gloria Steinem ve Jane Fonda ile birlikte Women’s Media Center’ın kurucuları arasında yer aldı. HABER MERKEZİ