Metal sektörü grevleri sonuç verdi

Forum Haberleri —

1 Ağustos 2021 Pazar - 09:15

  • Bugün sınıfın önünde en acil görev olarak politikleşme sorunu duruyor. Çeşitli uluslardan oluşan işçi sınıfı bir sınıf kimliği etrafında politikleşip örgütlenmeden ne kazanılmış hakları koruyabilir ne de yeni haklar elde edebilir.

A. SOLMAZ*

Hollanda’da ülke genelinde yapılan büyük metal sektör grevleri sonuç vererek, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecinde prensipte anlaşmaya varıldı.

1 Aralık 2020’den itibariyle biten eski TİS süreci, yerini yeni TİS görüşmelerine bırakmıştı. Görüşmelerden sonuç alınamadığı için metal sektöründe 2021 Ocak ayının 3. haftasından itibaren grevler başladı. Grevler pandemi kurallarına uygun olarak organize edildi. Grevlere binlerce işçi katıldı. DAF işçileri her zaman olduğu gibi yine hem sayısal olarak hem da nitelik olarak grevlerde belirleyici bir rol oynadı. TİS sürecinde sınıf kardeşlerinin gözü kulağı oldu. Hollanda basını da DAF işçilerinin taleplerini metal sektörü işçilerinin talepleri olarak geniş yer verdi. 

Pandemi sürecinde üretimin zorlukları ve grevler...

Bir taraftan pandemiye rağmen devam eden üretim ve bundan dolayı hasta olan işçiler bir taraftan da bu koşullarda patronların sıfır zammına karşı grev silahını kullanmanın zorluğu ve zorunluluğu...

Hastalığı atlatıp işe geri dönen işçilerde Covid'in uzun dönem devam eden yan etkileri görülüyor. İşverenler buna rağmen üretimi arttırdı, 1,5 metre mesafe uygulaması bazı bölümlerde imkansız hal aldı. Bu durum vaka sayısını arttıran bir etken oldu. Bazı bölümlerde bantların dönmesinde yeterli işçi olmamasından dolayı ciddi sorunlar yaşandı. Ve nihayet geçte olsa aşılama başladı. İlk etapta ülke genelinde yüzde 30'a yakın kesimi aşıya olan güvensizlikleri ya da dini inançları gerekçesiyle aşı olmayı reddetti. Bu ciddi bir rakamdı, neredeyse her üç kişiden biri demekti. Aşılama devam ederken bu oran düştü.

Aynı dönemlerde patlak veren çip krizi yeni bir süreç başlattı ve üretim hızla düştü. DAF'ta günlük yapılması gereken 178 Tır’dan 156 Tır’a düşürüldü. Birçok fabrika bazı günlerde üretime ara verdi. Çip krizi otomotiv sektörü için küresel bir kriz olmaya devam ediyor. Özellikle motorların tümden yapıldıktan sonra yeniden sökülüp çip’in takılması hem kaliteyi düşürüyor hem de daha fazla işgücünü gerektiriyor. MY 21 yeni tip Tırlar piyasaya sürüldü.

İşçi hareketinin dünü ve bugünü

2008 krizinden sonra yaşanan sorunların altında yatan sebeb dağınık ve örgütsüz bir işçi sınıfının olması ve kitlesel işçi hareketlerinin dibe vurmasıdır. 1990-2000'li yılların başında Avrupa, ülkesel ve uluslararası birleşik işçi eylemlerine ve mevcut hakların korunması için ortak mücadelede doğrultusunda görkemli dev işçi eylemlerine sahne olurdu. Son yıllarda bunun yerini, küçük çaplı, tekil direnişler aldı. Ve bu süreç, yeni haklar kazanma mücadelesi bir yana kazanılmış hakların bile korunamaz olduğu bir sürece doğru evrildi. Özellikle gelişmiş ülkelerdeki sınıf mücadelesinin geldiği bu nokta dünya işçi sınıfı hareketinin de gerilemesinde rol oynamıştır. Bir takım sokak eylemleri başta görkemli ve kitlesel geçsede, krizleri ve sorunları yönetmede ustalaşan burjuvazi zamanla bu hareketliliği bastırdı veya kötürümleştirdi. Örneğin Sarı Yelekliler, Kırmızı Yelekliler vb hareketler. Hiç biri sınıfın ana gövdesini kucaklayacak durumda değildi. Çünkü ancak, politik bir işçi hareketi sınıfın tümünü ve toplumun diğer kesimlerini harekete geçirebilir. Bu da bugün için gözle görülür ve hissedilir bir konumdan çok uzaktır. Bir takım sesleniş ve vurgular bu gerçeği değiştirmez.

2000'li yılların başlarında TİS süreçlerinde masa kurulduğunda bir tarafta işçi sendikaları, bir tarafta İşveren sendikası ve hükümet yetkilileri oturuyordu. Talepler görüşmelerin ardından bir sonuca bağlanıyordu. Daha sonraki yıllarda hükümet TİS görüşmelerinden çekildi ve TİS sadece işçi-işveren sendikaları arasında yapılmaya başlandı. İşte böylelikle örgütlü sınıfın özlemi yeniden kendini hissettirdi. İşçi sınıfının büyük bedeller vererek elde ettiği tarihsel kazanımları bir bir elinden alındı. Sendikal harekete mahkum bir noktaya geriledi, ufku daraltıldı. İşçi sınıfı sürekli demoralize edildi. Ve kazanılmış hakları bir bir gasp edildi. Taşeronlaştırma ciddi boyutlara vardı, neredeyse yüzde 50 oranında. Kendi içinde kategorileştirilerek bölündü, parçalandı.

 Uzayıp giden TİS'siz sessiz süreç


2008 krizinden sonra bütün sektörlerde TİS süreçlerinde sürekli bir anlaşmazlık yaşandı. Her yeni TİS süreci ayları hatta bir yılı aşan anlaşmazlıklar bile yaşandı. TİS süreçlerinde işçi sendikalarının enflasyon düzeyinde zam talebi kabul görmüyordu. Bugüne kadar yapılan TİS anlaşmalarına göre bakıp kıyaslayacak olursak bu TİS süreçlerinde kayıpları görmek mümkün. Hiç bir dönem enflasyon düzeyinde anlaşma sağlanmadı. 

Hollanda'da metal işçileri ne istiyordu? 

TİS sürecinde anlaşma sağlanmadığı için grevlerde devam ediyordu. Büyük metal sektörü işçileri çeşitli bölgelerde grevlerle taleplerini duyurdu. Eindhoven ve çevresindeki kentler 2 ve 5 Temmuz tarihleri arasında 48 saat greve giderek üretimi durdurdu. Başta DAF İşçileri olmak üzere ciddi katılım sağlandı. Herşeye rağmen coşkulu ve başarılı bir şekilde eylemler organize edildi. Bu grevin ardından İşveren sendikası işçi sendikasını yeniden görüşmeleri sürdürmek istediğini duyurdu. Sendika 13 Temmuz'da prensipte anlaşmaya varıldığını duyurduğu gün adeta nefesler tutulmuş sonucun ne olacağı merakla bekleniyordu. Çünkü işçilerden 'gerçekten artık yeter' sesleri dalga dalga yükseliyordu. Akşam ilerleyen saatlerde sonuçlar açıklandı, ilk duyuru Prensipte anlaşma sağlandı şeklindeydi ve ayrıntıları basın üzerinden paylaşılacağı açıklandı. TİS anlaşması 2 yıllık olarak kabul edildi, 1 Aralık 2020'den, 30 Kasım 2022'ye kadar. 2 yıllık için yüzde 5,3 ile anlaşmaya varılmıştı. 1 Temmuz 2021’den itibaren yüzde 2,3 ücret artışı başlıyacak. 1 Şubat 2022'de ise yüzde 3 zam yeniden yansıyacak. En az 2400 taşeron firma işçisi kadroya alınacak. Gençlere yönelik ayrı ek ücret artışı yapılacak…

İşveren sendikası FME ilk başta yüzde 0,96 dan fazla zam yapılamayacağını bildirmişti. Sonra bu rakam yüzde 1,25 oldu. Grevler hız kesmeden devam edince nihayetinde prensipte bir anlaşmaya gidildi. Prensipte varılan anlaşma sendika üyelerine sunulacak oylamada EVET çıkarsa anlaşma olduğu gibi yürülüğe girecek. Kabul edilmezse yeniden grevler ve yeni eylem biçimleri gündeme gelecek. 

İşçi sınıfı devrimcileşecek!

Sınıf tepkisini göstermekten başka hiç bir şansı olmayan işçi sınıfının kendi başına bunu başarması zor olacaktır, ama başka seçeneği de yok!

Başta düzen partileri ve reformistler olmak üzere verilen nasihatın ardından gelecek saldırıların habercisi sanki. ‘Tilki vaaz vermeye başlamışsa gözünüz tavuklarda ve kümeste olsun’ diye bir deyim vardır. Bu sözün ne kadar da bugünlerin durumunu yansıttığını görüyoruz. Sürekli umutsuzluk ve korku yayılarak işçi ve emekçilerin inancı, umudu ve cesareti kırılıyor. Kapitalizme karşı olan ve işçi sınıfının devrimcileşmesi için sorumluluk duyanlar bu cendereyi dağıtmalıdır. Korkuyla umutsuzlukla ne eriyip giden haklardan geriye kalan kırıntılar korunabilir ne de yeni haklar elde edilebilinir. Korku duvarı aşılmalıdır. Korkaklar her gün ölür, cesurlar bir sefer ölür. Ya devrimci onur yaşanacak ya da çürüme derinleşecek. 

Dünyada esen gerici apolitik rüzgar bir bütün olarak başta işçi sınıfı olmak üzere toplumun her kesimini kuşatmış durumda. Hak arama mücadelesi yerini pasif ve geri istemlere bıraktı. Bugün sınıfın önünde en acil görev olarak politikleşme sorunu duruyor. Çeşitli uluslardan oluşan işçi sınıfı bir sınıf kimliği etrafında politikleşip örgütlenmeden ne kazanılmış hakları koruyabilir ne de yeni haklar elde edebilir. Bu görev sınıfa karşı sorumluluk duyanların önünde duruyor. Ya bu süreci tersine çevirip saldırılar püskürtülür, kaybedilmiş ekonomik ve sosyal haklardan daha ileri bir düzeyde mücadeleyle perçinlenir ya da gittikçe daha da kötü olacak koşullarda yaşamaya mahkum ediliriz. Öyleyse politik bir işçi sınıfı hareketi için ileri!

* FNV-DAF İşyeri İşçi Temsilcisi - Eindhoven/ Hollanda

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.