- 37’ncisi düzenlenen Mîhrîcana Govendên Kurdistan’da bu yıl kadın folklor ekipleri öne çıktı. Festivale katılan toplam 430 folklorcunun 320’sini kadınlar oluştururken, yarışmada dereceye giren ilk üç ekip de kadın grupları oldu.
M. ZAHİT EKİNCİ/WUPPERTAL
Diasporada yaşayan Kürtlerin en uzun soluklu kültür ve sanat etkinliklerinden biri olan Mîhrîcana Govendên Kurdistan, bu yıl Almanya’nın Wuppertal kentinde yüzlerce folklorcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Almanya, İsviçre ve Fransa’dan 35 grubun yarıştığı, bir çocuk grubunun da katıldığı festival, 23-24 Mayıs tarihlerinde iki gün boyunca renkli görüntülere sahne oldu.
Bu yıl 37’ncisi düzenlenen festivalin ilk gününde Wuppertal Merkez Tren Garı önünde bir araya gelen 400’ü aşkın Kürt folklorcu, rengarenk yöresel kıyafetleriyle kenti adeta Kürt renkleriyle donattı. Kürdistan’ın farklı yörelerine ait govendler eşliğinde davul-zurna eşliğinde kol kola giren gençlerin coşkusu büyük ilgi gördü. Kentin en işlek caddelerinde gerçekleştirilen geleneksel Mîhrîcan yürüyüşü, Almanlar başta olmak üzere farklı uluslardan insanların yoğun ilgisiyle adeta kültürel bir karnavala dönüştü. Yaklaşık bir saat süren yürüyüş, tren garı önünde çekilen halaylar ve zılgıtlarla sona erdi.
Rengimiz, kimliğimiz
Yürüyüşün ardından folklor ekipleri festival etkinliklerinin düzenlendiği Wuppertal Üniversitesi’nde bir araya geldi. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından programa geçildi. Kültür ve sanat çalışmaları yürütürken şehit düşenler içinde saygı duruşu yapıldı.
Tertip Komitesi üyesi Mustafa Şahin amaçlarının yarışmaktan çok Kürt kültürünü ve sanatını halklara tanıtmak olduğunu söyledi. Şahin, “Folklorla rengimizi ve kimliğimizi tanımlıyoruz. Buraya katılan tüm folklorcular gönüllerimizin şampiyonudur” dedi.
Kürt kültürünün taşıyıcıları
TEV-ÇAND adına konuşan Sinan Asya ise Mezopotamya’nın en kadim kültürlerinden biri olan Kürt sanatının yaşatılması ve korunmasının önemine dikkat çekerek, özellikle diasporada yaşayan Kürtlerin dil, kültür ve sanat çalışmalarına sahip çıkması gerektiğini ifade etti.
İlk Mîhrîcan’dan bu yana festivale büyük emek veren tiyatrocu ve heykeltıraş Amele de yaptığı konuşmada, yıllar önce sınırlı imkanlarla başlattıkları kültürel çalışmaların bugün yüzlerce genci bir araya getiren büyük bir organizasyona dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Amele, “Bu kültürü geleceğe taşıyacak olan sizlersiniz. Bir avuç insanla başladığımız bu yolda bugün verilen emeklerin boşa gitmediğini görüyoruz. Bu uğurda yaşamını yitiren şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyorum” dedi.
Birinci Koma Evîna Welat
Festivalin ilk gününde 22 grup bir yıllık çalışmalarını sahneleme fırsatı buldu. 13 kişilik jüri değerlendirmesi sonucunda bazı ekipler Pazar günü yapılan final aşamasına kalmaya hak kazandı. Festivalin ikinci gününde ise toplam 17 grup sahne aldı. Kürdistan’ın farklı yörelerine ait oyunlar, müzikler ve geleneksel kıyafetler izleyicilerden büyük alkış aldı. Jüri değerlendirmesi sonucunda İsviçre’nin Basel kentinden katılan ve Bitlis yöresini temsil eden “Koma Evîna Welat bi Hevra” birincilik ödülüne layık görüldü. Grup, sahnedeki uyumu ve otantik performansıyla dikkat çekti.
İkinciliği 2 grup paylaştı
İkincilik ödülü iki grup arasında paylaştırıldı. Hamburg’dan katılan ve Siirt yöresini sahneleyen “Govenda Sîpan Amara Jin” ile Köln’den katılarak Koçgiri yöresi oyunlarını sergileyen “Govenda Arya Mara” festivalin en beğenilen ekipleri arasında yer aldı.
Üçüncülük ödülü ise Salzgitter kentinden katılan “Koma Şiyar Jin”e verildi. Grup, Amed yöresine ait folklor gösterisiyle büyük beğeni topladı.
Özel ödül Dilevîn Emer’e
Festival kapsamında ayrıca çeşitli özel ödüller de dağıtıldı. Jüri özel ödülü, 30 yıldır festivale düzenli katılan “Koma Evîna Welat Bi Hevra” ile otantik sesiyle festivale renk katan “Koma Laleş” folklorcusu Dilevîn Emer’e verildi.
Kostüm ödülüne Dortmund’dan katılan “Koma Dêrsim” ile Köln’den gelen “Govenda Romanî” layık görüldü.
Derleme ve araştırma dalında ise Bitlis yöresine ilişkin çalışmaları nedeniyle “Koma Agire Welat” ile Wuppertal’da folklor çalışmaları yürüten “Govenda Ar” ödüllendirildi. Ayrıca Govenda Ar grubuna, festival boyunca gösterdikleri emek ve katkılardan dolayı Amed yöresine ait folklor kıyafetleri hediye edildi.
430 folklorcunun 320’si kadındı
Sunuculuğunu Yılmaz Kaba ve Berfin Emekçi’nin yaptığı festivalde, sanatçı Amele’nin eserlerinden oluşan heykel sergisi ile Kürdistan kültürü ve sanatına ait ürünlerin yer aldığı stantlar da yoğun ilgi gördü. Festival, yüzlerce folklorcunun “Jin Jiyan Azadî” sloganları ve çektiği halaylarla sona erdi.
Bu yıl toplam 430 folklorcunun katıldığı etkinlikte 320 kadın folklorcunun yer alması ise dikkat çekti. Festival boyunca dereceye giren ilk üç grubun genç kadınların yer aldığı ekiplerden oluşması Kürt kadınlarının kültür ve sanat alanındaki güçlü rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Şahin: Beklentimizin üzerinde geçti
Festivalin ardından gazetemize değerlendirmelerde bulunan Mîhrîcan Tertip Komitesi üyesi Mustafa Şahin, bu yılki organizasyonun büyük zorluklara rağmen gerçekleştirildiğini söyledi. Şahin, “Beklentilerimizin de ötesinde kitlesel bir katılım, büyük bir dayanışma ve sahiplenme vardı. Halkımıza, sanatçılara, ailelere, gençlere, basın emekçilerine, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi.
Hazırlık sürecinin oldukça kısa olduğunu belirten Şahin, Rojava’daki gelişmeler nedeniyle bir dönem çalışmaları durdurmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Daha önce anlaşma sağlanan bazı salonların son anda iptal edildiğini söyleyen Şahin, yaklaşık bir buçuk ay kala mevcut salonu bulabildiklerini belirtti.
Dayanışma ile üstesinden gelindi
Salonun fiyatının oldukça yüksek olduğuna işaret ederek, “Ya iptal edecek ya da tüm riskleri bilerek yapacaktık. Mîhrîcan, Avrupa’daki en uzun soluklu kültür ve halk oyunları festivali. Bu nedenle ara vermek istemedik” diyen Şahin, dayanışma ile bu sorunun üzerinden geldiklerini kaydetti.
Festivale ev sahipliği yapan Govenda Ar ekibinin gece gündüz çalışarak büyük emek verdiğini söyleyen Şahin Wuppertal’daki esnaf, sponsor ve dost çevrelerinin de dayanışma göstererek festivale destek sunduğunu ifade etti. Şahin, “Tüm sponsorlara ve dayanışma gösteren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz” dedi.
“Bizim için en önemli şey bu gençleri bir araya getirmek ve kültürümüzün devamlılığını sağlamaktı” diyen Şahin, “Tüm zorluklara rağmen halkımızı iki gün boyunca Kürt kültürüyle, müziğiyle, danslarıyla ve renkleriyle buluşturmayı başardık” ifadelerini kullandı.
Fotolar:Deniz BABİR