Mizgîna leheng, Mizgîna çeleng

Kadın Haberleri —

Hozan Mizgîn (Gurbet Aydın)

Hozan Mizgîn (Gurbet Aydın)

  • Hozan Mizgîn, 32 yıl önce bugün Tetwan’da Türk devletine teslim olmayı reddederek son kurşununu kendine sıktı. Mizgîn’le o dönem tanışan Gülperi İlbasan, “Tetwan gibi bir yerde böylesi bir direnişçiyi kaybettiğimiz için yasa boğulduk. Mizgîn’i anneler sahiplendi, cenazesini yıkadı. Kadınlar omzunda taşıyarak defnetti” dedi.
  • PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, “Mizgîn, fedaileşmenin ne demek olduğunu herkese gösteren bir arkadaştır. Önderlik çizgisine bağlıydı” sözleriyle Şehit Mizgîn’i tanımlarken, PKK'nin kurucularından Ali Haydar Kaytan ise şöyle der: “Bir kadın, devrimci ve sanatçıydı. Onu ‘Acıların bilgesi’ olarak da tanımlamak mümkündür.”

Şehit Mizgîn’in yoldaşı Gülperi İlbasan, “Mizgîn, Tetwan’a büyük bir değişim getirdi. Kadınlar isimlerini dahi söylemeye utanır, sıkılırken onunla özgüven gelişti. Kadınlar, gençler ve erkeklerde büyük bir değişim hâkim oldu” sözleriyle anlatıyor yoldaşını.

Devrimci sanatın önemli isimlerinden Şehit Mizgîn (Gurbet Aydın), tam 32 yıl önce şehitler kervanına katıldı. 1962 yılında Elîh’in (Batman) Bileyder köyünde doğan Hozan Mizgîn’i 7’den 70’e herkes söylediği şarkılarla anıyor. 1980 askeri darbesiyle yönünü Kurdistan dağlarına veren Mizgîn, burada gerillacılığın yanı sıra kültür-sanat alanında önemli çalışmalar yürüttü. Çalışmalarını büyütmek ve devrimci Kürt müziğini dünyaya yaymak için 1983 yılında Avrupa’ya geçti. Avrupa’da Hozan Sefkan’la birlikte Huner Kom ve Koma Berxwedan’ın temellerini attı. “Çemê Hêzil", “Lo Hevalo” ve “Gundîno Hawar” gibi dönemin direniş şarkılarına imza attı. Avrupa’nın ardından yönünü Kurdistan’a çevirdi ve çalışmalarını Bedlîs’in Tetwan ilçesinde sürdürdü. Tetwan’da herkesle temas ederek halkının mücadelesini anlattı. 11 Mayıs 1992’de kaldığı eve baskın düzenlendi ve O, Türk askerlerinin ‘teslim ol’ çağrısına direnerek cevap verdi. Hozan Mizgîn, çatışma sonucu şehit düştü.

 

 

Tetwan, Mizgîn’ini kaybetti

“Şehit Mizgîn’in şehadet haberini aldığımızda çok üzüldük. Tetwan gibi bir yerde böylesi bir direnişçiyi kaybettiğimiz için yasa boğulduk” diyor Gülperi İlbasan. O dönem Tetwan’da bulunan ve Mizgîn’le tanışma şansı bulan İlbasan, Jinnews’e tanıklığını anlattı:

Anneler yıkadı, kadınlar defnetti

“Mizgîn’i başta kadın dostları olmak üzere tüm halk sahiplendi. Şehit düştüğünde Tetwan halkı büyük bir direniş gösterdi. Mizgîn’i anneler sahiplendi, cenazesini yıkadı. Kadınların omuzunda taşınarak sloganlarla defnedildi.

Mizgîn’le tanışmanın mutluluğunu hala yaşıyoruz. Tıpkı heval Zekiye, Zilan gibi Mizgîn de hafızalarımızda kaldı. Şehit Mizgîn düşmana teslim olmadı, kendini feda etti. Büyük bir kahramandır bizim için. O direnişin ve öncülüğün sembolüdür. Sesiyle, duruşuyla, kadın kimliği ile tüm halklara ilham oldu.

 

 

Değiştirdi, dönüştürdü, güç verdi

Mizgîn’in Tetwan’a gelmesiyle birlikte halk büyük bir değişim gösterdi. Onun gibi birisi aramızda olduğu için mutluyduk. Kadınlar isimlerini dahi söylemeye utanır, sıkılırken onunla birlikte özgüven gelişti. Kadınlar, gençler ve erkeklerde değişim hâkim oldu. Mizgîn’in kahramanlığı sayesinde herkes bu yolda yürüdü; kadınlara büyük bir güç geldi ve kadınlara ilham oldu. Onun gibi fedakâr, güçlü, dirençli bir kadın kahramandan herkes etkilendi. Sadece Tetwan değil Kurdistan ve Türkiye kentlerinde halklara ilham ve cesaret oldu. 

Kahramanlığı sayesinde birçok kadın nefes alabildi. Erkekler, böylesi bir hakikat karşısında geri adım attı. Biz de Mizgîn’den sonra çalışmalarımızı daha güçlü şekilde sürdürdük. Bize bıraktığı mirasa sahip çıkıyor ve sonuna kadar bu mücadelenin izinde olmaya devam edeceğiz.” BEDLÎS

 

* * *

Önderlik çizginden yürüdü

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, Hozan Mizgîn’in şehit düştüğü 1992 yılını şöyle anlatıyor: “Mücadelemiz içerisinde açığa çıkan birçok olumlu özelliği vardı. Eleştirilen yanları vardı ama her koşul altında Önderlik çizgisine bağlıydı. Hareketin bir çocuğu olarak kendini görmesi önemli bir özelliğiydi. Otomatik Mervan, Xeyrî Riha ve Kendal Derik arkadaşlarla birlikte Garzan’a müdahale yapıldı. Mizgîn arkadaş daha çok şehirde, diğer üç arkadaşın Garzan’a müdahaleleri adeta bir fetih gibi gelişti. Çünkü Garzan’da kayıp veriyorduk, bölgeler tasfiye oluyordu. Mesela Mutki buna bir örnekti. En son Delil Xalfeti arkadaş ve Hasan arkadaş sadece Garzan’da sağ kalıp 3. Kongre’ye ulaşabilen arkadaşlardı. 3. Kongre’den sonra bir tek bu arkadaşlar alanı tanıdığı için tekrar Garzan’a gittiler ve büyük bir fedakârlık gösterdiler. Hasan arkadaş orada, Delil xelfeti arkadaşta bir çalışma için geldiği Mardin’de 1988 Nisanı’nda Bagok’ta şahadete ulaştı. Delil arkadaş, 1983’te Garzan’a giden ilk öncü birimde yer alan bir arkadaştı. Bu arkadaşların şehadetinden sonra Garzan kapanmıştı.

Güzel bir yoldaştı

4. Kongre süreciyle birlikte Mizgîn arkadaş, Otomatik Mervan, Xeyrî ve Kendal arkadaşlar oraya müdahale olarak gidip alanı açtılar. Böylece Garzan’da yeni bir dönem başladı. Fakat büyük bir talihsizlik sonucu tek tek bu arkadaşlar şehit düştü. Mizgîn arkadaş yalnız kaldı ama kendisi şehirdeydi. Önderlik Kemal Sıperti ve Mizgîn arkadaşı eyalet komutanı olarak görevlendirdi. Eyaleti toparlama, yürütme görevini üstlendiler. Zaten Mizgîn arkadaş bazen kırsalda bazen de şehirde faaliyet içerisindeydi. Tatvan’da bulunurken bulunduğu ev basılınca, üzerindeki tabancasıyla kendini şehit ederek fedaileşmenin ne demek olduğunu herkese gösteren bir arkadaştır. Mizgîn arkadaşın ozan olma özelliği, sesinin güzelliği yanında birçok yoldaşlık özellikleriyle de güzel bir arkadaştı.”

 

* * *

Bir kadın, bir sanatçı, bir gerilla

Şehit Mizgîn’le 1981’de tanışan PKK'nin kurucularından Ali Haydar Kaytan ise 'Bir kadın, bir sanatçı, bir devrimci' olarak Mizgîn'in üç kimliğini şöyle değerlendiriyor: “Mizgîn öncelikle bir kadın, devrimci ve sanatçıydı. Kürt kadın tarihinin en acı döneminin temsilcisiydi. Onu acıların bilgesi olarak da tanımlamak mümkündür. Kürt kadınının yaşadığı acıları, uğradığı baskıyı, zulmü ve kendi değerlerine bağlılığı, cinsine, toplumuna bağlılığı çok güçlü bir biçimde kişiliğinde temsil ediyordu. Öncelikle bir kadın devrimci, bir sanatçı, bir parti militanı ve bir gerillaydı. Bu her üç özelliği de kendi kişiliğinde somutlaştırıyordu. Bunun anlamı, komple bir kişiliği kendi gerçekliğinde somutlaştırmış olmasıdır.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.