- Velbert Engizek futbol klubünün yöneticisi Selçuk Söyler, Almanya’daki futbol takımlarının imkan ve olanaklarını yeterince değerlendiremediğini belirterek, "'Dalkurd gibi bir kulübü neden oluşturamadık’ diye sormamız gerekiyor" diyor.
VEYSİ IŞIK/WUPPERTAL
Diasporada Kürtler birçok alanda olduğu gibi sporda da kendi renkleriyle, kimlikleriyle yer alma mücadelesi veriyor. Tüm Avrupa’da olduğu gibi Almanya’da da farklı liglerde mücadele veren onlarca Kürt futbol takımı bulunuyor. Almanya’nın Velbert kentinde de mücadele veren Velbert Engizek de bu takımlardan biri. İsmini Maraş’taki Engizek dağından alan futbol kulübünün kuruluşu 2018 yılının Mayıs ayında gerçekleşmiş.
Kulüp yöneticisi Selçuk Söyler kuruluş işlemlerinin hemen ardından futbol takımını oluşturduklarını belirtiyor. Söyler, "Kısa bir süre içinde 3’ü 18 yaş üstü ve 4-6 ile 6-8 yaş grubu 2 çocuk grubu oluşturduk. Yeni kurulan bir kulüp olduğumuz için ligin en alt grubu olan C grubundan lige giriş yaptık. 18 yaş üstü takımımız şu anda B grubunun ikinci sırasında lige devam ediyor. Hedefimiz gelecek sezon A grubunda liderliğe oynamaktır" dedi.
Önceliğimiz alt yapı
Futbolda altyapının kulüpler için çok önemli olduğunun altını çizen Söyler "Sağlam bir altyapı inşaa etmek için çocuk gruplarına daha fazla önem veriyor ve ilgileniyoruz. Hedefimiz gelecekte kulübümüzü ligde hak ettiği yere taşıyacak futbolcuları kendi altyapımızdan yetiştirmektir" diyor.
Futbolun 'erkek işi' olduğu algısını eleştiren Söyler, kulüp yönetiminde şimdilik sadece erkeklerin yer aldığını ve bünun büyük bir eksiklik olduğunu ifade ediyor: "Avrupa’da bulunan tüm Kürt kurumlarında eşbaşkanlık ve yönetimde en az yüzde 40 kadın kotası uygulama zorunluluğu var. Kadınlar futbola biraz mesafeli olduğu için, bunu kulübümüzün kuruluşunda hayata geçiremedik. Önümüzdeki kongre sürecinde temel hedefimiz hem eşbaşkanlık hem de en az yüzde 40 kadın kotasını uygulamak."
İmkanları değerlendirmiyoruz
İsveç’in Borlänge kentinde 2004 yılında kurulan ve 2017 yılında İsveç’in en üst ligi olan 1. lige yükselen Dalkurd FF futbol takımını örnek gösteren Söyler, "Başta Almanya’daki Kürtler olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinde de çok iyi kulüpler oluşturma imkan ve olanakları mevcut. 'Şimdiye kadar bunu yeteri kadar değerlendirip Dalkurd FF gibi bir kulübü neden oluşturamadık' diye kendimize sormalıyız" diyor. "Bu eksikliğimizi giderebilmek için futbolla ilgilenen gençlerimizi sorumluluk almaya çağırıyoruz" diyen Söyler, kulüplerin çalışma ve çabalarına ortak olunmasını istiyor.
Kendi takımlarımıza sahip çıkalım
Kürtlerin futbola ilgisinin olduğunu belirterek, "Tüm toplumlarda olduğu gibi daha çok popüler kulüp ve futbolculara sempati duyuluyor" diyen Söyler şu çağrıda bulunuyor: "Futbolun sadece birinci ligdeki takımlar ve futbolcularından ibaret olmadığını görmek gerekiyor. O çok popüler ve medyatik olan başarılı futbolcuların hepsinin farklı lig gruplarının alt yapılarından geçerek bulundukları konumlara geldiklerini görmek gerekiyor. Kürtlerin kendi ligleri olmadığı için daha çok alt liglerde oynamaktadırlar. Kürt futbolseverler kendi kulüplerine ve futbolcularına sahip çıkmalı."
Takımlarının kuruluşundan itibaren Kürt kurumları ile Verbert ve Wuppertal’de yaşayan Kürdistanlılar, işverenlerin maddi ve manevi desteğiyle ayakta durduklarına da vurgu yapan Söyler, "Bu destek ve gücün sayesinde kulübümüz güçleniyor, teşekkür ediyoruz" diyor.
Sahalarla buluşmak için sabırsızlanıyoruz
Korona nedeniyle ligi tamamlayamadıklarını söyleyen Söyler, "Çok iyi bir sinerji yakalamamıza rağmen ligi tamamlayamamış olmak bizim açımızdan şimdilik bir dezavantaj oluşturdu. Bir süredir çocuk gruplarımız antrenmanlarını yapmaya başladı. Ancak pandemiden kaynaklı belirsizlik devam ediyor" diyor. 15 Mart’ta başlayan antremanlar Pazartesi ve Çarşamba günleri devam ediyor.
Söyler, futbolcuların sabırsızlıkla yeşil sahalara ve taraftarlarına kavuşmayı beklediğini söylüyor.
Yeşil sahalarda temiz hava soluyalım
Sporun sağlıklı bir toplum için olmazsa olmaz bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Söyler son olarak şu çağrıda bulunuyor: "Özellikle Avrupa gençliğinde bir boşluk var. Bu yüzden aileler gençlerimizi ve çocuklarımızı spor, kültür gibi aktivitelere yönlendirmeli. Aksi takdirde yoz bir yaşam ve kötü alışkanlıklar peşinde koşmalarını engelleyemeyiz. Gençlerimiz çeşitli mekanlarda zehirlenmek yerine yeşil sahalarda temiz hava soluyarak spor yapmalı."