- DEM Parti Milletvekili Ömer Öcalan, "Abdullah Öcalan'ın sağlığı ne durumda bilmiyoruz. Görüşmeler gerçekleşmeli" dedi.
MA’ya konuşan DEM Parti Riha (Urfa) Milletvekili ve Abdullah Öcalan’ın yeğeni Ömer Öcalan, yasal, hukuki ve insani haklarının engellendiğini belirterek, “Aileler olarak bu durum karşısında kaygılıyız ve her geçen gün kaygımız artıyor. Sayın Öcalan sıradan bir insan değil. Sesinin dışarıya ulaşmasını istemiyorlar. Şu an Sayın Öcalan’ın sağlığı, yaşamı, güvenliği ne durumda bilmiyoruz. Bu konuda bilgi almamızın önü kapatılmış durumda" diye konuştu.
İmralı tecrit sisteminin iktidarın stratejisi haline geldiğini ifade eden Öcalan, şöyle devam etti: “Aile yoluyla bile ‘İmralı Adası’ndan hiçbir şekilde ses çıkmamalı’ deniliyor. Bu yüzden aile ile görüşmelere de tahammül etmiyor. Sayın Öcalan’a sadece 35 ayda değil, tutuklandığı günden beri ağır bir tecrit uygulanıyor. Bazı dönemlerde tecridin boyutu azaltılıyor ama daimi bir şekilde devam ediyor. Devlet, İmralı tecrit sistemiyle Abdullah Öcalan’ın varlığını, fikriyatını, bakış açısını ve misyonunu unutturmak istiyor.”
Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kırılmadan Amed'deki, Efrîn'deki, Kobanê'deki, Şehba'daki, Mêrdîn'deki, Dihok'taki Kürt’ün kurtulamayacağını kaydeden Ömer Öcalan, şunları dile getirdi: “Bu nedenle her şey orada saklıdır. Türkiye'nin Kürtlere karşı yürüttüğü siyaset İmralı Adası'nda gizlidir. Türkiye, İmralı Adası'nda bütün Kürt siyasetini boğmak istiyor. Bunun için Rojava'ya, Hewlêr'e saldırıyor, suikastlar yapılıyor. Türkiye bütün siyasetini adım adım yürütüyor. Önce ‘Abdullah Öcalan'ın sesini keserim, sonra paradigmasını unuttururum, Rojava'ya saldırırım, DEM Parti siyasetini boğarım. Kurdistan’ın dağ ve ormanlarını bombalarım. Kürtleri güçten düşürürüm’ diyor.”
Her Kürt çalışmalı
Kurdistan’da siyasetin bir bütünen tecrit altında olduğunu vurgulayan Öcalan, “Kürtler arasında konsolidasyon, birliktelik ve beraberlik şart. Her Kürt bu birliği sağlamalıdır. Kimse benim siyaset ve bu durumla işim olmaz dememeli. Her Kürt, bir yurtsever olarak, bir siyasetçi olarak çalışarak birliği sağlamalıdır. Devlet Abdullah Öcalan'ı unutturmak istiyor. Kürtlerin değerlerini unutturmak istiyor. Kürtler 21'inci yüzyılda kazanmak için her şeyin hesabını yapmalıdır" dedi.
Büyük bedeller veriliyor
“Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürt Sorununa Çözüm” kampanyası kapsamında cezaevlerinde binlerce tutsağın sürdürdüğü açlık grevlerine dikkat çeken Ömer Öcalan, şunları söyledi: “Yaşamı, sağlığı ne durumda bilmiyoruz. Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün sağlanması için ilk önce görüşmeler gerçekleşmeli. Gidiş gelişler olmalı. Aile ve avukatlar Sayın Öcalan'ı ziyaret etmeli. Halk Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü istiyor. Bizler de bunun için mücadelemizi sürdürüyoruz. Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü, Kürt sorununun demokratik çözümü için çalışmaya devam edeceğiz. Büyük bedeller veriliyor. Bugüne kadar yürütülen mücadele, Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün sağlanması için yeterli değil. Yeterli olması, özgürlüğünün sağlanması için her Kürt, her yerde rol ve misyonunu oynamalı. Özgür bir lider, özgür bir ülke, özgür Kurdistan'da birlikte, beraberce yaşayalım."