Onlar bizim onurumuzdur

Tutsakların tecride karşı açlık grevi 95. gününde. İki kardeşi tutsak olan Figen Baş, "Onların mücadelesi bizim için onurdur" dedi. İki oğlu tutsak Makbule Kahraman ise "Kötü bir şey yapmadılar, özgürlük istiyorlar. Elbette onların arkasında duracağız” şeklinde konuştu.
Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsakların, Kürt Halka Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması talebiyle 27 Kasım’da başlattığı süresiz-dönüşümlü açlık grevi 95. gününde devam ediyor. Aynı amaçla Mexmûr Şehit Aileleri Derneği’nde 74, Yunanistan’ın Lavrio Kampı’nda ise 57 gündür açlık grevi yapılıyor.
Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Serkan Erkuş ve Kırıkkale F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Ercan Erkuş kardeşler de açlık grevindeki tutsaklarda. Ablaları Figen Baş, Ercan Erkuş’un tek kişilik hücrede tutulduğunu, Serkan Erkuş’un da ayağından engelli olduğunu söyledi. Baş, “Sadece benim kardeşlerim değil bütün siyasi tutsaklar da aynı sorunları yaşıyor. Hepsinin aileleri, çocukları var. Kürtçe konuştukları için bile havalandırma cezası veriliyor. Gönderdiğimiz paralar, kıyafetler verilmiyor. Açlık grevlerinin başlaması ile birlikte baskılar da arttı” dedi.
Kardeşimi kucaklayamadım
Ekonomik sıkıntılardan kaynaklı uzun zamandır kardeşlerini görmediğini dile getiren Baş, "Cezaevinden içeri girene kadar belki 15 kapıdan geçiyoruz. Zaten bir saatlik bir görüş. Herkes birlikte alınsa en azından daha fazla vakit geçiririz. O kadar yol gidiyoruz oturup konuşamıyoruz. Kardeşimi kucaklayamadım bile” diye konuştu.
Aileler de açlık grevine girmeli
Açlık grevlerine her kesimden destek verilmesi gerektiğini dile getiren Baş, şunları ekledi: “Açlık grevleri tutsakların sağlığına zarar veriyor. Ben ailelerin de açlık grevlerine katılmasını istiyorum. Onlar açlık grevindeyse bizim de burada açlık grevine girmemiz gerekiyor. Ben kardeşlerimin destekçisiyim. Onların mücadelesi bizim için onurdur. Hiçbir tutsağın farkı yok. Hepimiz süresiz açlık grevine girmeliyiz. Tutsakların talepleri haklıdır, bir an önce taleplerinin yerine getirilmesini istiyorum.”
Kötü bir şey yapmadılar
9 yıldır Van yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Kemal Kahraman ve 6 yıldır Elazığ 2’Nolu yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Rıdvan Kahraman kardeşler de açlık grevinde. Anne Makbule Kahraman, şunları söyledi: “Çocuklarım kendi yolunu seçti. Kendi hakları ve dilleri için mücadele ediyorlar. Hırsızlık yapmadılar, kötü bir şey yapmadılar. Çocuklarımız Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü, kendi özgürlükleri için açlık grevine girdi. Baskılara karşı açlık grevlerine girdi. Sadece özgürlük istiyorlar. Abdullah Öcalan’ın da çocuklarımızın da özgür olmasını istiyoruz. Çocuklarımızın destekçisiyiz. Onlar bizim evlatlarımız ciğerimizin bir parçası elbette onların arkasında duracağız. Herkesin açlık grevlerine destek olmasını istiyoruz. Bütün tutsaklar özgür olsun.”
Tecrit artık bitmeli
100’ü aşkın cezaevinde devam eden eylemi takip etmek amacıyla 22 Ocak’ta Van’da Açlık Grevlerini İzleme Koordinasyonu kurulmuştu. Koordinasyon üyelerinden Van-Hakkari Tabip Odası Başkanı Hüseyin Yaviç, cezaevlerindeki hak ihlalleri karşısında çözüm üretilememesi üzerine böylesi bir protesto eylemine başvurulduğuna dikkat çekerek, geçmiş dönemlerde olduğu gibi olumsuz sonuçların doğmaması için tüm kurumları inisiyatif almaya çağırdı. Eylemi yakından takip ettiklerini belirten Yaviç, “Bundan sonraki süreçlerde eylemin dönüşümsüz hale gelmesi, ciddi riskleri beraberinde getirecektir” uyarısında bulundu. Cezaevlerindeki durumu yerinde görmek için Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptıkları başvuruya olumlu dönüş yapılmadığını paylaşan Yaviç, bu konudaki girişimlerinin süreceğini kaydetti.
Cezaevlerinde “İkinci bir hukuksuz cezalandırma yöntemine” maruz kalındığını söyleyen Yaviç, tecridin ise evrensel hukukla bağlaşmadığının altını çizdi. Her yıl gündeme gelen cezaevlerindeki sorunların artık çözüme kavuşturulması ve ülke gündeminden çıkarılması gerektiğinin altını çizen Yaviç, “Asıl amacımız, açlık grevi eylemlerinin daha fazla uzamamasıdır. Tecrit koşullarının ortadan kaldırılması ve sorumluluk sahibi olanların bu sürece dönük olumlu atımlar atması gerektiğini belirtiyoruz” dedi.
Anayasa da çiğneniyor
Van Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Av. Kadir Kutevi de geçmişte yaşanan açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerinde yaşamını yitirenleri hatırlatıp benzer sonuçların yaşanmaması için cezaevlerinde yürütülen politikaların değişmesi gerektiğini dile getirdi. Tecrit ve cezaevlerindeki benzeri diğer uygulamaların hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Kutevi, “Yaşananlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa’ya aykırıdır. Baro olarak sürecin takipçisiyiz” şeklinde konuştu.
Haklı ve meşru talepler
Kutevi, tecrit politikasının uluslararası kurumların raporlarına da yansıdığına dikkat çekerek, cezaevlerinde artan hak ihlallerinden endişe duyduklarını ifade etti. “Türk yargısı, hiçbir zaman savaş politikaları dışında duramadı” diyen Kutevi, yargının savaş politikaları karşısında özgür kararlar alması şunları söyledi: “Son süreçte cezasızlık politikasının artmasıyla cezaevlerindeki hak ihlalleri arttı. Barolar olarak buna karşı verdiğimiz mücadelede yetersiz kaldığımızın öz eleştirisini vermemiz gerekiyor. Bu durum hak ihlallerinin artmasına sebep oluyor. Bu nedenle bugün haklı ve meşru taleplerle başlatılan açlık grevi eylemlerine yanıt verilmesi gerekiyor.” AĞRI















