Örgüt içinde ayrım olmaz

Sinan Özaraz
- Wan Baro Başkanı Sinan Özaraz, ayrım yapılmaksızın örgüt içerisindeki insanların durumlarının hukuki zeminde netleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Wan Baro Başkanı Sinan Özaraz, MA'ya konuştu. İkinci aşamanın, hemen somut adımların atılması gereken bir aşama olması gerektiğini belirten Özaraz, "Herkesin sözünü bu sürecin ruhuna uygun seçmesi gerekiyor. Umutvari konuşmalar önemli ama bizi geleceğe taşımak için somut adımlar, teminatlar ve hukuki düzenlemeler gerekiyor. Yasal düzenlemeler yapılmalı ve fiili hukuksuzluğun ortadan kaldırılması gerekiyor. Bunun sorumluluğu da elbette ki devlettedir. Somut adımlar atılırsa ancak insanlarda bir umut yaratır. Bırakalım yasaları, fiili adımlarda bile birinci aşamada atılmadı” dedi.
İkinci aşamanın en önemli ve somut adımının İmralı’nın nasıl bir statüye sahip olacağı sorusu olduğunu söyleyen Özaraz, şöyle devam etti: “Bu süreci yöneten, işlevlik kazandıran, şekil veren, nihayete erdirecek olan muhatap Sayın Öcalan’dır. Bu süreci sağlıklı yürütebilmesi için koşulların oluşması gerekiyor. En basitinden bir gazeteci sorularını Sayın Öcalan’a gönderemiyor ya da bizler istediğimiz zaman bir görüşme gerçekleştirip sürecin toplumsallaşmasına ön ayak olamıyoruz. Bu sürecin en öncelikli adımı Sayın Öcalan’ın özgür çalışır koşullarının oluşmasıdır. Bu durumu ‘umut hakkı’ üzerinden değerlendirilmesini de doğru bulmuyorum. Türkiye AİHM’in kararları uygulamak zorundadır ama Sayın Öcalan’ın konumu bunun çok ötesinde bir durum.”
Hukuki zeminde netleştirme
Çatışmasızlık sürecinin tamamlandığını, silahların sustuğunu ve bundan sonraki yasal düzenlemelerin hemen ilan edilmesi gerektiğini söyleyen Özaraz, şunları dile getirdi: “Ayrım yapılmaksızın örgüt içerisindeki insanların durumlarının hukuki zeminde netleştirilmesi gerekiyor. Toplumsal hayata dönüşlerine dair hukuki düzenlemeler yapılması şarttır. Kürt sorunu sebebiyle devam eden veya biten yargılamalarda nasıl bir yol izleneceği, infaz ve derdest davalarda nasıl bir tutum sergileneceği açıkça ortaya konulmalıdır ve yasal düzenlemeye dönüşmelidir. Vatandaşlıktan çıkarılan, sürgünde bulunan yurttaşlarının dönüşü sağlanmalı ve bu noktada yasal düzenlemeler gerçekleştirilmelidir.”
Acil adımlardan anayasaya
İkinci aşamada atılması gereken önemli ve acil adımların olduğunu ifade eden Özaraz, şöyle izah etti: “Öncelikle, temel hak ve özgürlükler noktasında demokratik bir toplumun temeli olan düşünceyi açıklama, ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkının sınırsız bir şekilde keyfi uygulamalarla sınırlanmayacağı bir yasal düzenlemeye dönüştürülmelidir. Bu özgürlüklerin güvence altına alınması toplumsal barış açısından da büyük önem arz ediyor. Bu ülkede eğer gerçek bir barış ve birliktelik istiyorsak eşit yurttaşlık noktasında, etnik dil, kültür ya da inançsal farklılıklar gözetilmeksizin Kürt halkı ve Kürtçeye yönelik tutum değiştirilmeli ve bütün diller, bütün kültürler, bütün inançlar, anayasal ve yasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Demokratik siyasetin önündeki tüm engeller de kaldırılmalıdır. En önemli sorunlardan birisi de cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleridir. Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulları dahil tüm hukuksuz uygulamalar derhal ortadan kaldırılmalıdır. Bunların yanı sıra yasa gerektirmeyen kayyumların derhal geri çekilmesi Kürtlerde yaşanan kırılmayı bir nebze de olsa giderecektir.” WAN













