Özür dileyip gereklerini yapın

Dersîm Katliamı anma
- Dêrsim Emek ve Demokrasi Platformu, Dêrsim Katliamı için resmi ve açık bir özür dilenmesini; bu özrün gerekliliklerinin yerine getirilmesini istedi.
Seyîd Riza Meydanı’nda Dêrsim Soykırımı'nda yaşamını yitirenleri anan Dêrsim Emek ve Demokrasi Platformu, “Yıllarca salladığınız kılıçlarla hayatını kaybedenlerin, sürülenlerin, göç ettirilenlerin torunları olarak atalarımızın verdiği onurlu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
Dêrsim Emek ve Demokrasi Platformu, Dêrsim Soykırımı'nın 89. yıl dönümü dolayısıyla anma programı gerçekleştirildi. Anma programına Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri, Alevi örgütleri ile çok sayıda kişi katıldı. Sanat Sokağı’nda bir araya gelen kitle, “Unutmuyoruz, affetmiyoruz" pankartı açarak yürüyüşe geçti. Yürüyüşte Seyîd Rıza’nın fotoğrafı taşındı. Seyîd Rıza Meydanı’nda sona eren yürüyüş sonrası saygı duruşunda bulunuldu.
Platform adına söz alan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez Yöneticisi Beser Develi, Türkçe; Dêrsim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Başkanı Ümit Karabulut ise Kürtçe açıklamayı okudu. Açıklama da şunlara yer verildi: “Dêrsim Katliamı, Cumhuriyet tarihinin en acı katliamlarından biridir. Aradan 89 yıl geçmesine rağmen katliamla hâlâ yüzleşilmemiştir. Katliamın tanıkları birer birer hayatını kaybederken, hakikatle yüzleşme sorumluluğu daha da acil hale gelmiştir ama bu yüzleşme, yalnızca geçmişle hesaplaşmak değildir. Aynı zamanda başta Dêrsimliler olmak üzere, tüm toplum için bir nebze de olsa onarıcı bir adım olacaktır.
Yüzleşmek, zorunluluktur
Bilimsel çalışmalar da göstermektedir ki, katliamın etkileri sadece o dönemde yaşayanlarla sınırlı kalmamış, sonraki kuşakların yaşamlarında da derin travmalar yaratmıştır. Bu nedenle, geçmişle yüzleşmek hem eski hem de yeni kuşaklar için bir zorunluluktur. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 2011'de dile getirilen özrün gerekleri yerine getirilmemiştir.
Ataların mücadelesine devam
Yıllarca salladığınız kılıçlarla hayatını kaybedenlerin, sürülenlerin, göç ettirilenlerin torunları olarak atalarımızın verdiği onurlu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Kürt ve Alevi sorununun çözümü için atılması gereken en önemli adımlardan biri, Dêrsim Katliamı ile yüzleşmektir. Bu yüzleşme ise ancak Dêrsimlilerin taleplerinin karşılanmasıyla mümkün olacaktır.”
Metinde yer alan talepler ise şöyle:
* Dêrsim Katliamı için resmi ve açık bir özür dilenmeli, bu özrün gereklilikleri yerine getirilmelidir.
* Seyîd Riza ve idam edilenlerin mezar yerleri açıklanmalıdır.
* Katliamla ilgili tüm arşivler kamuoyuna açılmalıdır.
* Dêrsim ismi ve eski yerleşim yerlerinin isimleri iade edilmelidir.
* Kayıpların akıbeti araştırılmalı, yaşamını yitirenlerin kimlikleri tespit edilmelidir.
* Devam eden antidemokratik uygulamalara son verilmelidir.
* Dêrsim’de halkın iradesine yönelik müdahaleler son bulmalı, kayyumlar geri çekilmeli ve seçilmişler görevlerine iade edilmelidir.
* Siyasi tutuklular serbest bırakılmalıdır. Ana dilinde eğitim hakkı güvence altına alınmalı, herkesin kendi dilini kamusal alanda özgürce kullanabilmesi sağlanmalıdır.
* Dêrsim Katliamı, barışın ve adaletin turnusol kâğıdıdır. Gerçek bir barış ancak hakikatle yüzleşilerek mümkündür. Dêrsim’den bir kez daha sesleniyoruz; Taleplerimiz karşılanana kadar mücadelemiz devam edecektir. Unutmuyoruz, helalleşmiyoruz.
Yıl dönümünde devlet toplantısı
DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları ise Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın 130 kişinin katılımıyla yaptığı "Dedeler Zirvesi"ne tepki gösterdi. Eşbaşkan Hatimoğulları, “Yanı başımızda Cemevi’nde bir toplantı var şu an. Bakanlığa bağlı bu oluşum asimilasyon amacıyla bu toplantıyı gerçekleştiriyor. AKP iktidarının simgeler ve imgeler üzerinde politika yürüttüğünü biliyoruz. Katliamın yıl dönümünde bu toplantıyı yapmak bu amacı taşımaktadır. 130 şahsa sesleniyoruz; Alevilikte düşkünlük olarak sayılan bu hatadan derhal vazgeçip o toplantıdan çıksın. Aleviler, sistemin Alevileri olmayacak. Özür dilemek yerine alternatif bir çalışma yürütülüyor. Dêrsim halkından hakiki bir şekilde özür dilenmeli.”
Diğer konuşmalarda hakikat ile yüzleşme çağrısı yapılarak, soykırımın tanınması çağrısında bulunuldu. Konuşmaların ardından anma sona erdi. DÊRSIM














