Rêber Apo'nun önerileri

Abdullah Öcalan
- Rêber Apo, demokratik siyaset için öncelikle yol temizliğinin yapılması gerektiğini kaydediyor; bu yol temizliği için özgürlük ve demokratik entegrasyon yasalarının çıkarılmasını istiyor.
Önemle üzerinde durulan yasal düzenlemeler ve Rêber Apo'nun bu noktada hangi önermeler ve değerlendirmelerde bulunduğu, MA tarafından derlendi.
Buna göre; Rêber Apo, demokratik siyaset için öncelikle yol temizliğinin yapılması gerektiğini kaydediyor; bu yol temizliği için özgürlük ve demokratik entegrasyon yasalarının çıkarılmasını istiyor. Haziran 2025'teki görüşmede, "Özgürlük yasaları gerekecek. Öbür türlü şunu söyleyecekler; mevzilerden çıkınca bizi vuracaklar, adım atsak ağır müebbetlik durumlar var tüm bunların düzenlenmemesi durumunda ağır bir yasal engel var. Bundan kaynaklı demokratik entegrasyon ve özgürlük yasalarına ihtiyaç var" dedi. Bir başka görüşmede bu yasaların çıkması halinde hem Türkiye’nin hem demokratik siyasetin önünün açılacağını kaydeden Rêber Apo, şunları belirtti: "Bir hukuki yasaklama olmayacak. Sonuna kadar ifade özgürlüğü alanı olacak. Belediyeler kapatılmayacak, oraya demokratik yollarla gelen demokratik yollarla gidecek. Aksi isyan sebebidir. Biri suç mu işledi, belediye meclisi toplanır, başkan yeniden seçilir ya da vekaleten belirlenir. Aynı şey milletvekilleri için de geçerlidir."
Üç temel yasa önerisi
Rêber Apo, demokratik entegrasyon ve özgürlük yasalarını üç temel yasa önerisiyle formüle ediyor;
* Demokratik Toplum Yasası,
* Özgür Yurttaş Yasası,
* Genişletilmiş Yerel Yönetim Yasası.
PKK'ye özgü çıkarılacak yasanın kapsayıcı ve bütünlüklü olması gerektiğini vurgulayan Rêber Apo, Ekim 2025'te yapılan görüşmede de neden önemli olduğunu gerekçeleriyle şöyle sıralıyor: "PKK’ye özgü bir yasa, dolayısıyla geçicidir. Kapsayıcı, bütüncül olmak zorundadır. Ona mensup ne kadar kişi ne kadar eylem varsa, onun tarihinde olup bitenlerin hepsini bir olgu olarak kapsamalı. [...] Fiilen ve zihnen de silahtan arınmış biçimde 'Barış Yüzyılına Geçiş Yasası' diyebiliriz. [...] Türkiye’nin ikinci yüzyılında Barış Yasası, en uygun kelime bunun için. Yasanın gerekçesinde bu kapsamda yer alanların bundan sonra hiçbir şekilde şiddete bulaşmama, teşvik etmeme, siyasete şiddet sokmama temelinde bir yasadan söz ediyoruz. Sadece şiddet de değil, demokrasi dışında siyasete müdahale etmeme temelinde bir yasa."
Anayasal ve yasal güvence
Rêber Apo, sonraki süreçte yapılan görüşmelerde de özgürlük ve entegrasyon yasaları üzerinde önemle durdu: "Tekrar altını çiziyoruz: devletçi bir yaklaşımımız yoktur ama bu, varlığımızın anayasal ve yasal güvenceye kavuşturulması için mücadele etmeyeceğimiz anlamına gelmemektedir. Tam tersine aracımız demokratik siyaset ve hukukla kendimizi ifade etme ve varlığımızı tartışılır olmaktan çıkarmadır. Bu gerçeğin çok iyi anlaşılması gerekir. Bunsuz en küçük bir adımın bile hiçbir güvencesi olmayacağından siyaseten yok hükmünde olacak." diyor.
Örtbas ve erteleme olmaz
Komisyon'un çalışmalarına dikkat çeken Rêber Apo, Kürt varlığına demokratik siyaset yapma ve hukuki güvence sağlamayı içeren adımlar atması dışındaki her söylemin örtbas etme, erteleme, oyuna getirme olarak anlaşılacağına işaret etti. Rêber Apo, şunları söyledi: "Komisyon'un demokratik siyasetin ve hukuk yolunun açılması gerektiğine dair bir önerisi TBMM'de acilen karşılığını bulursa, o zaman demokratik toplum çözümü devreye girecektir. Yani sürecin bu kısmı parlamentoda demokratik siyaset ve hukuki zeminde çözümlenirse ardından daha uzun bir sürece yayılması gereken demokratik toplum çözümü söz konusu olacaktır. Demokratik toplum çözümü ne zaman gelişir? Parlamentoda demokratik siyaset ve hukuksal düzenlemelerin onaylanması halinde, ikinci aşama olarak devreye girecektir."
Demokratik siyasete katılım
Bazı çevrelerin çözüm diye düşündüklerinin, PKK'nin varlığına son vermesinden sonra bazı üyelerinin cezaevinden tahliye edilmesi, bazılarının dağdan indirilip yargılanıp cezalarının kaldırılması ve topluma kazandırılması biçimindeyse sürecin baştan kaybedilmiş anlamına geleceğini belirten Rêber Apo, şunları ifade etti: "Ancak ikinci aşamaya geçip yol üstündeki bazı engellerin kaldırılması ve bir ara yol olarak belki düşünülebilir. Bütün bir PKK yapısı olarak, ayrıma gitmeden, dağda, cezaevlerinde veya diasporada bulunan herkes dahil edilerek, yasadışılıktan çıkarılarak demokratik siyasete katılmalarının önü açılmalıdır. Bu, önemli bir eşiğin aşılması olarak değerlendirilmelidir. Asıl çözüm ise, demokratik toplumun kendisi; onun gerçekleşme ilkeleri, programı ve taktikleri olacaktır. Buna engel bir pozisyon teşkil etmemeli devlet."












