Yeniden kuruluş dönemi

Demokratik Birlik İnisiyatifi

Demokratik Birlik İnisiyatifi

Rêber Apo: Kürt gerçekliğinin sürmesi, siyaset, ekonomi, eğitim, sağlık ve kültürel alanlarda iradesini ortaya koyabilmesine bağlıdır

  • Kürt toplumu, iç ilişkilerinde de demokratik ilkelere dayalı yeniden yapılanmayı esas almak zorundadır. Devletlerle ilişkilerde demokratik çözüm ve müzakereyi savunurken, içimizde de demokratik siyaseti ve hukuku esas almalıyız.
  • Kürt halkının en temel sorunlarından biri, birlik sorunudur. Bu nedenle demokratik birlik, tarihsel bir zorunluluktur. Kapsamlı bir demokratik birlik kongresinin toplanması, ortak aklın ve ortak iradenin ortaya çıkarılması açısından acil bir görevdir.
  • Önümüzdeki dönem, Kürt toplumu açısından bir yeniden kuruluş dönemidir. Bu kuruluşun temeli ise demokratik birlik, demokratik siyaset ve demokratik müzakere olacaktır. Bu temelde atılacak her adım, ortak geleceğimizi belirleyecektir.

Demokratik Birlik İnisiyatifi, Amed'de “Kurdên Bakur yekîtiya xwe ya neteweyî nîqaş dikin/Kuzey Kürtleri ulusal birliği tartışıyor” konferansı gerçekleştirdi. İnisiyatif Eşsözcüsü Mehmet Kamaç, "Birlik, Kürtlerin statü elde etmesinin tek reçetesidir. İnancımız, ideolojimiz, partimiz, hayata bakışımız ne olursa olsun bunlar bizim zenginliklerimiz ama bunlarla birlikte gelin hep birlikte ortak akıl, strateji ve hedefle birliğimizi inşa edelim” diye seslendi.

Amed Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Salonu'nda dün yapılan konferansta, Kürtçenin Kurmancî ve Kirmanckî lehçelerinde yazılı “Birlik başarıdır” ile “Zaman birlik zamanı” pankartları asıldı. Saygı duruşunun ardından açılış konuşmasını yapan Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Kürdistan topraklarında süren savaşların birinci nedeninin ulusal birliğin sağlanmamış olması olduğunu söyledi. Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, “Rojava’ya dönük saldırılarda Kürtler sokaklarda tek sloganla sesini yükseltti, ‘Yek e, yek e, yek e gelê Kurd yek e’ dedi ve masadaki kirli planı altüst etti. Halk tek ses olduğunda, tek ruhla sokaklara çıktığında o planları geriye çekebiliyor. Bunun en iyi örneği Rojava. Yıllardır rejim altında İran’da halk bastırıldı ama bugün Rojhilat halkı yeni bir yol istiyor. Kültürüyle, dilliyle, sanatıyla demokratik bir yaşam kurmak istiyor. Hem Türkiye hem diğer ulus devletler, İran’da kirli planlar yürütüyor. Rojava, Rojhilat, Başûr, Bakur halkının isteği nedir, halka kulak verilmelidir” dedi.

En büyük sorumluluk

Kürtler açısından tek kurtuluşun birlik olduğunun altını çizen Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, şöyle devam etti: “Bugün hepimiz sorumluyuz. Halk sorumluluğunu biliyor. Rojava’da halk sokağa çıktığı zaman, ‘Biz birliğimizi sağladık’ dedi. En büyük sorumluluk şimdi siyasetindir. Halk siyasetçilerin önünde adım atıyor. Halka kulak vermek lazım. Halkın sokakta ne dediğine kulak kapatılmamalıdır. Kürt halkı birliğini sağladığı zaman inanıyoruz ki Kürt halkının statüsü de sağlanmış olacak. Birinci derdimiz birlik. Birliğimizi sağlarsak hiçbir devlet Kürtlerin önünü kesemez.”

Birlik, tercih meselesi değil

Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Kamaç da Kürtlerin 20. yüzyılda birliğini sağlamadığı için asimilasyon ve katliama maruz kaldığını hatırlatarak, şunları söyledi: “Bu yüzyılda gençleri toprağın altına verdik. Sebebi Kürtlerin birliğinin olmamasıydı. Artık tartışmalardan çıkmamız ve örgütlenmemiz lazım. ‘Siyasi partiler bu çalışmada yer alıyor mu almıyor mu’ diye soruyorlar. Kürtlerin birliği, artık tercih meselesi değildir. Ortak bir akıl oluşturalım. Kimi partilerimiz bu çalışmalara dahil olmamış. Partilerin başkanlarına ve eşbaşkanlarına çağrımdır; gelsinler Kürt halkının önünde canlı yayında ulusal birlik için kim ne düşünüyor yüz yüze konuşalım. Kürt halkının hakları bütün partilerin, ideolojilerin üstündedir. Defalarca kapılarını çalıp ‘gelin ulusal birlik çalışması yapalım’ diyoruz. Bu meseleyi konuşurken, hiçbir siyasi partiyi öncelemiyoruz. Önceliğimiz ulusal birliği inşa etme yolunda üzerimize düşen tarihi sorumluluğu yerine getirmektir. Birlik, Kürtlerin statü elde etmesinin tek reçetesidir. İnancımız, ideolojimiz, partimiz, hayata bakışımız ne olursa olsun bunlar bizim zenginliklerimiz ama bunlarla birlikte gelin hep birlikte ortak akıl, strateji ve hedefle birliğimizi inşa edelim.”

Rêber Apo'nun mesajı

Eşsözcülerin konuşmalarının ardından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın konferansa gönderdiği mesaj okundu. Demokratik Birlik İnisiyatifi Sekretaryasından Hilmi Aydoğdu’nun okuduğu mesaj şöyle:

“Değerli katılımcılar,

Bir toplumun varlığını sürdürebilmesi, kendisini çağın gerçeklerine göre dönüştürebilme gücüyle doğrudan bağlantılıdır. Değişmeyen, dönüşmeyen ve kendi iç dinamiklerini demokratik bir zeminde yeniden kuramayan hiçbir toplumsal yapı kalıcı olamaz. 

Kürtler ise uzun yıllardır maruz kaldıkları inkar, imha ve baskı politikaları nedeniyle bu dönüşümü doğal seyrinde gerçekleştirme imkanından yoksun bırakılmıştır. Bugün önümüzde duran temel mesele, Kürt toplumunun demokratik modern bir toplum haline nasıl geleceğidir. 

Kürt gerçekliğinin sürmesi

Kürtler; tarihi, dili, kültürü ve toplumsal dokusuyla bir gerçektir. Bu gerçekliğin sürdürülebilirliği, siyaset, ekonomi, eğitim, sağlık ve kültürel alanlarda kendi iradesini ortaya koyabilmesine bağlıdır. Bu da ancak güçlü bir siyasal ve toplumsal kurumlaşmayla mümkündür. Demokratik toplum, bilinçli bir inşa sürecini gerektirir. Bu inşa ne şiddetle ne de dayatmayla sağlanabilir. Demokratik siyaset ve hukuk zemininde yürütülen çok yönlü bir toplumsal örgütlenme ile mümkündür. Toplumsallığın, ekonominin, kültürün, dilin ve tarihin demokratik esaslara göre yeniden ele alınması bu sürecin temelini oluşturur. Demokrasi, zorun ve baskının olmadığı yerde yaşam bulur.

İçeride de şiddet olmaz

Bu nedenle Kürt toplumu, sadece dışa karşı değil, kendi iç ilişkilerinde de demokratik ilkelere dayalı bir yeniden yapılanmayı esas almak zorundadır. Ulus-devletlerle ilişkilerde demokratik çözüm ve müzakereyi savunurken, kendi içimizde de şiddeti değil, demokratik siyaseti ve hukuku esas almalıyız. Demokratik birliğin yolu, demokratik müzakereden geçer.

Kongre, acil bir görevdir

Kürt halkının en temel sorunlarından biri birlik sorunudur. Bu nedenle demokratik birlik, tarihsel bir zorunluluktur. Kapsamlı bir demokratik birlik kongresinin toplanması, ortak aklın ve ortak iradenin ortaya çıkarılması açısından acil bir görevdir. Kürtler, yaşadıkları ülkelerde demokratik müzakere yoluyla çözüm ararken, kendi aralarındaki sorunları da aynı yöntemle çözmek durumundadır.

Demokratik esaslarla

Bu sürecin önünde aşiretçi, kabileci ve toplumu parçalayan dar ilişkiler sistemi önemli bir engel olarak durmaktadır. Bu zihniyet, toplumsal yapıyı zayıflatmış ve ciddi tahribatlar yaratmıştır. Bu gerçeklikle yüzleşmeden demokratik birliğin inşası mümkün değildir. İç çatışmalarını geride bırakmış ve karşılıklı saygıya dayalı bir toplumsal atmosferin yaratılması mümkündür. Bunun yolu, demokratik esasların yaşamın tüm alanlarına hakim kılınmasından geçer. Başta siyasal yapılar olmak üzere bu anlayışın adım adım topluma yayılması, önümüzdeki dönemin en önemli görevidir.

Önümüzdeki dönem, Kürt toplumu açısından bir yeniden kuruluş dönemidir. Bu kuruluşun temeli ise demokratik birlik, demokratik siyaset ve demokratik müzakere olacaktır. Bu temelde atılacak her adım, ortak geleceğimizi belirleyecektir."

İç hukukun inşası

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar da Demokratik Birlik İnisiyatifi’nin, “Kurdên Bakur yekîtiya xwe ya neteweyî nîqaş dikin/Kuzey Kürtleri ulusal birliği tartışıyor” başlıklı konferansında konuştu. Konuşmasına Kürt dilinin önemine vurgu yaparak başlayan Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Özgürlük Hareketi'ne çok müteşekkiriz ki kendi ana dilimizde konuşuyoruz. Devlet, dilimizi toprağın altına gömdü. Özgürlük Hareketi'nin verdiği direniş ve bizim mücadelemiz ‘Diliniz değerlidir. Ana dilinizde konuşun’ dedi. Bu dil kendi yaşamını sürdürmeli. Türkçe konuştuğumuzda kendimizi çok eksik hissediyoruz” dedi.

Verdikleri mücadele ve emeğin, Kürt birliğini sağlayan bir bent olduğunu söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, bu birliğin kapsayıcı olması gerektiğini belirtti. Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bu yüzden biz demokratik birlik kavramını kullanıyoruz. Birlik demokratik olmazsa, başarısızlık olur. Sayın Öcalan'ın çağrısı sonrası birçok parti ve kurum  bir araya gelerek, tartışma yürüttü. Bu, Sayın Öcalan’ın yarattığı bir zemindir ve politiktir” diye konuştu.

Devletle de tartışamayız

Artık kimsenin, ‘Kürt halkı yoktur’ diyemediğini kaydeden Uçar, şunları söyledi: "Bundan sonra yolumuz özgürlük yoludur. Artık bunu konuşmalıyız; özgürlüğü nasıl inşa edebiliriz? İlk önce devlet hukuku gerekiyor. Devlet bizi hala tanımıyor. Biz devlet hukukunda yer almıyoruz. Bu yüzden tutsak alınıyoruz, toprağımızı bırakmak zorunda kalıyoruz. Bize bir hukuk daha gerekiyor. O da Kürtlerin kendi iç hukuku. Bizim de kendi hukukumuz yok. Bu hukuku nasıl inşa edeceğiz? Bir araya geleceğiz, tartışacağız. Eğer biz kendi içimizde demokratik bir hukuk yapamazsak, devletle de hukuksal bir tartışmaya giremeyiz. Eğer bir olmazsak içimizde çok sayıda hile olur. Birlik olmalıyız. Parçalanmayı engellemeliyiz.”

Birlik olmazsa kırdırtacaklar

Sonrasında konuşan Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ohannes Gafur Ohanyan, Ermeni Soykırımı'nı hatırlattı. Ohanyan, “Bir buçuk milyon Ermeni bu topraklarda katledildi. Tecavüz edildi. Sürüldü. Bu kadim halk bugün yok denecek kadar az. Onların hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Halklar ve uluslar ölçeğinde birlik yanı dünya görüşüne sahip olması düşüncesini taşımıyor. Ulusal birlik sağlanamazsa eskiden olduğu gibi yine bizi birbirimize kırdırtacaklar” dedi. AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.