Saldırı ırkçı ve planlıydı

27 Temmuz 2021 Salı - 20:17

  • Afyon’da ırkçı saldırıya uğrayan Kürt işçilerden İsmail Tan, grubun kendilerine yönelik kullandığı ifadelere dikkat çekerek, “Saldırı ırkçı ve planlıydı” dedi.

 

Son bir ay içinde Ankara, Afyon ve Konya’da 3 ayrı saldırı yaşandı. Irkçı saldırılarda Hakim Dal hayatını kaybederken 2’si ağır 15 kişi yaralandı.

Afyon’un Sultandağı ilçesine bağlı Dereçine beldesinde 19 Temmuz’da yaşanan saldırıda 20 kişilik aileden 7’si yaralandı.

Saldırı sonrası memleketleri Diyarbakır’a geri dönen Azize Tan ve 19 yaşındaki oğlu İsmail Tan, yaşananlarını Mezopotamya Ajansı’ndan Ergin Çağlar’a anlattı.

Jandarma: Şikayete gerek yok

Bayram arifesinde 3 kuzeniyle birlikte berbere gittiklerini ve saç kesim sırasının sık sık başkalarına verilmesi üzerine itirazda bulunduklarını anlatan İsmail Tan, sonrasında işletme sahibinin ırkçı söylemler ve hakaret etmeye başladığını söyledi.

Gidişatı karakola bildirdiklerini belirten Tan, “Jandarma bize, ‘Şikayet etseniz de dava 4-5 yıl sürer. Gerek yok’ diyerek, yaşananları görmezden gelmemizi istedi” dedi.

30-40 kişi saldırdı

Askerler gittikten sonra da kendilerine yönelik saldırının sürdüğünü vurgulayan Tan, sonrasında yaşananları şöyle anlattı:

‘’Biz de uğraşmak yerine çadıra dönelim dedik. Kuzenlerim su alıp dönerlerken, berber ve babası onlara ‘Ne bakıyorsunuz?’ diye soruyor. Kuzenlerim de ‘Bakmadık’ diyor. Sonrasında berber ve babası ile kıraathanedeki kişiler saldırıyor. Ben de kuzenlerime doğru koşmaya başladım. Ardından hep beraber eve doğru kaçtık. Çünkü yaklaşık 30-40 kişi saldırdı. Kuzenlerimle kaçarken ayrıldık. Beni yakaladılar. Küfrederken, ‘Teröristsin sen, bize özgürlük işareti yaptın’ diyorlardı. Ama alakası yoktu. Döverlerken telefonla video da çekiyorlardı ve ‘Getirin ip getirin, bağlayalım’ diyorlardı. Kaçtıktan sonra tekrar yakalayıp dövdüler.’’

Saldırının ardından hastaneye kaldırıldığını hatırlatan Tan, burada da kuzenlerinin askerlerin hakaretine maruz kaldığını ifade etti.

Aile kavgası gibi gösterdiler

Askerler olay yerine gelmeden önce saldırgan grubun çadırda kalanlara taş atarak, “teröristler” ifadelerini kullandığını belirten Tan, askerlerin ifade tutanağına tüm isimleri yazmadığını söyledi.

Tan, “20 ila 30 kişi vurdu dedim. Jandarma bana birkaç isim vererek, tutanağa onların isimlerini yazmamı söyledi. Ben de o berber ile babası ve bir kişinin daha adını yazdım. O isimleri yazdırmamasının nedeninin olayı aile kavgası gibi yansıtmaya çalışmak olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Ama olay kesinlikle ırkçı bir saldırıydı” diye belirtti.

Kızım kaçırılmak istendi

Anne Azize Tan ise oğlu İsmail’in kaçırıldığını duyduğunu bunun üzerine aramaya başladığını söyledi. Bu sırada İsmail’in motorlu araçlarda bulunan gençler tarafından darp edildiğini gördüğünü dile getiren Tan, devamında şunları söyledi:

‘’Onlar küfürler yağdırarak oradan ayrıldı. Diğer eltimin çocuklarının da dövüldüğünü öğrenince arabayla meydana doğru gittik. Gittiğimizde bir sürü insan üzerimize doğru geldi. Meseleyi bilmiyorduk. Saldıranlar ellerindeki sopaları hakaretler yağdırarak üzerimize attılar. Ağza alınmayacak laflar edildi. 4 kişiydik. Kızım ve diğer kayınımın kızına sopalarla vurdular. Kızım, saldırı esnasında kendisinin zorla bir araca götürüldüğünü söyledi. Kayınımın çocukları kızımı onların elinden alıyor. Geri geldiğimizde çadırlarımıza da girmişlerdi.’’

 AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.