Salih Muslim, Rojava'dır
Dosya Haberleri —

Salih Muslim
İsmi Rojava ile özdeşleşen PYD’nin kurucularından Salih Muslim, geriye unutulmaz bir miras ve onur bıraktı...
- 1970-1977 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okuyordum. Bu süreçte Kürtler arasında siyasi anlamda bir kımıldanmanın olduğunu fark etmiştim. 1978’de çalışmak için Suudi Arabistan’a gitmiştim. Orada Kürt işçilerle ilişki geliştirdim. Serxwebûn ve Berxwedan gazetelerini getirtmeye başladık.
- Ben 1980’de Kobanê’ye gittiğimde Murat Karayılan ile görüştüm. O günden bugüne bir yurtsever ve sempatizan olarak hep ilişkide kaldım. 1983’te Şam’da bir dost ailenin evinde kalıyordum. Bir arkadaş kaldığım eve gelerek 'Başkan seninle görüşmek istiyor' dedi. Birlikte Başkan’ın kaldığı eve gittik...
- Eşi ve yoldaşı Ayşe Efendi, Kürt kadın mücadelesinin sembol isimlerinden biri olur. Çocukları Şervan, 10 Ekim 2013'te DAİŞ ve El Nusra'nın saldırılarına karşı direnirken şahadete ulaşır. Ayşe Efendi, 'Salih Muslim ile sadece eş değil, aynı zamanda yoldaşız. Yolumuz ve kaderimiz bir, umutlarımız ortaktır' demişti...
GÜLCAN DERELİ
Aileden, yakınımızdan, içimizden biriydi... İsmi Rojava ile özdeşleşmiş, insani mesafesi göz hizasında olan, tanıdığı herkeste iz bırakmış biri... Önce hepimiz gibi inanamadım elbette. İnsan bazılarına ölümü konduramıyor işte. Gerçekten kalp ağrısı hissettim... Uzak bir mesafeden bunca yakınlık hissetmişsem, bizzat tanıyanların, yakın yoldaşlarının çok daha ağır bir kalp sızısı hissettiğine eminim. Kürt halkı da eminin bu kaybı kalbinde, böbreklerinde hissetmiştir. Salih Muslim, böbrek yetmezliğine rağmen böbrek naklini kabul etmedi. Kendi sağlığı için başkasının hayatını riske atmak istemedi. Böylece hepimize bir böbrek acısı bıraktı... Erken vedaların ağrısı elbette ağır olur. Makam mevki gözetmeden, iktidar heveslerine tamah etmeden yaşadı. Büyük gövdesi ve gülümsemesinin arkasına sakladı acılarını; umudu dışarıya, kederi içine attı. Salih Muslim, kendi parmak izini bu dünyaya bırakarak göçtü. Biz de onun parmak izini ve bıraktığı mirasın izini sürdük...
Kobanê'de doğdu...
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanlık Konseyi Üyesi Salih Muslim, Rojava'nın Kobanê kentine bağlı Şiran köyünde Mart 1951 tarihinde dünyaya gelir. İsmi aslında Salih Muslim Muhammed'dir. İlk, orta ve liseyi Kobanê'de okuyan Muslim, 1970 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kimya Mühendisliği'ni kazanır. 1977 yılında İTÜ'den mezun olur. Ardından Londra'da dil eğitimi alır. 1979 yılında Ayşe Efendi ile evlenir ve beş çocukları olur. Meslek hayatına Suudi Arabistan’da başlar. 1980'li yıllarda Kürt Özgürlük Hareketi ile tanışır ve hayatı değişir.
Okul yılları ve İTÜ
Salih Muslim, 28 Kasım 2024 tarihinde Yeni Özgür Politika gazetesinden Erkan Gülbahçe'ye yaşam hikayesinden bazı ayrıntılar anlatmıştı. İTÜ yıllarından bahseden Muslim, uzun özgürlük koşusunun başlangıç noktalarını şöyle anlatmıştı: "1970-1977 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okuyordum. 1977 senesinde üniversiteden mezun olduğum süreçte Kuzey Kürdistan’daki Kürtler arasında siyasi anlamda bir kımıldanmanın olduğunu fark etmiştim. Özellikle Diyarbakır’daki ve İstanbul’daki talebe yurtlarının çalışmalarını takip ediyor ancak çalışmaların içerisinde yer almıyordum. Üniversiteyi bitirdikten sonra İngiltere’ye, ardından Suudi Arabistan’a gittim."
Suudi Arabistan ve Serxwebûn
Suudi Arabistan'da mühendis olarak çalışmaya başlayan Muslim, burada hem Kürt işçilerle hem de Serxwebûn ve Berxwedan gazeteleriyle tanışır. Böylece Muslim'in bilincine Kurdistan'ın ilk cemreleri düşer: "1978’de çalışmak için Suudi Arabistan’a gitmiştim. Orada Kürt işçilerle ilişki geliştirdim. 1979’da Suudi Arabistan’da çalışan Kuzey Kürdistanlı Ali diye hitap ettiğimiz Hüsnü Yorulmaz’la tanıştım. Serxwebûn ve Berxwedan gazeteleri çıkmaya başladıktan sonra da düzenli olarak Şam’dan getirtmeye başladık. Tabii o dönem İran-Irak Savaşı yaşanıyordu. Suudi Arabistan’da da olağanüstü bir durum vardı. Biz de bütün çalışmalarımızı gizli yapıyorduk."
Newroz'un cemresi
Tam da arifesinde bulunduğumuz Newroz, Muslim için de o dönem dirilişin kıvılcımları olur. Muslim, yasak videolardan seyrettikleri Newroz'un kendisini nasıl etkilediği şöyle anlatmıştı: "1981 yılından itibaren Suudi Arabistan’da her yıl Newroz kutlamaları gerçekleştirmeye başladık. Zaman zaman Avrupa’da ve Rojava’da gerçekleştirilen Newroz kutlamalarının videoları geliyordu. 1984’te Kobanê’nin Miştenûr tepesinde kitlesel bir Newroz etkinliği gerçekleşmişti. O video bize ulaştığında hem biz hem de oradaki insanlar çok etkilenmiştik."
Karayılan'la tanışma
Muslim, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile tanışmadan önce Murat Karayılan ile tanışır. O tanışma Özgürlük Hareketi'yle yolculuğu için bir dönemeç olur. Muslim, Karayılan ile tanışmasından şöyle bahsetmişti: "Ben 1980’de Kobanê’ye gittiğimde Murat Karayılan ile görüştüm. Kendisiyle geliştirdiğim tartışmalar sonucunda örgütle olan ilişkilerimi daha da geliştirdim. O günden bugüne bir yurtsever ve sempatizan olarak hep ilişkide kaldım."
Ve Öcalan ile görüşme
Muslim'in en meşhur fotoğrafı Sayın Öcalan ile bir yer sofrasındayken çekilmiş karedir... O karede şimdi yanına göçtüğü Rıza Altun da vardır. Muslim, 1983 yılında Sayın Öcalan’la görüşür. Muslim, o görüşmeyi şu sözlerle paylaşmıştı: "İzinlerimde Rojava’ya ve Şam’a gidiyordum. 1983’te Şam’da bir dost ailenin evinde kalıyordum. Bir arkadaş kaldığım eve gelerek 'Başkan seninle görüşmek istiyor' dedi. Birlikte Başkan’ın kaldığı eve gittik. Şam’da dört katlı bir evde kalıyordu. Daha önce Başkan’ın fotoğrafını görmemiştim. Nasıl bir kişiyle görüşeceğimi bilmiyordum. Arkadaşlarla evin dördüncü katına çıktık. Merdivenin başında bir arkadaş, bana sıcak bir şekilde sarılarak 'Hoş geldin' dedi. İçeri girdik, biraz sohbet ettik. Ben o sırada Başkan’ın gelmesini bekliyordum. Sohbetimiz ilerleyince beni merdivenin başında karşılayan kişinin Başkan olduğunu anladım. Başkan’ın sıcak karşılaması, mütevaziliği, güvenli bir şekilde sohbet etmesi beni çok rahatlattı. Sanki 20 yıldır tanıdığım bir arkadaşımla sohbet eder gibi bir hava oluştu aramızda. Konuşması çok netti. Kendine güveniyordu ve bu güveni karşı tarafa da yansıtıyordu. Bu görüşmeden sonra Başkan ile ayda bir veya iki defa Suudi Arabistan’daki çalışmalarımız üzerine telefonla görüşüyorduk. Suudi Arabistan’da yaşadığım süre boyunca Başkan ile aramızdaki diyalog hiç kesilmedi. 17 Eylül 1998’de Şam’a giderek Başkan'la görüştük. Önderliğin paradigması, felsefesi ve ideolojisi çerçevesinde PYD'nin kuruluşunu ilan ettik."
Pusulası, Durmuş'un sözleri...
Muslim'in hayat felsefesi, Mehmet Hayri Durmuş'un tarihe not düşen son sözleri olur. Bu sözler makam, mevki gözetmeyen bir yolun işaret levhalarıdır. Geçmişi, bugünü ve geleceği birbirine bağlayan onur halkası işte budur. Muslim, şöyle anlatır: "Kürtlerin özgürlük hayalini gerçeğe dönüştürmek için adım adım ilerliyoruz. Bu hareketin bu kadar gelişmesinin en önemli nedeni mevki kaygısının olmamasıdır. Biz bu mücadeleye şerefimiz ve onurumuz için girdik. Bundan sonra da bu temeller üzerine mücadelemizi son nefesimize kadar sürdüreceğiz. Bu hareketin bu noktaya nasıl geldiğini özetlemek gerekirse; inanç, fedakarlık ve irade diyebilirim. Mehmet Hayri Durmuş son nefesini bile bu mücadele için harcamasına rağmen, 'Ben ölürsem mezar taşıma, 'Halkına borçlu öldü' yazın' diyor. Bu söz üzerine çok düşündüm. Bu mücadele için canını veren bir insan nasıl borçlu ölür? 'Bir gün özgür yaşamak bin yıl kölelikten daha iyidir' denir. Biz özgürlüğü bu harekete ve Önderliğe borçluyuz. O sözlere bugün anlam verebiliyorum. Demek ki canını veren kişi, bir gün, bir sene fark etmez, bu hareket sayesinde özgür yaşadığını, kölelikten kurtulduğunu biliyor. Onun için kendini borçlu hissediyor. Biz de eğer bir gün bile olsa özgür olarak yaşadıysak bu harekete borçluyuz."
BAAS’ın işkenceleri
1990 yılında Suriye'ye dönen Muslim, siyasi çalışmaları nedeniyle BAAS rejiminin hedefi olur. Defalarca tutuklanır, işkence görür. Son olarak 2004 yılında Kobanê'de tutuklanır ve bir yıl boyunca ağır işkenceye maruz kalır. 2009 yılında bir kez daha evi basılır ve o evde olmadığı için eşi ve yoldaşı Ayşe Efendi tutuklanır ve 9 ay hapishanede kalır.
Bavê Welat...
Muslim sadece kendisi değil bütün ailesiyle birlikte Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin tam kalbinde yer alır. Eşi ve yoldaşı Ayşe Efendi, Kürt kadın mücadelesinin sembol isimlerinden biri olur. Çocukları Şervan (Amed Muslim), 10 Ekim 2013 tarihinde DAİŞ ve El Nusra'nın işgal saldırılarına karşı direnirken Til Ebyad cephesinde şahadete ulaşır. İlk çocuğunun ismini Welat koyar. Suriye'de ilk çocuğunun ismiyle anılmak bir gelenektir. Böylece Salih Muslim'in lakabı da "Bavê Welat" olur. Kendisine yakışan, yaşam öyküsünü tamamlayan bir tanımlama olur. Ülkesinin şefkatli bir babası olur...
Ayşe Efendi anlatıyor: Başka tür bir evlilik
Salih Muslim'in yaşamı gibi evliliği de sıradan değildir. Ayşe Efendi sadece eşi değil yoldaşı olur. Ayşe Efendi, 10 Şubat 2025 tarihinde Yeni Özgür Politika gazetesinde yayınlanan röportajda Muslim'le tanışmalarını, yoldaşlıklarını bana anlatmıştı. 18'inde Salih Muslim ile nişanlanan Ayşe Efendi, tanışma süreçlerini şöyle anlatmıştı: "Suudi Arabistan’da çalışan babam, Salih Muslim’in kardeşiyle yakın arkadaştı. Bu vesileyle babam, Salih Muslim ile tanıştı. Bir gün, Salih Muslim’in kardeşi ailesiyle birlikte bizim eve geldi. O gün, benden söz aldılar ve bir fotoğrafımı alıp Salih Muslim’e götürdüler. 1979 yılında Salih Muslim ile nişanlandık. Nişan sürecinde mektuplaşıyorduk. İlk mektubunda, bilinçli ve okumuş bir kızla evlenmek istediğini belirtti. Ayrıca, benim başka birini sevip sevmediğimi veya hayatımda birinin olup olmadığını sordu. 'Eğer başkasını seviyor ya da başka biriyle evlenmek istiyorsan, hemen geri çekileceğim. Sevdiğin kişiyle evlenmen için elimden gelen her türlü yardımı yaparım' diye yazmıştı. Mektuplaşmamız ve birbirimize fotoğraflar göndermemiz bir yıl sürdü. Bir yılın sonunda, Salih Muslim Suriye’ye geldi ve benimle baş başa konuşmak istediğini belirtti. Kendini yeniden anlattı; insanları sevdiğini, halka yardım etmeye istekli olduğunu, misafirperver biri olduğunu söyledi. Ayrıca, evine sık sık misafir geleceğini ve bu şartlarını kabul edip edemeyeceğimi sordu. Ben de sadece onu istediğimi net bir şekilde ifade ettim. Birkaç gün içinde Şêran köyünde düğünümüz yapıldı. Düğünden sonra Salih Muslim Suudi Arabistan’a döndü. İki ay sonra vizem çıktı ben de O'nun yanına gittim."
Sadece eş değil yoldaşız da...
Salih Muslim ile hem eş hem yoldaş olduklarını şu sözlerle anlatmıştı Ayşe Efendi: "Gerek ben, gerekse Salih Muslim, 'Eğer devrimin bu noktaya geleceğini bilseydik, çocuk yapmaz ve doğrudan devrime katılırdık' düşüncesini her platformda dile getiriyoruz. Ancak elimizden gelen her şeyi de yapıyoruz. Çocuklarımızın eğitim almasını isterdik. Ancak hepsi dokuzuncu sınıfa kadar okuyabildi. Salih Muslim hapse atılınca maddi zorluklar yaşadık. Welat, Ukrayna’ya giderek çalışmaya başladı. Şervan da Rusya’ya gidip çalıştı, sonra tekrar Ukrayna’ya dönerek Welat’ın yanına gidecekti. Ancak Rojava Devrimi başlayınca gitmekten vazgeçti ve mücadeleye katıldı. Salih Muslim, 15 yıldan uzun süre evden ayrı kaldı. Zaman zaman aylarca, hatta yıllarca görüşemiyorduk. Ancak bu halka hizmet etmek için birbirimize söz verdik. Girdiğimiz bu yolda hiçbir zaman pişmanlık duymadık. Salih Muslim ile sadece eş değil, aynı zamanda yoldaşız. Yolumuz ve kaderimiz birdir, umutlarımız ortaktır."














